YILLAR ÖNCEYDİ... - Halimiz
NURTAÇ ÖZLER İLE GEÇMİŞ – GELECEK RETROSPEKTİF SERGİSİ
31 Ocak 2019
AMERİKA-İRAN GERİLİMİ TIRMANIYOR
31 Ocak 2019

Babam ve annem kırklı yaşlarındaydı, o sıralar babamın kronik baş ağrıları olurdu. Yüzü ağrıdan kıpkırmızı olmuş bir halde eve gelirdi, annem patatesi dilimler, tülbentle babamın başına sıkı sıkı bağlar ve ağrı kesici verir, iki üç saate kadar ağrı yavaş yavaş geçerdi.

Yine böyle bir günün sonuna doğru babam eve geldi, annemden ilaç istedi. Annem evde ağrı kesici kalmadığını, hafta sonu olduğu için de eczanelerin de kapalı olduğunu söyledi. Babam, “komşudan ağrı kesici iste” diye kararlı bir duruş sergiledi, anneciğim de biraz sonra elinde bir hapla geldi. Babam ilacı içti ve yarım saat sonra ne ağrı kalmıştı ne sızı…

Çok kuvvetli bir ağrı kesici olduğu hakkında konuştular ve uzun bir süre de babamın başı ağrımadı. Bir ay kadar sonra babamın ısrarla komşunun o ilacından istemesi sonucunda annem, verdiği ilacın aslında torununun bonibonu olduğunu itiraf etti ve mutfaktan diğer bonibonları aldı getirdi. Çok güldük hep beraber ama bir daha babamın başının ağrıdığını hatırlamıyorum…

Bir süre önce Deepak Chopra ( Hint asıllı Amerikalı hekim ve alternatif tıp uzmanı)’nın bazı kitaplarını okudum. Mükemmel sağlık, Kuantum iyileşme gibi. Bu kitaplarda tıbben tespit edilmiş araştırma sonuçlarını da paylaşan yazar, zihin ve beden bütünlüğüne, birliğine ve uyumunun önemine özellikle dikkat çekmiş. Bana en ilginç ve etkileyici gelen cümle, “Hiçbir ilaç düşünce ile eşdeğerde değildir,” oldu.

Psikiyatri alanında uzmanlaşmış birçok doktor, çoklu kişilik bozukluğu olan kişilerde, kişilikler arası değişimlerde, renk körlüğü, siğil, isilik, yüksek tansiyon vb birçok rahatsızlığın belirtilerinin kaybolduğunu ve hastalığa sahip olan kişilik aktif olunca belirtilerin tekrarladığını belirtmişler. Zihin hangi hal içindeyse vücudu da o halin içine çekiyor galiba…

Tıbbi olarak da zihin gücünün inanılmaz iyileştirici hikayeleri etrafımızda varken, kendimizin de yardımcı doktoru olmayı kabul etmemek ve buna direnmek bize ne kazandırıyor olabilir ki… Hayatımıza biraz neşe katsak ve değişik bakış açılarına direnç göstermeden anlamaya çalışsak, bence tıbbın işini de biraz daha kolaylaştırırız gibi geliyor…

En önemlisi de gerçekten iyileşecebileceğimize olan inancımızı hep canlı tutmak gibi geliyor bana.

Yaklaşık 29 gündür kendimde ki soğuk algınlığı, alerji veya grip olup olmadığına bir türlü karar verilememiş birşeyi, bir hali iyileştirmeye çalışan ben, aslında yakın zamanda yaşadığım teyzemin vefatının vücudumda bir bomba etkisi yaptığını farkettim. Biraz kendime sevgi, şefkat ve ilgiyle, biraz da geçmişte yaşadığım ve yasını tam atlatamadığım acıları da kendi içimde sarıp sarmalayarak, öpüp koklayarak, şifayı hayatıma almayı başardım galiba…

Her şeyinizi ve her halinizi sevin, yanlızca sevin ve kendinize şefkatli davranın çünkü sizi hiç terketmeyecek, yalnız bırakmayacak tek varlığınız sizsiniz…

mm

Şule Yüksel Günel

Şule Yüksel Günel Organizasyon/Aile Sistemi Açılımı™ Moderatörü Theta Healing® Eğitmeni ve uygulayıcısı Access The Bars® uygulayıcısı Access Facelift® uygulayıcısı Bioenerji ve Esma-ül Hüsna eğitimleri Sivas’da başlayan hayatım, İzmir’de okul, iş, çalışma hayatı, evlilik ve bir çok başka şehirde tayinlerle devam ederek nihayet emeklilik ve kişisel gelişim yolunda İzmir’de devam ediyor... Her an yeni bir şey öğrenmeye tutkuluyum. Farklı tekniklerle insanların yaşamlarına dokunmayı çok sevdim. Dokunduğum her insan ve yaşamla ben de gelişip, değişiyorum...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!