UZUN VE MUTLU YAŞAM SIRRI - Halimiz
EN BÜYÜK HAYALKIRIKLIĞI
23 Mayıs 2019
ARAP BAHARI’NDAN ARAP SAÇINA
23 Mayıs 2019

Bir Japon atasözü “sadece faal kalırsanız bir yüzyıl yaşamak istersiniz” der.

Hayatın anlamı nedir?

Neden bazı insanlar ne istediğini bilirken ve yaşam tutkuları varken diğerleri kafa karışıklığından ne istediğini bilemediği gibi güçsüzleşiyor?

Daha uzun yaşamak mı daha önemli yoksa daha yüksek bir amaç aramak mı?

Yalnız ülkemizde değil dünyanın birçok bölgesinde büyük adaletsizlikler yaşanıyor. Bazı insanların çıkarları uğruna yüzbinlerce insan acı çekiyor, sefalete sürükleniyor, yaşamdan kopuyor. Şu anda bile yaşanan acı olayların ne kadarını biliyoruz veya duyuyoruz?  Duyduklarımız bile bizi üzüyor, çoğu zaman geleceğe dönük umutlarımızı kırıyor, hayal dünyamızı karartıyor.

Yukarıdaki soruları ve Japon atasözünü bu yazıya taşımamın nedeni de bu. Kendimizi ne ölçüde etrafımızdaki olaylardan soyutlayabiliriz? Misafir olarak geldiğimiz bu dünyada kalan süremizi nasıl daha verimli, daha mutlu yaşayarak uzatabiliriz?

Japonya’nın güneyindeki Okinawa’da her 100 kişinin 24’ü yüz yaşının üzerindedir. Bu ada sakinlerinin dünyanın herhangi bir yerindeki diğer insanlardan neden daha uzun yaşadıkları üzerine araştırmalar yapılmıştır. Araştırmacılar işin sırrının sağlıklı beslenmeleri, basit yaşam şekilleri, yeşil çaya ve astropikal iklime ek olarak yaşamlarını şekillendiren hep mutlu olarak faal kalma kavramı olduğuna inanıyorlar.

Japonca hep mutlu olarak faal kalma kavramına tek kelimeyle ikigai deniyor. Buna belki yaşlanırken genç kalma sanatı da diyebiliriz.

Yıllarca önce üç ay kadar bir süre Japonya’da yaşamıştım. Orada fark ettiğim şaşırtıcı bir şey orada insanların emekli olduktan sonra da faal kalmaya devam etmeleriydi. Aslında birçok Japon asla gerçekten emekli olmuyor, sağlıkları izin verdiği sürece sevdikleri şeyleri yapmaya devam ediyorlar.

Şunu da ilave edeyim. Japoncada, İngilizcede olduğu gibi işi temelli bırakmak anlamına gelen bir emeklilik sözcüğü yoktur. Hayatta bir amaca sahip olmak Japon kültüründe o kadar önemlidir ki bizim emeklilik tanımımız bu ülkede geçerli değildir.

Uzun ömürlülükle ilgili belli başlı çalışmalar, güçlü bir toplum algısı ve net bir şekilde tanımlanmış ikigainin, sağlıklı olması ile ünlü Japon beslenme düzeninden bile daha önemli olduğunu ileri sürmektedir. En uzun ömürlü insanların yaşadığı ve Mavi Kuşak’ta birinci sırada olan Okinawa adasındaki asırlık kişilerle ilgili son tıbbi araştırmalar, bu olağandışı insanlarla ilgili birtakım ilginç gerçekleri ortaya çıkarmaktadır.

