Yazı Dizisi I. Bölüm: Kara Para, Siyaset ve Gayrimenkul Zenginleri - Halimiz
Anıtkabir Üzerine…
27 Temmuz 2017
An American Hero
27 Temmuz 2017

Türk halkının, özellikle 1980’li yılların başından beri etrafında daha sık duyup gördüğü ve “daha dün ayağında ayakkabısı yoktu, şimdi yatları katları oldu” şeklinde özetlediği olgunun nasıl işlediğini, ayakkabısızlıktan “3 gün içinde” yatlara katlara nasıl ulaşıldığını inceleyeceğiz bu yazı dizisinde.

Zira, benim analizlerim, Başkan Trump ve ailesinin başındaki kara bulutların yakında Rusya lideri Putin’e ve onun oligarşistlerine “kara para” yoluyla uzanıp bağlanacağına işaret ediyor. Hatta ben, bu kara para yolunun, Eylül sonunda, Rusya’dan “yakınlardaki birkaç komşusuna” sıçrayacağını da tahmin ediyorum. Bu diziyi okurken, bu öngörülerimi aklınızın bir köşesinde tutarsanız hem anlaşılması daha kolay olur, hem de Eylül ayına iyi bir hazırlık yapmış oluruz hep beraber.

Kara para, kısaca, yasa dışı yollardan edinilen gelirleri ifade eder. Uyuşturucu ticareti, silah kaçakçılığı, siyasi yolsuzluk, vergi kaçakçılığı, rüşvet, kadın ticareti, organ kaçakçılığı, haraç, gümrük kaçakçılığı ve zimmete para geçirme gibi kanuna aykırı yöntemlerle elde edilen haksız kazancın genel adıdır. Kara para aklama ise, bu tip haksız kazanç sağlayan kişi ve kurumlar tarafından başvurulan bir yöntemdir.

Kara para aklama, en basit tabiriyle, yasa dışı faaliyetlerden elde edilen gelirlerin, yasal olarak elde edilmiş gibi mali sisteme sokulmasıdır. Yani, gelirin kaynağının ve nasıl elde edildiğinin gizlenmesidir. Amaç, muhtemel bir mali denetimden mutlak suretle kaçınmak ve eğer mali denetim olursa da, bu yasa dışı gelirleri şüpheden uzak bir niteliğe kavuşturmaktır. Halk deyimiyle, mesela, “daha dün ayağına giyecek pantolonu yoktu, nasıl oldu da Bodrum’da villaları oldu?” diye sorulduğunda, muhasebe hesaplarında villaların parasının kılıfına uydurulmuş olmasıdır.

Para, suç işleyerek elde edildiğinden, bu suç parasının yasal mali sisteme sokulması, aklamanın oldukça ince detay ve dikkate dayanan bir stratejiyle kaynağının bulunmasını imkansızlaştıracak nitelikte olmasını gerektirir.  Kullanılan yöntemlerden bazılarını, sizlerin de medyada duyup görmeye alışık olduğunuzdan eminim. Genellikle, vergi cennetleri olarak bilinen İsviçre, Panama gibi off-shore bankacılık merkezlerindeki hayali ya da paravan şirketler, sahte faturacılık yani hayali ticaret, kumarhane ve gazino işletmeciliği, emlak yatırımcılığı, paranın fiziki olarak yurtdışındaki vergi cennetlerine kaçırılması, internet bankacılığı ve elektronik para (bitcoin) gibi yöntemlere başvurulur.

Bu nedenle, savcılar gibi kanun yaptırım kuvveti bulunan kişiler ve terörle mücadele uzmanı gibi güvenlik güçlerinin operasyonlarını destekleyen analistler, yukarıda listelediğim kavramlar bir araya geldiğinde meseleye daha yakından bakmak isterler. Mesela, gazino işine girme arayışında olan bir iş adamı aslında silah kaçakçılığından elde ettiği parayı aklamaya çalışıyor olabilir mi? Ya da emlak yatırımcısı bir müteahhit bir oligarşistin parasını aklamaya yardım edip komisyonunu alıyor olabilir mi? Veya fiziki olarak Bahamalar’daki bir apartman dairesinin kapısında asılı tabeladan başka bir varlığı olmayan ama 500 milyon Dolar varlık gösteren bir şirket hayali ticarete bulaşmış olabilir mi? gibi soruların yanıtlarını bulmaya çalışırlar.

Bu haftalık burada noktalayalım.

Haftaya görüşmek üzere, sevgiyle kalın…

 

mm

Dr. Rengin Morro

Dr. Rengin Morro, terörizm ve çatışma çözümü çalışmaları alanında, kolay anlaşılabilir ve tatbiki çözüm önerileri ile tanınan uluslararası ilişkiler ve siyasi-ekonomik risk analizi uzmanıdır. Türk özel sektöründe başladığı iş hayatını, üniversite ve düşünce kuruluşları bünyesinde akademik çalışlamaları ile bütünleyerek sürdürmüştür. Lisans derecesini Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden alan Dr. Morro, “Avrupa Birliği (AB) İçinde AB’nin Siyasi ve Ekonomik Entegrasyonuna Karşı Görüşler” tezi ile yüksek lisans derecesini tamamladıktan sonra “Çatışma ve Çatışma Çözümü Temelinde Türk-İran İlişkileri” tezi ile de doktora derecesini almıştır. Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM) Kontur-terör ve Çatışma Çözümü Dairesi Geçici Başkanı olarak çalışırken aldığı iş teklifi üzerine, Washington D.C.’ye göç etmiştir. Amerikan Üniversitesi ve George Mason Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler ve çatışma çözümü profesörü olarak görev yapmıştır. 2003 Şubat ayından bu yana iş ve akademik araştırmalarını Amerikan başkentinde sürdüren Dr. Morro, özel sektörün yanı sıra, ABD hükümeti ve ilgili kurumlarına uzmanlık alanında danışmanlık hizmeti de vermektedir. Dr. Morro, bir İzmirli olarak ilk kez Yeni Asır Gazetesi’nde 1998 yılında başladığı dış politika yazılarını, Halimiz’de sürdürecek olmaktan heyecan ve gurur duymaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!