YA VARSIN, YA YOKSUN... - Halimiz
YA VARSIN, YA YOKSUN... 2
HAFTANIN ÖNE ÇIKAN HABERLERİ
9 Ocak 2020
YA VARSIN, YA YOKSUN... 3
BAĞIRSAK SAĞLIĞINININ NE ANLAMA GELDİĞİNİ GERÇEKTEN BİLİYOR MUSUNUZ?
9 Ocak 2020
YA VARSIN, YA YOKSUN... 4

İnsan hayatı boyunca ne kadar net olabilir?

Nelere karşı net olabilir?

Benim kızım altı yaşındayken parkta oynadığı bir arkadaşıyla ikinci kez küstüğünde, çocuğun annesiyle telefonda konuştuk, “Bunları barıştıralım, beraber çok güzel oynuyorlardı,” diye…

Kızımla bu konuda konuşmak istediğimde “Anne, lütfen ısrar etme. Biz ikinci kez küstük, barışırsak yine aynı şey olacak ve birbirimizi daha çok kırmış olacağız. Sence bu ilişki yürür mü devamlı böyle!’’ dediğinde alnıma koca bir farkındalık yumruğu inmişdi. Kendi büyüttüğüm çocuk, o güne kadar benim farketmediğim, farkına varmamak adına elimden geleni yaptığım ilişki, arkadaşlık, iletişim ile ilgili ne kadar tutunmacı tavır ve duygu durumu varsa bir anda yüzüme çarpmıştı.

O güne kadar ve itiraf etmek gerekirse o günden sonra da gittikçe azaltarak bu tutunmacı tavrım devam etti. Ben (biz) şimdiki çocuklar gibi net tavırlar, düşünceler, hareketler içine giremedik galiba, bu durumun çok kardeşli bir birey olmakla ne kadar bağlantısı vardır bilemiyorum tabii. Ancak 2000 ve sonrasında doğan çocuklar, doksanlı yıllarda doğanlardan hayli farklılar. Biz yaştakiler genellikle birbirimizle iletişim kurmadan, içten içe küsüyoruz, içten içe gönül koyup darılıyoruz. Önce başkalarıyla istişare edip, onlardan cesaret alıp veya duygumuzu onaylatıp, sonra da içten içe küsüyoruz. Ayrılığı bile yarım yamalak yapıyoruz, arayıp sormayınca, Facebook’ta, Instagram’da vs. gönderilerini beğenmeyip yorum yapmayınca veya habersizce engelleyince ayrıldığımızı, dostluk ve arkadaşlığımızı bitirdiğimizi ilan ettiğimizi zannediyoruz ve sanıyoruz ki o kişi anında hissetti ve oh!!! konuşmaya gerek kalmadan bitirdik bunca hikayeyi…

Kendi çocuklarımızı; konuşan, duygularını düşüncelerini rahatlıkla ve kibarca ifade edebilen, beşeri ilişkilerde açık sözlü, kendine güvenli, hakkını arayan ve savunan insanlar olarak yetiştirmeye çalışırken, bunun için çaba harcarken, bizler tüm bu özelliklerin neresindeyiz hiç bakıyor muyuz acaba? En küçük olayda, ergenliğini çoktan geride bırakmış yetişkinler olarak karar almak ve iletişimde olmak yerine içimizdeki mızmız, yaralı, kaprisli ve intikamcı çocuğu öne sürüp, onun kararlarıyla hareket halinde olmak ne kadar doğru veya onaylanabilir bir durum olabilir ki!

İçimizdeki çocuğu öldürmeyelim ve onu hep yaşatalım ancak önce içimizdeki o çocuğu iyileştirelim, onu şefkatle sarıp sarmalamadan, yaralarını iyileştirmeden, içinde yorgun, yırtıcı bir hayvan taşımaktan bir farkı kalmaz ve en küçük fırsatta senin kalbini, ruhunu parçalar.

Not: Kızım parkta arkadaşıyla buluştu, bu durumu konuşup daha az beraber oynama kararı almışlardı ve daha altı yaşındayken…

 

mm

Şule Yüksel Günel

Şule Yüksel Günel Organizasyon/Aile Sistemi Açılımı™ Moderatörü Theta Healing® Eğitmeni ve uygulayıcısı Access The Bars® uygulayıcısı Access Facelift® uygulayıcısı Bioenerji ve Esma-ül Hüsna eğitimleri Sivas’da başlayan hayatım, İzmir’de okul, iş, çalışma hayatı, evlilik ve bir çok başka şehirde tayinlerle devam ederek nihayet emeklilik ve kişisel gelişim yolunda İzmir’de devam ediyor... Her an yeni bir şey öğrenmeye tutkuluyum. Farklı tekniklerle insanların yaşamlarına dokunmayı çok sevdim. Dokunduğum her insan ve yaşamla ben de gelişip, değişiyorum...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!