YENİ SEÇİLEN BELEDİYE BAŞKANLARINA SAĞLIKLI TOPLUM İÇİN ÖNERİLER - Halimiz
NETWORKING
4 Nisan 2019
BİZİM İÇİN ŞAMPİYON
4 Nisan 2019

Sağlıklı Toplum İçin Sağlıklı Yaşam Alanları Yaratın!

Daha önceki yazılarımda da belirttiğim gibi sağlıklı kalmak ve sağlıklı bir toplum yaratmak için en önemli etken yaşam koşullarının düzeltilmesidir. Bir medeniyet sağlıklı yaşam koşullarını kaybettiği an yok oluş sürecine girer. Tarihte bunun çok örnekleri vardır. Ne yazık ki günümüzde Dünya ve Türkiye hızla yok olmaya doğru gitmektedir. Herkesin aklına sağlık denince hastalık ve sakatlıklar gelir. Hiç kimse yaşam koşullarının sağlık üzerine etkilerini bilmez.

Bu konuda en kapsamlı çalışmayı Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yapmıştır. DSÖ verilerine göre yaşam koşullarının düzeltilmesi toplumun sağlık düzeyinde % 55 oranında olumlu bir etki bırakıyor. Bir diğer deyişle yaşam koşullarını düzeltmediğiniz sürece ne yaparsanız yapın sağlıklı bir toplum yaratamazsınız. Sağlıkta reform adı altında harcadığınız milyarlarca dolarlar uzun vadede hiç bir sorunu çözmez. Sağlıklı toplum için yerel yönetimlere büyük görevler düşüyor. Çünkü yaşadığımız çevrenin ve sosyal koşulların iyileştirilmesi yerel belediyelerin görev ve sorumluluk alanına giriyor.

 

Yerel Yönetimlere Ne Gibi Görevler Düşüyor?

Temiz Su

Yerel yönetimler, sağlıklı su temini, su havzalarının korunması, yapılaşmasına izin verilmemesi, şebeke ve isale hatlarını iyileştirilmelidir.

Su yaşamdır. Su can verir. Su hastalanırsa insanlar ve diğer canlılarda hastalanır ve ölür. O nedenle şebeke suları kimyasal ve mikrobiyolojik olarak sağlıklı olması gerekir.

 

Temiz Hava

Yerel yönetimler, yerleşim yerlerinde hava kirliliğine neden olabilecek yapı ve oluşumları engellemelidir. Ayrıca yerleşim yerlerinin doğal havalandırmasını, rüzgar alışını etkileyecek yapılara da izin vermemelidir.

 Hava nefes almaktır. Temiz hava ise sağlıklı olmanın olmazsa olmazıdır. Kirli hava ise kanser dahil birçok hastalığa kapı açar. Özellikle Kocaeli Dilovası, Bursa gibi kirli hava içindeki partikülleri soluyanlar kanser riski ile karşı karşıyadırlar.

Kentsel Dönüşüm Değil Yerinde Yapılandırma

Yerel yönetimler, kentsel dönüşüm sürecinde yaşlıları pozitif ayrımcılık yapmalıdır. Yaşlıların yaşam alanlarını terk etmesisin onlarda bunamanın daha erken ortaya çıkmasına yol açtığının ve yaşlılık sürecini olumsuz etkilediğinin bilinciyle hareket etmelidirler.

Metropollerdeki kentsel dönüşüm sürecindeki yıkımlar sırasında çıkan toz, asbest, ve ağır metallerin yol açtığı tehlikelere de dikkat çekmek isterim. Kent merkezlerinde yoğunlaşan yıkımlar buranın yaşlı sakinleri üzerinde olumsuz etkiler yaratır. Yaşlılar bu yüzden evden çıkamaz duruma gelirler ve alıştıkları yaşam koşulları ve alanlarından uzak kalırlar. Bu da yaşlılık sürecini olumsuz etkiler.

