YOGANIN EVRİMİ - Halimiz
AMERİKA-İRAN GERİLİMİ TIRMANIYOR
31 Ocak 2019
BAĞIRSAK SAĞLIĞI
31 Ocak 2019

Yoga nedir üzerine daha önce bir yazı yazmıştım. “Halimiz.com”a yazmaya başladığımdan beri hayat ve yoga felsefesi üzerine yazılar yazdım. Yoga nedir üzerine yazımı saymazsak, klasik yoga ve günümüzdeki yogadan hiç bahsetmedim. Bu yazımda sizlere biraz yoganın evrimini anlatmak istiyorum.

Yoganın geçmişinin milattan önceki zamanlara dayandığına dair elimizde kaynaklar vardır. Yoga hakkındaki ilk bulgular neolitik çağa (M.Ö. 7,000 yılına) kadar uzanmaktadır. Pakistan’da bulunan Doğu Belucistan bölgesindeki neolitik bir kent olan Mehrgarh’da (İndus uygarlığı) bulunan tabletlerde yogaya ait çizimler bulunmuştur. M.Ö. 4,500-3,500 yılları arası yoga tarihinde “Vedik Dönem” olarak adlandırılan ve yoga “asana”ları (duruşları) ile doğanın birbirine bağdaştırıldığı ve bunların tabletler üzerine resmedildiği bir çağdır. M.Ö. 2,500 ila 1,500 yılları arası yoganın “Brahmanik Dönemi”dir ve bu dönemde rahipler ortaya çıkmış, yoga elit bir yapıya bürünmüş ve “Orman Okulları” adı verilen bilginin saklanarak öğretildiği bir sistem gelişmiştir.

M.Ö. 1,500 ila 1,000 yılları arasına gelindiğinde ise yoga için “Upanişadik” dönem başlamıştır. “Upanishad/upanişad”, birinin yanında düşünceli bir şekilde oturmak anlamına gelmektedir ve bu dönemde içe dönerek öz benliğin keşfi ile ilgili çalışmalar ağırlık kazanmıştır. Kişisel gelişim, içsel arınma ve özveri çalışmaları yoğunlaşmış ve geçmiş dönemlere ait bilgiler toparlanmaya başlamıştır.

“Ön-Klasik Dönem” ya da “Epik Dönem” olarak adlandırılan M.Ö 1,000 ila 100 yılları arasında ise yoga felsefesinin dini akımlarla birleştiği birçok okul ortaya çıkmıştır. En eski yoga bilgisi olarak kabul edilen “Mahabharata” bu dönemde tamamlanmış, “Bhavagat Gita” (Efendinin Şarkısı olarak dilimize çevrilen kutsal bir Hindu felsefe metni) Mahaharata destanının bir parçası olarak ortaya çıkmış ve “Ramayana” destanı da yine bu dönemde yazılmıştır. “Janizm” ve “Budizm” de bu dönemde ortaya çıkmıştır.

M.Ö 100 ila 500 yılları yoga tarihinde “Klasik Dönem” olarak adlandırılır ve bu dönem yoga hakkındaki ilk yazılı kaynak olan ve üstat Patanjali tarafından derlenen “Yoga Sutra”larının ortaya çıktığı dönemdir. Sutralar, yoga felsefesini ve yolunu anlatmaktadır.

Milattan sonraya geçildiğinde 1,300 ila 1,700 yılları arası “Bölümsel Dönem” olarak tanımlanmakta, “bhakti” (adanma) felsefesi gelişmiştir. M.S. 1,700’den sonrası ise “Modern Dönem”dir ve İngiltere Kraliçesi Victoria’nın Hindistan’ın spritüal mirasından çok etkilendiği ve yoganın Krishnamacharya ve onun öğrencileri BKS Iyengar, Indra Devi, Pattabi Jois ve Desikachar aracılığıyla dünyaya açıldığı dönemdir.

Yoganın batı dünyasına taşınması ile birlikte zaman içinde yoga klasik anlayıştan çıkmış ve birçok yoga türü geliştirilmiştir. Oysa ki yoganın “jnana yoga” (bilgi yogası), “karma yoga” (eylem yogası), “bhakti yoga” (adanma yogası), “kriya yoga” (hatha/bedensel yoga) ve “raja yoga” (akıl yogası) olarak adlandırılan beş tane akımı vardır. Yoga batı dünyasında yaygınlaşmaya başladığında çoğunlukla “kriya yoga” üzerinde durulmuş ve bedensel ve fiziksel gelişime ve arınmaya önem verilmiştir. Günümüzde adını duyduğumuz birçok yoga türü “kriya yoga”nın alt başlıkları olarak karşımıza çıkmaktır. Aslında yaptığımız klasik yogadan farklı bir şey değildir. “Asana”lar (duruşlar) aynı olsa da tarzlar biraz farklılaşmış ve yoga birçok alt başlığa bölünmüştür.

