YAZ - Halimiz
GÖRKEMLİ KAYBEDENLER
27 Haziran 2019

“Bu kış gülmeyi özledi ölümlü insanlar…” William Shakespeare, Bir Yaz Dönümü Gecesi Rüyası

Sonunda yaz geldi. Uzun ve gergin bir bekleyişin sona ermesini kutlayacağız. Yazın olumlu enerjisini ciğerimizde hissederek, eşsiz anılar biriktirmeye başlayacağız.

Her tatil güzeldir de yaz tatilinin yeri bir ayrıdır. Deniz, güneş, eğlence, gezme, dostlarla sohbetler, sabahlamalar, ilk gençliğini tekrar tekrar yaşama zamanıdır yaz.

Tabii bu küçük çocuğu olmayan aileler için böyledir. Küçük çocuklu aileler için yeni sorumluluklar, mekan değişikliği ile yeni aktivite organizasyonları, çocukların yeni istekleri, cıvıl cıvıl, biraz gürültülü ve biraz yorucu bir mevsimdir.

Açık hava yine de herkese iyi gelir. Güneşin enerjisi, gecenin büyüleyici güzelliği arasında geçip gider günler.

Ergen çocukları olanlar için sabahlara kadar açılacak kapıyı bekleyip, çocuğun eve geldiğini duyduktan sonra rahat bir nefes alıp yatağa girmektir tatil.

Büyükanne-babaların torunlarıyla kaliteli vakit geçirebilmesidir tatil.

İlkokul çağındaki çocuğun kendine akran arkadaş bulup, onunla vakit geçirmesi, bağımsızlığı ve cesareti öğrenmesidir.

Bekar anne-babanın, çocukların arkadaşları sayesinde rahat nefes alıp denize girebilmesidir.

Büyük ailelerin bir araya gelip kocaman sofralar kurmasıdır yaz tatili.

Bekarların yeni aşklar bulması, sabahlara kadar eğlenmesi, gezmesi, yemesi içmesidir.

Gezginlerin yeni yerler, kültürler keşfetmesi, daha önce tatmadıkları lezzetleri tatmasıdır.

Yazın özelliği neşedir. Ağır konular konuşulsun istemeyiz, kışın ağırlığını atıp hafiflemek ister insan.

Bana göre tatil kitap okuyabilmek, yeni yerler görebilmek, ezber bozabilmek, hafif yiyeceklerle beslenmek, hafif içecekler içmek, hareket etmek ve totalinde hayatı kutlamak demektir.

Yaz benim için umuttur. Yapabileceklerimi yapabilecek gücü kendimde toplamaktır. Kendime dönüp bakıp, değiştirmek istediklerim üzerinde çalışmak için ayırabileceğim vakittir çünkü yaz benim için işten uzakta geçirilen bir hafta değil, bir mevsimdir.

Yazları benim için dönüm noktalarıdır. Karar vermeyi ertelediğim konularda uzun uzadıya düşünüp, karara varma zamanıdır.

Yazları okumayı seçtiğim kitaplar bende terapi etkisi yaratır. Muhakkak beni bir noktadan iyileştiren, bir noktada uyandıran, bir noktada değiştiren kitaplar okurum. Yazın benim için aile ve dostlarla geçirilen kaliteli zaman demektir. Çocuğumu tanımaya daha çok vakit ayırmak, onun gelişimini gün be gün izlemek demektir.

Yaz mevsimi edebiyatta da yerini bulmuştur. Shakespeare’in ünlü “bir yaz dönümü gecesi rüyası” komedya türünde yazılmış beş perdelik neşeli bir oyundur. Murathan Mungan’ın en ünlü şiir kitaplarından biri “Yaz Geçer”dir. Bu kitap kalbinizi delip geçecek türden enfes düz yazı şiirler de barındırır içinde. Kürşat Başar’ın Yaz isimli kitabı ise yazın hızla okuyup bitireceğiniz keyifli bir romandır. Ya da Necati Cumalı’nın meşhur eseri, Berlin’de altın ayı ödülü alan sinema filmi de bulunan, Susuz Yaz eşsiz bir romandır. Terörist isimli kitabın yazarı Doris Lessing’in Son Aydınlık Yaz isimli romanı cinsiyetçilik ve feminist bilinç üzerine yazılmış en iyi roman olarak nitelendirilmiştir.

Her mevsim gibi yaz mevsimi de kişinin kendi bilinç seviyesi, dünya görüşü, kültürü, çevresi ve doğası gereği herkes için farklı anlamlara bürünüyor. Kimisi için sabahlara kadar içip eğlenmek, aşırılıklar yapmak, kimisi için dinlenmek, kimisi için kendine dönmek, kimisi için gezmek, kimisi için yer değiştirmek anlamını taşıyor.

Siyasi açıdan bakınca uzun süredir iktidarın keyfi uygulamalarına maruz kalan ve ezilen kesim için yaz mevsimi umut demek. Çok uzun süren bir kışın karanlığından aydınlığa uyanmaya başladık. Bugün Ergenekon davası, çok geç de olsa sonuçlandı. Bir çok hayat karardı ama bir kaç hayat da kurtuldu. Bu bile iyileşme gibi geliyorsa, yaz mevsiminin iyileştirici etkisini adalette de siyasette de hissetmek istediğimizden…

Tabii yaz mevsiminin bir de Susuz Yaz’da anlatıldığı gibi kuraklık tehlikesi de var. Ellerindeki kaynaklara alelacele el konan Büyükşehir Belediye Başkanları aracılığı ile halkın susuz bırakılması, hizmetsizliğe mahkum edilmesi riski var.

Ancak kimseyi sürekli kandırmak mümkün değil. Çünkü halkın zihnine de sonunda yaz geldi. Güneş açtı.

Turgut Uyar’ın dediği gibi, belki de bu yazla birlikte kalbimiz hızla gelişecek:

kalbimiz
yerin ve göğün alt edilmez bir dirilikte olduğu
tutkumuz, direnmemiz, ellerimiz, kalbimiz.
kalbimiz
kalbimiz hızla gelişecek.

mm

Ayse Musal Çıpa

Ankara’da doğdum ve büyüdüm. TED Ankara Koleji mezunuyum, Bilkent’te Turizm ve Otel İşletmeciliği okudum. Bir kaç sene mesleğimi yaptıktan sonra İstanbul’a taşındım ve reklam sektörüne geçtim. 17 sene aralıksız profesyonel hayatıma devam ettikten sonra 2011'de bir şirkete ortak oldum, evlendim ve 2012’de doğum yaptım. 2015’den beri Sivil Toplum Kuruluşları ile çalışmaktayım. Başka Bir Okul Mümkün Derneği’ni ve Yenidenbiz’i destekliyorum. İstanbul Gençlik ve Çocuk Sanat Bienali’nde gönüllü çalışıyorum. Kolektif işlere inanıyorum. Only One Team ile bir kolektif kitap yazıp, bir enstalasyon sergisi açtık, çevirim içi radyo kurduk ve çevirim içi şiir gecesi yaptık. Farkındalık, Reiki, Transandantal Meditasyon, Şiddetsiz iletişime giriş, yoga, P4C vb. bir çok kişisel ve mesleki eğitime katıldım. Farkındalık üzerine atölyeler düzenliyorum. Çocuklar için felsefe kolaylaştırıcılığı yapıyorum, yetişkinler için felsefe çemberleri düzenliyorum. Yazıyorum ve konuşuyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!