YALNIZLIK - Halimiz
ŞİİRLİ BİR YAZI
13 Haziran 2019
TÜRKİYE, ABD-RUSYA ARASINDA SIKIŞTI
13 Haziran 2019

Sizin fikrinizi almak istiyorum. Yalnızlık, tek başınalık ve boşluk arasında sizce bir bağlantı var mı? Nasıl bir bağlantı var?

Size göre yalnızlık ne demek? Gözlemlerime göre bazı insanların en büyük korkusu yalnız kalmak. Siz yalnızlığı engellemek için neler yapıyorsunuz? İnsanlar yalnız kalmamak için birçok şeyden ödün veriyorlar. Örneğin sevmedikleri eşle, partnerle ya da işlerin kötüye gittiği ilişkilerde bile devam ediyorlar. İlişki artık kurtarılamayacak duruma gelse bile. Yalnız kalmamak için olmayacak kişilerle olmayacak ilişkilere başlayanlar var. Sırf yalnız kalmamak için hemen aktiviteleri, programları, buluşmaları ard arda yığanlar var. Amacım onları yargılamak değil. Bu yalnızlığın altındaki derin korkuyu, duyguyu anlayabilmek. Ya da belki yalnızlıkla bir nebze olsun barışabilmek. Yalnızlığı, bu duyguyu tek başınalığa çevirebilirsek sanki daha zevkli ya da katlanılır gibi geldi şimdi bana.

Mesela ben yalnızken kendime çalışma ve meditasyon yaparım, kitap okurum ya da yabancı dizi seyrederim. Ama bugün güzel bir alışveriş yaptım. Boş vaktim vardı, alışverişle doldurdum ve çoğu kadın gibi çok zevk aldım. Ama bazen içinizdeki yalnızlık boşluk duygusunu doğurur, öyle değil mi? O zaman ne yapsanız dolmayabilirsiniz. Sanırım aşırı yapılan aktivitelerin ya da kontrolsüz yapılan şeylerin altında boşluk ve yalnızlık duygusu var. Bazı arayışlar ne yapsan, ne alsan, ne harcasan dolmuyor. Yani sanırım insan tek yaşamak için değil, arkadaşlarıyla, ailesiyle, sevdikleriyle yaşamak üzere yaratılmış. Acaba bu mudur bizi yalnızlıktan korkutan neden? Ya da sevilme ihtiyacı mı? Bana gelen danışanların çoğu “biri beni sevsin” der, ister ama sevme ihtiyacının farkında değildir çoğu. Halbuki sevilmek kadar sevmek de önemli bir ihtiyaçtır.

Bazılarının da özel seçimidir yalnız kalmak. Acaba onlar da biriyle beraber olmaktan acı çektikleri, hayal kırıklığına uğradıkları için, yaşadıkları olumsuz ilişkiler için mi yalnız kalmayı tercih ederler acaba? Acıdan kaçmak için mi? Güvenleri yıkıldığı için ya da?

Yalnızlığı engellemek için ilişkiden ilişkiye koşmak, arkadaştan arkadaşa gitmek de bence problem, tüüümmm ilişkilere, arkadaşlara kapıyı ve kalbi kapatmak da problem. Bence tabi.

Sanırım hayat döngüsü bu. İlişki, ilişkinin içinde acı ya da mutluluk. Mutluysan zaten devam, değilsen önce biraz acı, hayal kırıklığı, güvensizlik, kızgınlık… sonra kabulleniş. Sonra belki yeni ilişki ama daha bir büyümüş, küllenmiş olarak. Her ilişki bir sonraki ilişkinin geleceğini belirliyor gibi ne dersiniz?

Halbuki insan eşiyle dostuyla arkadaşıyla beraberken de bazen yalnız kalıp o tek başınalığı yaşamalı. Kendine, hobilerine, içsel ve kişisel gelişimine zaman ayırmalı. Yani hem şöyleyken hem böyleyken köprüsü kurmalı… Hem ilişkide hem yalnız da olabilen. Ya da hem yalnız hem de mutlu olabilen. Ne dersiniz? Bunu nasıl yapabiliriz? Kimler yapabiliyor aranızda?

Tam yazımı bitirirken Irvin Yalom’un bir sözünü buldum. “Kimseye ihtiyaç duymamak hiçbir zaman yalnızlık değildir.” Ne büyük bir özgürlük bu!

 

mm

Yıldız Karacasoy

Çok şanslı biriyim çünkü çok severek yaptığım iki işim var. İlki özel bir üniversitede hocalık yapmak. İkincisi de bireysel gelişim, enerji ve bilinçaltı danışmanlığı yapmak. İlk işimi bilinçli seçtim ama sanırım ikincisine çekildim. Aile dizimi, regresyon, affetme ve bilinçaltı çözülme çalışmaları, yaşam koçluğu, kinesiyoloji en zevkle çalıştığım konular. Dişilik, bolluk bereket oluşturma ve bilinçaltı ise eğitimlerini ve seminerlerini verdiğim konular. 2010-2014 yılları arasında Kanal B Bizbize programında tüm bilgimi ve deneyimimi paylaştım. Artık yazılarımla da buradayım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!