ÜÇ HAYVAN - Halimiz
AĞRI’NIN BÜYÜSÜ
23 Mayıs 2019
EN BÜYÜK HAYALKIRIKLIĞI
23 Mayıs 2019

“İçinizde üç hayvan yaşar: Ayı, kaplan ve ejderha. Ayı, duygularımızı yönetir ve bize sevme yetisi verir. Kaplan, hareketlerimizi kontrol eder ve varlıklar dünyasında hedeflerimize ulaşmamızı sağlar. Ejderha ise gökyüzünden hayatımızı izler ve bize anlam katacak amacı görmemizi sağlar. İçinizdeki üç hayvanın farkına varın.” Aldığım bir kitap arasına sıkıştırılmış olan bir kitap tanıtımı içimizdeki gücü unuttuğumuzu ve yeniden hatırlamamız gerektiğini hatırlattı.

Andres Pascual ve Ecequiel Barricart’ın yazmış olduğu “Ayı Kaplan Ejderha” kitabından söz ediyorum. Bir günde okuyup kitabın nedeyse her satırının altını çizip derslerimde tema olarak kullandım. Neden mi? Çünkü gerçekten de içimizde üç hayvan yaşıyor ve önemli olan o üç hayvanın sağlıklı, birbiriyle uyumlu ve dengeli olması. “Tek bedende üç güç. Yenilmez olanın sırrı budur.”

“Ayı gibi sev, kaplan gibi cesur ol, ejderha gibi yüksel.” İlk okuduğunuzda size çarpıcı gelse de üzerinde ayrıntılı düşünmeden ne demek istediğini tam olarak anlayamayabiliriz. Ayı, kalbimizdir ve hissetme güdümüzdür. Günlük hayatımızda çoğumuz aklımız ve mantığımız, yoga dilinde zihnimiz, ile yaşamaya başladığımız için duygularımızı ve kalbimizi bir kenara bırakır ve onu beslemeyi unuturuz. Aslında gün içinde kimi zaman mutlu, huzurlu, güvenli kimi zaman ise mutsuz, huzursuz, güvensiz hissettiğimiz anlar olur. Olumlu ve olumsuz duygular içinde sürekli gidip geliriz. Ama o kadar çok mantık ile yaşamaya alışmışızdır ki duygularımızı hep bastırırız. Ağlamak istediğimizde gözlerimize biriken yaşları akıtmamak için çaba sarf ederiz. Ağlamanın güçsüzlük olduğu öğretilmiştir bizlere. Oysa ki ağlamak, ruhun temizlenmesi ve arınmasıdır. Nasıl ki gülmekten utanmıyorsak ağlamaktan neden çekiniyoruz?

Yazarlara göre, eğer içimizdeki ayı hasta ise, korku bizi ele geçirir tıpkı yoga felsefesinde sevgiden yoksunsak ve kalp çakramız dengeli değilse sevgi yerine korkunun bizi yönetmesi gibi… Bu yüzden, kendimizi olduğumuz gibi ve olduğumuz koşullarda kabul etmek, hatalarımızı affetmek, yaşamaktan ve olduğumuz gibi olmaktan korkmamak gerekir. Artılarımızla eksilerimizle, başarılarımızla başarısızlıklarımızla, güçlerimizle zayıflıklarımızla kendimizi sevmeli, kabul etmeli, önce kendimize şefkat göstermeli ve kendimize karşı cömert olmalıyız. Ancak bu şekilde içimizdeki ayıyı sağlıklı bir şekilde tutabilir ve onu kullanmamız gerektiğinde doğru ve düzgün bir şekilde ondan yardım alabiliriz. İçimizdeki ayıyı beslemek için ona sarılmalı, onun şefkati ve cömertliği ile boğulmamız gerekir. Arkadaşlarımızdan ve ailemizden destek almaktan çekinmemeli, kendimizi yargılamamalıyız. Kendimizi olduğumuz gibi kabullendiğimizde, korkmayız ve özgür oluruz. Özgür olduğumuzda ise, duyguların tadını çıkarır, sevmekten korkmaz, zor anların bile üstesinden kolaylıkla geliriz.

Kaplan, aklımız ve yapma güdümüzdür. Kaplan, hayatımızı akılla yönetir ve harekete geçebilmemiz için bizi cesaretlendirir ve itekler. Kendi hayatımızı yaşamamıza ve düzenlememize yardımcı olur. Eğer içimizdeki kaplan hasta ise, pasif ve zayıf bir kişi oluruz. Adım atamayız. Atmaya çalıştığımızda ilerleyemeyiz. Eğer kaplanımızı çok beslediysek, umursamaz oluruz ve kendimizi aşırı derecede yorarız. Hep hedeflerimiz peşinden koşarız ve işlerimizi kurbanı oluruz. İçimizdeki kaplan sağlıklı ise, bir hedef belirlememize yardımcı olur ve bu hedefin peşinde mazeret üretmeden ilerlememizi sağlar. Kaplan, cesaret, kararlılık ve azim demektir. Kararlılıkla hareket eder, yaratıcı çözümler sunar ve o yolda devam ederiz. İçimizdeki kaplan aynı zamanda bedenimizi sağlıklı tutmamızı ve güçlü olmamızı sağlar. İyi beslenmemizi, spor yapmamızı teşvik eden de yine içimizdeki kaplandır. Kaplanımız, emin bir şekilde hedeflerimize yürümemize ve adım atmamıza yardımcı olur.

