YAZ VE YOGA - Halimiz
YAZ VE YOGA 2
UMUDUN ADI, İMAMOĞLU
27 Haziran 2019
YAZ VE YOGA 3
OĞLUM !
27 Haziran 2019
YAZ VE YOGA 4

Yaz gündönümünü geride bıraktık. Belki de bu yazıyı geçen hafta yazmam ve sizlerle paylaşmam daha uygun olurdu. Bir türlü dinmek bilmeyen sağanak yağmurlar ile ilkbahar yerine sonbahar yaşıyormuşuz gibi hissettiğim için yaz ve yoga hakkındaki yazımı bu haftaya erteledim. Ne de iyi etmişim. İki gündür iliklerime kadar sıcağı hissettiğim ve güneş tüm gün yüzünü gösterdiği için öylesine mutluyum ki! Bu kadar mutluyken de sizlere yaz aylarında ve sıcak havalarda ne tarz yoga yapmalı, hangi “asana”lara (duruş) ağırlık vermeli, ne gibi nefes yöntemleri kullanmalı ve ne tarz beslenmeli üzerine elimden geldiğince bilgi vermeye çalışacağım.

Hint yaşam bilimi “Ayurveda”ya göre yaz aylarında bedenimizde “pitta” adı verilen ateş elementi daha baskın oluyor. Sıcak ve nemli yaz günlerinde hem içimizdeki hem de dışımızdaki güneş ve ateş enerjisini dengelemek için bedenimizdeki ay enerjisinden faydalanabilir ve daha sakin ve yavaş hareket ederek bedeni dengeleyebiliriz. Bizi daha sakinleştirecek ve içimizdeki ay yani dişi enerjiyi arttırarak serinletecek tarzda yoga yapabiliriz.

Yaz aylarında güneşe selam yerine ay selam serileri yapabilir ve bizleri bedenen, ruhen ve zihnen sakinleştiren, serinleten ve dinginleştiren “yin yoga” tarzı yogayı ve öne eğilmelerin yoğunlukta olduğu akışları tercih edebiliriz. Ayrıca yoga pratiğimizi sabah erken ya da akşam saatlerinde yaparsak bedenin çok ısınmasını ve susuz kalmasını da engellemiş oluruz. Böylece sinir sistemi sakinleşir ve bedenimizdeki “pitta” adı verilen ateş elementi dengelenir. Tüm bunları uyguladığımızda da, kendimizi daha enerjik, sağlıklı, canlı ve güçlü hissedebiliriz.

Yaz aylarında da diğer mevsimlerde olduğu gibi nefes çalışmalarından yararlanabiliriz. Nefes çalışmaları sayesinde bedenin ateşini azaltabiliriz. Hatta kendimizi serinlemiş bile hissedebiliriz. “Sitali pranayama” adı verilen ve serinletici nefes adı verilen nefes tekniği bu aylarda en çok tavsiye edebileceğim tekniklerden biridir. Bu teknikte, dili hafifçe yuvarlayıp dudakları aralayıp nefes almamız gerekmektedir. Birkaç kere tekrarladığımızda ağzın içinin ne kadar serinlediğini fark etmem mümkündür. Eğer dili yuvarlayamıyorsak, dudakları hafifçe aralayıp nefesi “hüüüp” diye içimize çekmemiz yeterli olacaktır.

Bir diğer serinletici nefes tekniği ise sağ burun deliğini kapatıp sadece sol burun deliğinden nefes alma yöntemidir. Sağ burun deliği bedenimizde güneş yani eril enerjiyi temsil ederken sol burun deliği ay yani dişil enerjiyi simgelemektedir. Nasıl ki kış aylarında ısınmak için sol burun deliğini kapatıp sadece sağ burundan nefes alıyorsak yaz aylarında da tam tersi sağ burun deliğini kapatıp soldan nefes alabiliriz. Böylece hem sakinleşip dinginleşir hem de serinleyebiliriz.

