VAZGEÇMEK - Halimiz
VAZGEÇMEK 2
BİR MÜZE VE BİR HİKAYE …
12 Eylül 2019
VAZGEÇMEK 3
RÜYA – III
12 Eylül 2019
VAZGEÇMEK 4

Vazgeçmek zordur kimileri için… Özellikle hayatında daima güven isteyen ve bu güvenli bölgenin dışına çıkmak istemeyen kişiler için… Vazgeçmek demek geride bırakmak demektir. Vazgeçmek demek bir kişiye, bir işe, bir ilişkiye, bir arkadaşa artık eski verdiğiniz değeri vermemek ve onlara eski anlamları yüklememek demektir. Vazgeçmek demek eskiyi bırakmak ve yeniye yer açmak demektir. Alan yaratmak ve yeniliklere açık olmak demektir.

Ben şahsen kolay kolay vazgeçebilen bir kişi değilim. Mantık insanından çok duygu insanıyımdır. Duygu ve içgüdülerimle hareket etmeyi tercih ederim. Sevdiğim zaman çok bağlanırım. Bu ister bir kişi isterse bir iş olsun, eğer seviyorsam çok değer veririm. Dolayısıyla vazgeçmek ve geride bırakmak benim için hayli güçtür. Benim gibi işine ve eşine dostuna böylesine duygu dolu yaklaşan kişiler eğer geride bırakması gerekiyor ve bırakamıyorsa, hayat bir şekilde onu bu yola sokar.

Neden vazgeçemiyoruz? Neden geride bırakamıyoruz? Kendimize zarar verdiğini bile bile sıkı sıkı tutunmaya ve bağlanmaya devam ediyoruz? Bu aralar çok sık düşündüğüm sorular bunlar… Kendimi mutlu ve rahat hissetmediğim bazı iş ortamlarından ayrılmak istiyor ama orada beni seven ve benimle çalışmaktan mutluluk duyan insanların varlığını düşününce bu düşünceyi kafamdan silip atıyorum. Sonra öylesine bir gelişme oluyor ki, hayat kafama adeta kakarak beni değişim ve dönüşüm yoluna itiyor.

Bilinçaltı üzerine çalışmalar yapan bir arkadaşım, “bilinçaltından eski ve artık geçerli olmayan her tür düşünceyi silmeliyiz ki ancak o zaman yeniye yer açabiliriz. Alanınız daralmış olabilir. Mutlaka alanınızı temizlemeli ve boş alan yaratmalısınız” demişti. Tıpkı bilinçaltının temizliği gibi biz de ara sıra hayatımızda bir temizlik yapmalıyız. Evimizi temizliyoruz, arabamızı yıkattırıyoruz da neden hayatımızda da bir temizlik yapmıyoruz? Bu düşünce ile artık hayatımda bir temizlik yapmanın zamanı geldiğini bir kere daha kavradım. Ancak bu o kadar kolay değildi. Birlikte çalışmaktan zevk aldığım ve sevdiğim insanları çalıştığım ortamdaki fiziksel ve mali koşullar iyi olmadığı için geride bırakacaktım. Hem de ben! Benim gibi sıkı sıkıya bağlı, duygularına önem veren ve mantıktan ziyade içgüdüleri ile hareket eden ben! Duyun da inanmayın! Bu süreci biraz geciktirmek, ertelemek ve belki bu arada koşullar değişir diye hayal kurarak tatilimi uzattım. Ama ben ne kadar ertelemeye ve geciktirmeye çalışırsam çalışayım, hayat bana çalıştığım bu ortamdan artık vazgeçmem ve eskiyi geride bırakarak yeniye yer açmam gerektiğini gösterip duruyordu. Yani kaçış yoktu. Bu kararı artık vermem gerekiyordu ne kadar sancılı olursa olsun.

Bu yazıyı yazdığım sırada kararımı kesin vermiştim. Yönetim ile konuşup huzursuz olduğum bu çalışma ortamından bir an önce ayrılacaktım. Umarım her şey benim için çok güzel olur. Aslında buna inanıyorum. Öyle olacak çünkü eskiyi geride bırakıp yeniyi sevgiyle kucaklıyorum. Yeniye hoş geldin diyorum. Vazgeçmenin aslında olumsuz bir şey olmadığını kendime hatırlatıyorum. Vazgeçtiğimde pes etmiş olmuyorum. Vazgeçtiğimde korkmuş olmuyorum. Aksine cesur davranmış ve geleceğe güvenle bakmış oluyorum. Güvenli bölgenin dışına çıkabiliyorum. Dışarlarda belki çok daha güzel ortamlar var. Onları görme ve tanıma fırsatım oluyor. Vazgeçtiğimde beni huzursuz eden ortamdan vazgeçiyorum. Sevdiğim kişilerden değil. Onları hayatımda tutmaya devam ediyorum. Vazgeçtiğimde yeniye yer açıyorum. Vazgeçtiğimde gereksiz yere beni geren ve üzen bağlılık ve bağımlılık duygularımı geride bırakıyorum. Vazgeçtiğimde gereksiz kişi, ilişki ve işlere anlam yüklemiyorum. Kendimi özgür kılıyorum. Kendimi tüm yük, yükümlülük, bağlılık ve bağımlılıklardan arındırıyorum. Ve tüm olumsuzlukları silip olumlu olan her şeyi hayatıma çekmeyi diliyorum. Vazgeçiyorum ama pes etmiyorum. Vazgeçiyorum ve eskiyi geride bırakıyorum. Vazgeçiyorum ve yeniye yer açıyorum. Boş alan yaratıp yenileri çekiyorum hayatıma. Sonbaharı yaşadığımız şu günlerde hayatımda bir temizlik yapıyorum. Bedenimi, zihnimi ve ruhumu arındırıyorum olumsuz her tür iş, ilişki ve ortamdan. Sonbaharla birlikte yenilenmeye, değişime ve dönüşüme açıyorum kendimi tıpkı kozasından çıkmaya hazırlanan bir ipek böceği gibi… Belki değişim ve dönüşüm çok kolay değil. Belki sancılı ama ben bunu göze alıyorum. Hayatıma girecek olan tüm yenilikleri sevgiyle kabul ediyor ve onlara hoş geldiniz diyorum. Hayatıma hoş geldiniz!

mm

Burcu Yırcalı

Yogaya boyun ve bel ağrıları gibi sağlık sorunları yüzünden 2006 yılında başladım. Önceleri yoganın sadece bedensel boyutuyla ilgilenirken ve “savasana” (ceset pozisyonu) adı verilen son dinlenme pozisyonunda bir dakika bile kıpırdamadan yatamazken zaman içinde yoganın bedensel boyutunun ötesinde boyutları olduğunu da fark edip çok sevdim. Bu sevgi benim yoga üzerine eğitimlere katılmama sebep oldu. 2012 yılından beri yoga eğitmenliği yapmakta ve yoga ve meditasyon ile hem kendi hem de katılımcıların hayata değişik bir açıdan bakmasını amaçlamaktayım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!