  • Sadece dünya nüfusunun geri kalanından daha uzun yaşamakla kalmıyorlar; kanser ve kalp hastalıkları gibi kronik hastalıklara çok daha az yakalanıyorlar.
  • Birçok asırlık insan, canlılığın ve sağlığın keyfini gıpta edilecek seviyede sürebiliyor; Bunu, başka yerlerdeki ileri yaş insanlar açısından düşünmek bile zor.
  • Hücresel yaşlanmadan sorumlu serbest radikaller bu insanların kan testlerinde çok daha az görülüyor. Bu da bol miktarda yeşil veya beyaz çay içmelerinin ve yemeklerde midelerinin sadece yüzde 80’ini doldurmalarına bağlı olsa gerek.
  • Kadınlar, menopoz dönemlerini daha hafif semptomlarla atlatıyorlar. Hem kadınlar hem de erkekler yaşamlarının ileri safhalarına kadar yüksek cinsel hormon seviyelerini sürdürüyorlar.
  • Bunama oranı küresel ortalamanın çok altında görülüyor.
  • Belki de en önemlisi, araştırmalar, Okinawalıların mutlu olarak faal kalma geleneklerinin sağlıklı ve uzun ömürlü oluşlarında ciddi bir rol oynadığını gösteriyor.

Okinawa’nın birinci sırada yer aldığı Mavi Kuşak bölgelerini inceleyen araştırmacılara göre uzun yaşamın anahtarları beslenme, egzersiz ve hayat amacı edinme ile güçlü sosyal bağlar oluşturmadan ibaret. Bir başka deyişle, geniş bir arkadaş çevresi ve iyi ailevi ilişkilerine büyük önem atfediliyor. Buralarda yaşayan insanlar zamanlarını iyi yönetiyorlar. Daha az et ve işlenmiş gıda tüketiyorlar. Aşırıya kaçmadan içki içebiliyorlar. Düzenli ve az miktarda alkol alanlar hiç içmeyenlerden daha uzun yaşıyor. Yorucu egzersiz yapmıyorlar ama yürüyüş yaparak ve sebze bahçelerinde çalışarak her gün hareket ediyorlar.

Bu yazıyı, Hector Garcia ve Francesc Miralles’in İKİGAİ adlı kitabını okuduktan sonra kaleme aldım. Yazarların, Okinawa adasının kuzeyindeki Ogimi kasabasında bir süre yaşadıktan sonra kasabanın uzun ömürlü bilge sakinlerinden edindikleri on altın kuralı sıralayarak yazıyı noktalıyayım:

  1. Aktif kalın, emekli olmayın. Sevdiğiniz ve iyi yaptığınız şeylerden sakın vazgeçmeyin. Yoksa yaşam amacınızı kaybedersiniz.
  2. Ağırdan alın. Aceleci olmak yaşam kalitesi ile ters orantılıdır.
  3. Midenizi tıka basa doldurmayın. Tıka basa yemek yerine açlığınızı tamamen bastırmayacak şekilde yemeye özen gösterin.
  4. Çevrenizde iyi arkadaşlar olsun. Yaşamak için en iyi ilaç arkadaşlardır.
  5. Bir sonraki doğum gününüze kadar şekle girin. Bedeninizin uzun süre çalışmaya devam edebilmesi için biraz günlük bakıma ihtiyacı vardır. Ayrıca egzersiz yapmak mutluluk hormonu salgılamanızı sağlayacaktır.
  6. Gülümseyin. Neşeli bir tavır sadece rahatlatmakla kalmaz, arkadaş kazandırmaya da yarar.
  7. Doğayla bağlantı kurmayı ihmal etmeyin. İnsanoğlu doğal dünyanın bir parçası olarak yaratılmıştır. Bunu unutmayın.
  8. Teşekkür etmesini bilin. Her gün bir dakikanızı ayırın ve atalarınıza, soluduğunuz havayla ve yediğiniz yemekle sizi destekleyen doğaya, gününüzü aydınlatan ve hayatta olduğunuz için kendinizi şanslı hissettiren arkadaşlarınıza ve ailenize teşekkürlerinizi sunun.
  9. Anı yaşayın. Geçmişten pişmanlık duymayı ve gelecekten korkmayı bırakın.
  10. İkigainizi takip edin. İçinizde bir tutku, günlerinize anlam katan eşsiz bir yetenek ve en iyi yönünüzü sonuna kadar paylaşmaya götüren bir güç mutlaka vardır. Onu keşfedin.

Tüm okuyucularıma uzun, mutlu ve amaç dolu bir yaşam diliyorum.

mm

Dr. Ali Tigrel

Devlet Planlama Teşkilatı Eski Müsteşarı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!