UMUDUN ADI, İMAMOĞLU - Halimiz
UMUDUN ADI, İMAMOĞLU 2
SICAK HAVALAR VE POTASYUM DENGESİ
27 Haziran 2019
UMUDUN ADI, İMAMOĞLU 3
YAZ VE YOGA
27 Haziran 2019
UMUDUN ADI, İMAMOĞLU 4

 

Umuş

“Bütün iyi kitapların sonunda
bütün gündüzlerin,
bütün gecelerin sonunda
meltemi senden esen
soluğu sende olan,
yeni bir başlangıç vardır…”

Edip Cansever

 

Bundan bir yıl önce 24 Haziran 2018 tarihinde yapılan seçimlerle Türkiye parlamenter demokrasiye veda ederek başkanlık sistemine geçti. Böylece yargı, yasama ve yürütme adeta tek elde toplanarak kuvvetler ayrılığı ilkesinin yerini kuvvetler birliği alarak ‘’Tek adam’’ rejimine adım attık. Toplum ikiye bölündü. Başkanlık sistemini savunanlar ve savunmayanlar diye…

İşte bu atmosferde benim gibi parlamenter sistemden, özgürlüklerden, demokrasiden, barıştan ve kardeşlikten yana olan milyonlarca insan hayal kırıklığına uğradı. Gazeteler her gün öteki olarak adlandıran bu insanların haberleri ile doldu taştı. Yenilmişlik duygusuyla birçok insan yurtdışına çıkmanın yollarını arıyordu. Nitekim onbinlerce insan göç etti.

Benim gibi ömrünü devrimci mücadeleye adamış insanlar ise umutlarını hiç kaybetmediler. Umutsuz insanlara umut aşılamaya devam ettiler. Her ne kadar içlerinde umut azalsa da…

1923 parantezini kapatıp 2023 hedeflerine doğru koşan AK Parti iktidarı kendini çağdaş, laik ve demokrat gören insanlarda endişe yaratıyordu. Bu da kaygılara, ruhsal sorunlara yol açabiliyor ve sağlıklarını da etkiliyordu. Örneğin benim asabım fevkalade bozulmuştu.

Dünya Sağlık Örgütü anayasasında sağlık şöyle tanımlanır: “Sağlık sadece hastalık ve sakatlığın olmayışı değil, bedence, ruhça ve sosyal yönden tam iyilik halidir.” Ben buna politik iyilik halini de eklemek istiyorum. Bu tanıma göre iyi değildik. Gerçekten de yolda kiminle karşılaşsak mutsuz olduğunu söylüyordu. Birçok arkadaşım depresyon ilacı kullanıyordu.

Zaten çalışma ve yaşam güvenliğinin sağlanamadığı, iş bulma olasılığının bulunmadığı, gelir dağılım dengesizliğinin yaratıldığı ve huzursuzluğun giderilemediği toplumlarda kişinin tam iyilik halinde olması olanaksızdır.

Nasıl bizler ayakta kalmak için yaşam mücadelesi veriyorsak bedenimiz de bir savaş veriyor. Vucudumuz bir yandan onu yok etmeye çalışan güçlerle savaşırken diğer yandan onu yaşama bağlayan güçlerle işbirliği yapıyordu. Buna başa çıkma deniyor.

İşte bizlerde bu karamsar atmosferden çıkmanın bir yolunu bulmalıydık. Bir umut arıyorduk. Gündelik konuşmalarda hep bir lider arayışı vardı. Ben hep Ecevit örneğini verirdim. 70’li yıllarda adı dağlara taşlara yazılan bir Karaoğlan arayışı sürerken yerel seçimler geldi ve aday belirleme sürecinde gözler İstanbul için yarışacak adaylara çevrildi. CHP ve İYİ Partiden oluşan Millet İttifakı adayını açıkladığında doğrusu Ekrem İmamoğlu’nu hiç tanımıyordum. Sonra biraz araştırdım ve adaylığı kesinleştikten sonra bir çoğunuz gibi ben de onun hayranlarından birisi oldum. Aradığımız lider ya da kurtarıcı o muydu acaba?

Bu sorunun yanıtını vermek için henüz erken. Ancak Ekrem İmamoğlu kendini demokrat gören ve laik, çağdaş bir ülke özlemi olan milyonlarca insanın gönlünü fethetti.

23 Haziran seçimlerini kazandığında küllerinden doğan zümrüdü Anka kuşu gibi şehrin batısında konuşlanan Beylikdüzü’nden doğdu. Karadeniz kökenli olduğu için ben ona kuzey yıldızı diyorum. 23 Haziran’dan sonra kimi görsem yüzü gülüyor. Arayan arayana. AK partililer bile arayıp kutluyorlar.

Yaklaşık 35 yıldır sandığa giden bir seçmen olarak ilk kez oy kullandığım aday kazandı. Bugünleri göreceğim aklıma gelmezdi. Şimdi herkes gibi benim de içimi umut kapladı.

Bu toprakların kurtuluş ve kuruluş döneminde İstiklal gazisi olan rahmetli dedem ne zaman bana Kurtuluş savaşı anılarını anlatsa gözlerim dolardı. Büyük acıların yaşandığı o yılların bir daha yaşanmasını istemem. Kendimi yeniden bir kurtuluş savaşı verecekmişiz gibi hissediyorum. Bu kez süngülerle, toplarla, tüfeklerle değil aydınlık yüzlü milyonlarca gencimiz, çocuğumuz, kadınlarımız, eğitimli beyaz yakalılarımız ve işçilerimizle aydınlık bir Türkiye için savaşacağız. Ekrem İmamoğlu bize bu savaşma azmini yeniden aşıladı.

O yüzden yazının başlığını ödünç alarak #UmudunAdıİmamoğlu diyorum…

mm

Dr. Ali Özyurt

1962 yılında İstanbul’da doğdu. 1987 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni bitirdi. 1994 yılında Anesteziyoloji ve Reanimasyon uzmanı oldu. 2015 yılında Halk Sağlığı doktorasını tamamladı. İstanbul Tabip Odasında 30 yıldır değişik kurullar ve komisyonlarda gönüllü olarak çalıştı. Şu an Türk Tabipleri Birliği Yüksek Onur Kurulu Üyesi. Evli ve bir kızı var. Söz Uçar Yazı Kalır adında bir anı-deneme kitabı var.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!