"YATAĞINDA AT KAFASI İLE UYANMAK" - Halimiz
"YATAĞINDA AT KAFASI İLE UYANMAK" 2
NÜANSLAR DÜNYAYA BEDELDİR…
22 Mart 2018
"YATAĞINDA AT KAFASI İLE UYANMAK" 3
KENDi ROBOTUNU KENDİN YAP!
22 Mart 2018
"YATAĞINDA AT KAFASI İLE UYANMAK" 4

Marlon Brando

“Ona, reddedemeyeceği bir teklif yaptım.”

Mario Puzo’nun yazdığı aynı adlı romandan uyarlanan, Francis Ford Coppola’nın yönettiği, Marlon Brando ve Al Pacino’nun başrollerini paylaştığı “Baba (The Godfather)” filmini bilmeyen yoktur sanırım. İşte bu filmden en yaygın hatırlanan sözlerden biri, yukarıdaki repliktir. Film, New York’ta yaşayan güçlü bir İtalyan mafya ailesinin hikayesini anlatır ve pek çok sahnesi hala akıllardadır.

En meşhur sahnelerden birinde, bir akşam mafya patronu Don Carleone’nin vaftiz oğluna yeni filminde baş rol vermeyi reddeden film yapımcısı Jack Woltz, ertesi sabah uyandığında, dehşetle, kanlar içindeki yatağında, şampiyon yarış atının kafasını kesilmiş bulur. Don Carleone, Woltz’a “reddedemeyeceği bir teklif” sunmuştur. Zira, Carleone Woltz’a, atı ile aynı kaderi paylaşmak istemiyorsa, ne yapması gerektiğini gayet “canlı” bir şekilde anlatmıştır.

4 Mart sabahı eski Rus istihbaratından çifte ajan Rus Sergey Skripal ve kızı Yulia Skripal, İngiltere’nin Salisbury ilçesindeki bir alışveriş merkezinde aniden hastalanarak sokaktaki bir bankta bilinçsiz yatarken bulundular. Olayı araştıran İngiliz polisi “cinayete teşebbüs” iddiası ile topladığı bilgiler sonucu, baba ve kızın Salisbury’deki Zizzi adlı restoranda yedikleri yemekten 2 saat sonra bilinçlerini yitirdiğini öğrendi. Adli incelemeler sonucu restoranın bir bölümünde sinir gazı kalıntılarına ulaşıldı.

Sinir gazının Noviçok kimyasal silahlarından olduğu tespit edildi. Noviçok, yalnızca Rusya ya da evvelki adıyla Sovyetler Birliği’nde üretildiği alenen bilinen ve yasaklı bir kimyasal silah. Salisbury ise, Ankara’da Bahçelievler, İzmir’de Karşıyaka ya da İstanbul’da Üsküdar denilince akla gelen özellikleri bünyesinde barındıran, İngiltere’nin göbeğinde bir şehir.

Rusya’nın, daha doğrusu Putin’in, çekinmeden “Rusya’ya ihanet eden” eski Rus ajanlarını dünyanın neresinde olursa olsun öldürmekten çekinmediği biliniyor. Ama neden dünya tarihinde yalnızca Rusya tarafından üretilmiş olan bir sinir gazını kullandığını anlamaya çalışmakta yarar var.

Ya da başka bir şekilde soralım: Putin neden imzasını da atarak uluslararası 2 cinayet teşebbüsünde bulundu?

  • Sinir gazının İngiltere’nin göbeğinde kullanılması, çevredeki herkesin hayatını tehlikeye atmaktan çekinilmediğini gösteriyor.
  • Özelde İngiltere toprakları ya da vatandaşlarının, genelde Batı toprakları ya da vatandaşlarının Putin’in gözünde hiç bir kıymeti yok.
  • Hatta, nerede olursa olsun “Rusya’ya ihanet eden” herkes aynı sonla tanışacaktır mesajını alenen haykırıyor.
  • Putin’in, bilerek ve isteyerek, olaydan kimin sorumlu olduğunun açıkça bilinmesi hedefi ile Noviçok gazını kullanma emri verdiğinden şüphe etmemek lazım.
  • Hatta Putin o denli kibirli ki, Batı’nın en büyük güçleri bir araya gelse bile, Putin’e güçlerinin yetmeyeceğini düşünüyor.
  • Ama en önemli mesaj, ne yukarıda yazdıklarımda ne de kullanılan yöntemde gizli. Putin’in en büyük mesajı seçtiği ikinci kurbanda… Yani, yalnızca “Rusya’ya ihanet eden” Sergey Skripal’i değil de, sivil vatandaş olan kızı Yulia Skripal’i de hedef almasında…

Putin’in mesajı, kızına düşkünlüğü “neredeyse sapkınlık seviyesine” sınır dayamış olan Amerikan Başkanı Donald Trump’a… Putin, mesajında bir nevi diyor ki:

“Yatağında at kafası ile uyanabilirsin!”

“Seni zaten bitiririm; şüphen olmasın. Ama bitirdiğim yalnızca sen olmazsın, kızın da biter. Tıpkı Yulia Skripal gibi…”

Başka bir deyişle, Putin Trump’a “reddedemeyeceği bir teklif ” yapıyor.

 

mm

Dr. Rengin Morro

Dr. Rengin Morro, terörizm ve çatışma çözümü çalışmaları alanında, kolay anlaşılabilir ve tatbiki çözüm önerileri ile tanınan uluslararası ilişkiler ve siyasi-ekonomik risk analizi uzmanıdır. Türk özel sektöründe başladığı iş hayatını, üniversite ve düşünce kuruluşları bünyesinde akademik çalışlamaları ile bütünleyerek sürdürmüştür. Lisans derecesini Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden alan Dr. Morro, “Avrupa Birliği (AB) İçinde AB’nin Siyasi ve Ekonomik Entegrasyonuna Karşı Görüşler” tezi ile yüksek lisans derecesini tamamladıktan sonra “Çatışma ve Çatışma Çözümü Temelinde Türk-İran İlişkileri” tezi ile de doktora derecesini almıştır. Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM) Kontur-terör ve Çatışma Çözümü Dairesi Geçici Başkanı olarak çalışırken aldığı iş teklifi üzerine, Washington D.C.’ye göç etmiştir. Amerikan Üniversitesi ve George Mason Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler ve çatışma çözümü profesörü olarak görev yapmıştır. 2003 Şubat ayından bu yana iş ve akademik araştırmalarını Amerikan başkentinde sürdüren Dr. Morro, özel sektörün yanı sıra, ABD hükümeti ve ilgili kurumlarına uzmanlık alanında danışmanlık hizmeti de vermektedir. Dr. Morro, bir İzmirli olarak ilk kez Yeni Asır Gazetesi’nde 1998 yılında başladığı dış politika yazılarını, Halimiz’de sürdürecek olmaktan heyecan ve gurur duymaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!