Günümüzde çok duyduğumuz birkaç yoga tarzından bahsedecek olursak… “Hatha yoga”, fiziksel olarak “asana”lar aracılığı ile bedeni, özellikle kas ve iskelet sistemini geliştirip, bizleri sağlıklı hale getirmeye amaçlayan, bedeni güçlendiren, kişiyi nefese yönlendirip zihnini sakinleştiren ve kişisel gelişim ve dönüşüm sağlayan bir yoga türüdür. “Vinyasa yoga” ise “hatha yoga”nın bir dalı olup “asana”lar arasında hızlı akış ve harekete yönelik bir türdür. Bu yoga tarzında amaç kondisyonu geliştirmek, kardiovasküler fayda sağlamak, kasları güçlendirmek, kişinin dayanıklılığını ve esnekliğini artırmaktır.

Diğer yoga tarzlarına göre daha durağan bir tarz olan “yin yoga”da amaç bir “asana”da en az üç dakika kadar bekleyerek kasları; ligament, tendon ve fasya gibi derin bağ dokularını; kemikleri ve hatta eklemleri esneterek bu yapıları ömür boyu sağlıklı ve sağlam tutmaktır. Çalışma sabırla beklemeyi gerektirdiği için zihinsel ve duygusal olarak da rahatlamayı ve dinginleşmeyi amaçlamaktadır.

Yoganın daha dinamik çalışmalarına örnek olarak “ashtanga vinyasa yoga”, “bikram yoga” ve “power yoga”yı gösteribiliriz. Özellikle “bikram yoga” 40 derece sıcaklıkta ve nemde yapılan bir çalışma olup toksinleri atmaya, kilo kontrolü sağlamaya ve derinleşmeye yöneliktir. “Ashtanga vinyasa yoga” ise Pattabhi Jois tarafından geliştirilmiş bir sistem olup zihni “drishti” (bakış noktası) adı verilen bedendeki belli birkaç noktaya odaklayarak kişinin beden farkındalığını arttırmasını, duyularını kontrol altına almasını ve bilinç seviyesini yükseltmesini amaçlamaktadır. “Power yoga” da eğitmenin öğrencilerine istediği akışı yaptırdığı hızlı bir yoga tarzıdır.

Sağlık sorunları olan kişiler yoga yapamaz mı diye bir düşünce içine girdiyseniz yoganın engin bir felsefe olduğunu unutuyorsunuz demektir. Dizlerinden ya da eklemlerinden sıkıntı yaşayan bir kişi sandalye üzerinde yoga yapabilir. Günümüzde bu tarz yogaya “sandalye yogası” adı verilmektedir. “Yin yoga” da sağlık sorunları olanların deneyebileceği bir yoga türüdür çünkü bu tarz sadece oturarak ve dinlenerek yapılmaktadır. “Iyengar yoga” ise adını 2014 yılında 95 yaşında ölen BKS Iyengar’dan alan bir yoga tarzı olup bedenin hizalanmasına en çok önem veren yoga türüdür. Kemer, blok, bolster, minder ve battaniye gibi yardımcı ekipmanlar kullanarak “asana”ları yapmakta zorlanan kişilerin bedenlerini bile “asana”lar ile uyumlandırmayı amaçlamaktadır. “Restoratif yoga” ise sakin, yavaş, dinlendirici, sakinleştirici ve pasif bir yoga tarzı olup kişileri en az 10 dakika kadar belli bir “asana” içinde bekletmeyi hedeflemektedir. “Yin yoga” ile “Iyengar yoga”nın bir karışımı olarak düşünebileceğimiz bu yoga türünde de yastık, minder, kemer, battaniye, blok, bolster, göz yastığı gibi yardımcı ekipmanlar kullanılmakta ve sağlık sorunu olan kişilerin bu ekipmanlar yardımı ile rahatlatılması amaçlamaktadır.

Nereden nereye diye düşündüğümüzde, milattan önce Güney Asya’da ortaya çıkan yoga günümüzde fiziksel ve bedensel bir çalışmaya dönmüş ve tüm dünyaya yayılmıştır. O tarz ya da bu tarz hiç fark etmez. Yeter ki yoga hayatımızın bir parçası olsun ve daha çok kişi bu konuda bilgiye sahip olup yogayı deneyimlesin. Yoga evrenseldir. Herkese göre bir yoga tarzı mutlaka vardır. Belki de o gün bugündür. Denemeye ne dersiniz?

mm

Burcu Yırcalı

Yogaya boyun ve bel ağrıları gibi sağlık sorunları yüzünden 2006 yılında başladım. Önceleri yoganın sadece bedensel boyutuyla ilgilenirken ve “savasana” (ceset pozisyonu) adı verilen son dinlenme pozisyonunda bir dakika bile kıpırdamadan yatamazken zaman içinde yoganın bedensel boyutunun ötesinde boyutları olduğunu da fark edip çok sevdim. Bu sevgi benim yoga üzerine eğitimlere katılmama sebep oldu. 2012 yılından beri yoga eğitmenliği yapmakta ve yoga ve meditasyon ile hem kendi hem de katılımcıların hayata değişik bir açıdan bakmasını amaçlamaktayım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!