Yaz aylarında beslenmemize de dikkat ederek bu mevsimi daha rahat ve huzurlu geçirmemiz mümkün olabilir. “Agni” adı verilen “sindirim ateşi,” yaz aylarında kış aylarına göre daha yavaş olduğu için iştahımız da bu mevsimde biraz azalır. Neredeyse tüm gün sıcaktan dolayı bir şey yemek istemeyiz. Bu mevsimde, kahvaltıyı çok erken saatlerde yapmak, öğle yemeğini en geç 11 ila 12 arası yemek ve akşam yemeğini çok hafif geçiştirmek “pitta” enerjisini düzenlememize yardımcı olur.

İçinde bol miktar su barındıran karpuz, kavun, salatalık, maydanoz ve yeşil sebzeler gibi sebze ve meyve tüketmek; yemekleri zeytinyağlı ve soğuk tercih etmek; baharatlı, sıcak, acı ve tuzlu yemeklerden kaçınmak ve kırmızı şarap ve alkol derecesi yüksek içkiler içmemek bu mevsimde “pitta” enerjisini dengelememize yardımcı olur. Bunlar yerine bol miktarda süt, yoğurt, salatalık, elma, armut, kavun, karpuz, kuşkonmaz ve enginar gibi gıdalar tüketebiliriz. Hafif soslu salatalar ve zeytinyağlı yemekler de bu mevsimin olmazsa olmazıdır.

Gün içinde susuz kalmamaya özellikle özen göstermeli ve mümkünse elektrolit açısından zengin su içmeliyiz. Bir bardak suyun içine bir çay kaşığı limon suyu ve şeker ve bir parça kaya tuzu ekleyerek elektrolit açısından zengin bir su elde edebiliriz. Doğal maden suyu da gün içinde ter yoluyla kaybettiğimiz mineralleri geri kazanmamıza yardımcı olacaktır.

Hayat her zaman bir döngü içinde. Mevsimler birbirini takip ederken bedenler de buna ayak uydurmaya çalışıyor. Yoga asanaları, nefes teknikleri ve “Ayurveda” tarzı beslenme ile bir mevsimden bir mevsime kolaylıkla geçmek mümkün. Yeni bir mevsim başladığında “asana”lar ile bedeni, nefes teknikleri ile ruhu, “ayurvedik” yaklaşımlar ile bedeni, ruhu ve zihni bu mevsime hazırlayabilir ve uyarlayabiliriz. Yeni bir mevsim başladığında çoğu zaman beden bu mevsime hazır hissetse de ruh ve zihin kolay ayak uyduramaz. O zaman da yoga, meditasyon, nefes çalışmaları ve “ayurvedik” yaklaşımlar imdadımıza yetişir ve bizi yeni mevsime ve hayatın hiç durmadan değişen ve dönüşen yapısına hazırlar. Önemli olan mevsimler gibi her şeyin sürekli değişim ve dönüşüm içinde olduğunu hatırlamak ve bu değişime ve dönüşüme direnmek yerine onunla bir olup kendimizi bu akışa bırakmaktır.

mm

Burcu Yırcalı

Yogaya boyun ve bel ağrıları gibi sağlık sorunları yüzünden 2006 yılında başladım. Önceleri yoganın sadece bedensel boyutuyla ilgilenirken ve “savasana” (ceset pozisyonu) adı verilen son dinlenme pozisyonunda bir dakika bile kıpırdamadan yatamazken zaman içinde yoganın bedensel boyutunun ötesinde boyutları olduğunu da fark edip çok sevdim. Bu sevgi benim yoga üzerine eğitimlere katılmama sebep oldu. 2012 yılından beri yoga eğitmenliği yapmakta ve yoga ve meditasyon ile hem kendi hem de katılımcıların hayata değişik bir açıdan bakmasını amaçlamaktayım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!