Ejderha ise, içgüdülerimizdir ve günlük yaşamın duygu ve eylemlerinin ötesinde bir amaca hizmet eder. Başka bir açıdan bakabilmemizi sağlar. Başarı ya da başarısızlıkların bizi oradan oraya sürüklemesine izin vermeden asıl önemli olanın ne olduğunu gösterir bize. Ejderha, bize kim olduğumuz ve ne yapmak istediğimiz konusunda bir neden verir. Biz neden bu hayattayız? Bu yaşamda bulunma sebebimiz ve nedenimiz ne? Amacımız ne? Ama bu amaç, bir hedef değildir. Daha üstün bir şeydir. Maddi başarının ötesindedir. Anlamlı ve mütevazı bir amacımız olmalı bu hayatta. Bu hayatta, bir şekilde hizmet etmeliyiz. Yararlı olmalıyız. Işık olmalıyız. İnsanların hayatlarında bir farklılık yaratmalıyız.

Ejderhamız hasta ise kendimizi endişeli ve boşlukta sürükleniyor gibi hissederiz. Duygularımızın ve hareketlerimizin çılgın temposu bizi ve amaçlarımızı gölgeleyip onları görmemizi engeller. Hep küçük düşünürüz. Geniş bir çerçeveden bakamayız hayata. Eğer ejderhamızı kötü beslersek, kaostan kafamız karışır ve acı çekeriz. Fazla beslersek de hayal dünyasında yaşarız

Ejderhamızı beslemek için gürültüden uzaklaşmalı, kalp ve zihin dinginliğine ulaşmalıyız. Hayatımıza yukardan ve başka bir açıdan bakmalıyız. Bakış açımızı değiştirmeliyiz. Bunu meditasyon ile ya da doğada yalnız kalarak yapabiliriz. Şehir hayatından ve her tür elektronik ortamdan uzaklaşarak… Kendimizle baş başa kalarak… Sahi en son ne zaman kendi kendinizle baş başa kaldınız? Sessizliği dinlediniz. Televizyon ya da radyo açmadınız. Kitap bile okumadınız. Sessizce oturup ne hissediyorum diye kendi içinize baktınız?

İçinizdeki ejderhayı besleyebilmek için kaostan ve gürültüden uzaklaşmamız gerekir. Durgun ve dingin olmamız gerekir ve kendimize “neden” diye sormamız gerekir. Ancak ve ancak içgüdümüzle soruların cevabını alabiliriz. Ejderha, içgüdülerimizi yönetir.

Sağlıklı bir ejderhaya sahip isek kendimizi tam hissederiz ve bilge bir kişi gibi bunun tadını çıkarırız. Zihnimizde dalgalanmalar olmaz. Dalgalanmalar bizi alıp götürmez ve amacımıza zarar veremez. Hayatın anlamının ne olduğunu kesin olarak anlayabiliriz. Önemli olan kendimizle olmaktır. Yeniden saf olabilmektir. Gülümsemektir, odaklanmaktır. Hayatın akışını doğal akışında izleyebilmek ve gözlemleyebilmektir.

İçimizdeki ayı, olaylara duygularla yaklaşırken kaplan, mantığıyla yaklaşır. Ejderha ise içgüdüleriyle…

Herkesin içinde daha güçlü bir hayvan vardır. Bazı insanların ayısı daha güçlü kimilerinin ise ejderhası… Hayatımızın bazı dönemlerinde ise bu hayvanlardan birisini daha fazla beslemek gerekebilir. Gençlikte kaplan güçlü olmalıdır ki cesaretle adım atabilelim. Yetişkinlikte ise bakımsız kalmış bir ayı ilgiye ihtiyaç duyar. Kriz anlarında ejderha bize yol gösterir ve yardımcı olur.

Hayat bizlerle konuşur ve içimizdeki hayvanı çağırmamız gereken olaylarla her gün karşılaşırız. Bazı durumlarda ayıya sarılmak, bazısında pençemizi göstermek kimi zaman ise yükseklere uçup dalgaları uzaktan gözlemlemek ve olumlu yanları fark edip gerçek anlamı keşfetmeliyiz.

İçimizde üç hayvan yaşar. Biri bize duyguları hatırlatırken diğeri gerektiğinde azim ve kararlılık göstermemiz için bizi yüreklendirir. Bir diğeri ise, hep unuttuğumuz içgüdülerimizi dinlememizi telkin eder bize. Önemli olan, kendimizi sevmek ve kendimize karşı şefkatli ve cömert olabilmektir. Hepimiz, içimizde üç hayvan barındırıyoruz. Tek bir şeyi hatırlatmak için var bu üç hayvan. Hayat sadece ve sadece kalbimizin her bir atışı ve şu anda yaşadığımız şey… İyi ve kötü bütün anları dolu dolu yaşamalıyız. Yazarların sorusunu size de sormak istiyorum: “Tarih yazılmamış mezar taşlarına hiç dikkat ettiniz mi? O mezar taşlarında tarih yok çünkü yatanlar tek bir gün bile gerçekten yaşamamışlar. Sanki hiç var olmamışlar. Seni temin ederim benimkinde bir destan yazılı olacak. Guguklu saatin seni acele ettirmesine izin verme.”

mm

Burcu Yırcalı

Yogaya boyun ve bel ağrıları gibi sağlık sorunları yüzünden 2006 yılında başladım. Önceleri yoganın sadece bedensel boyutuyla ilgilenirken ve “savasana” (ceset pozisyonu) adı verilen son dinlenme pozisyonunda bir dakika bile kıpırdamadan yatamazken zaman içinde yoganın bedensel boyutunun ötesinde boyutları olduğunu da fark edip çok sevdim. Bu sevgi benim yoga üzerine eğitimlere katılmama sebep oldu. 2012 yılından beri yoga eğitmenliği yapmakta ve yoga ve meditasyon ile hem kendi hem de katılımcıların hayata değişik bir açıdan bakmasını amaçlamaktayım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!