Toplu Ulaşım

Yerel yönetimler, trafikte geçirilen sürenin azaltılması, yürüme ve bisiklete binme olanaklarının yaratılmasını sağlamalıdır.

Trafiğin yoğun olduğu, ulaşımın imkansız hale geldiği İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropollerde yaşayıp da strese girmeyen var mıdır? Hayatımda çok nadir küfür eden ben İstanbul trafiği yüzünden küfürbaz oldum. Benim yüzümden kızımın küfür sözlüğü oldukça zenginleşti.

Doğal Yeşil Alan

Yerel yönetimler, kesilen ağaçların yerine yenilerinin dikilmesi değil, doğanın korunmasına öncelik vermelidir.

Yaşamak ve soyumuzu sürdürmek istiyorsak kentlerdeki oksijen depoları olan yeşil alanları korumalıyız. Şunu aklımızdan hiç çıkarmamız gerekiyor. Yeşil alan demek sadece yeşillik, ağaç, güzel bir çevre anlamına gelmez. Doğal ortam yaşadığımız çevre ve iklime uygun bir biçimde her türlü canlı varlığın bir arada yaşadığı bir ekosistemdir.

Sağlıklı Gıda

Yerel yönetimler, topluma, tarladan, otlaktan sofraya sağlıklı gıda sunumunun sağlanmasını için Ovacık Belediyesi örneğinde olduğu gibi kooperatiflerle işbirliği yapmalıdır.

Bu konuda Türk Tabipler Birliği Bildirgesi’nde geçen bir paragrafa vurgu yapmaktan geçemeyeceğim: ‘’Gıdaların sağlıklı olmayan ortamlarda hazırlanması, sunumu ve satışı kadar tarımsal alanların, meraların, ormanlıkların yapılaşmaya açılması da önemli bir sorundur. Gelinen noktada herkes sağlıklı olmak için sağlıklı gıda tüketmekten söz etmekte fakat bu sağlıklı gıdaya nasıl ulaşılacağı bilinmemektedir. Sağlıklı gıda için sağlıklı tarım ve hayvancılığın yapılabileceği alanlara, bahçelere, otlak ve meralara gereksinim vardır, bu alanlar her türlü kirlilikten uzak tutulmalı, yapılaşmaya kapalı olmalıdır. Yerel yönetimlerin iyi tarım ve hayvancılık uygulamaları ile ürünlerin halka sağlıklı, güvenli ve uygun fiyatlı koşullarda ulaşımının sağlanması yönünde plan, proje, uygulama ve denetimlerini gerçekleştirmesi gereklidir.  ‘’

Sonuç

  1. Yüzyıl Türkiye’sine Yaraşır Yerel Yönetimler İstiyoruz!

Yerel yönetimler bildirgesinin sonuç bölümü ile yazımı noktalıyorum: ‘’Sağlığı önceleyen yerel yönetimler ise ellerindeki kaynakları bu yönde kullanmayı seçen yönetimlerdir. Özetle, bireyin ve toplumun sağlığını gözeten, sağlığı doğrudan ve dolaylı etkileyecek faktörleri bilen ve onları halkın sağlığını koruyacak ve geliştirecek yönde geliştiren; şeffaf, denetime açık, toplumun katılımını sağlayan bir anlayış ile kültürel mirası ve tarihi dokuyu koruyarak çalışan yerel yönetimler 21. yüzyıl Türkiye’sine yaraşır yerel yönetimlerdir. ‘’

 

mm

Dr. Ali Özyurt

1962 yılında İstanbul’da doğdu. 1987 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni bitirdi. 1994 yılında Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanı oldu. 2015 yılında Halk Sağlığı doktorasını tamamladı. İstanbul Tabip Odasında 30 yıldır değişik kurullar ve komisyonlarda gönüllü olarak çalıştı. Şu an Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulu Üyesi. Evli ve bir kızı var. Söz Uçar Yazı Kalır adında bir anı-deneme kitabı var.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!