TÜRKİYE VE İSRAİL'İN İDLİB VE COVID-19 DAHİL ORTAK ÇIKARLARI - Halimiz
TÜRKİYE VE İSRAİL'İN İDLİB VE COVID-19 DAHİL ORTAK ÇIKARLARI 2
BELİRSİZLİKLE BAŞA ÇIKMAK
30 Nisan 2020
TÜRKİYE VE İSRAİL'İN İDLİB VE COVID-19 DAHİL ORTAK ÇIKARLARI 3

İdlib’deki savaş bazı önemli jeopolitik gerçekleri ortaya çıkardı. Bunlardan biri, İran’ın Suriye’deki mevcudiyetinin Türk çıkarlarına ters çalışıyor olmasıdır. İranlı milisler, başta Lübnan Hizbullah’ı olmak üzere, İdlib’de 50’den fazla Türk askerinin hayatını kaybettiği çatışmalarda baskın bir rol oynamıştı.

İran’ın Suriye’ye (ve aslında Suriye’yle sınırlı olmayan) yıkıcı müdahalesi, İsrail için yeni bir şey değil. Yabancı medya kaynaklarına ve Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’ne (SOHR) göre, İsrail uçakları ve insansız hava araçları, Suriye’nin güneyinde, yani kuzey sınırlarımızın yanı başında bulunan Hizbullah hedefleri dahil olmak üzere, Suriye’de bulunan İran askeri hedefleriyle her gün mücadele ediyor.

Türkiye ve İsrail arasındaki mevcut ilişkiler, siyasi diyalog eksikliğinden ve “Megafon Diplomasisi”nin fazlalığından muzdariptir. Ancak, durum böyle olmak zorunda değil. Türkiye ve İsrail, her konuda mutabakata varmak zorunda değiller. Siyasi farklılıklar her zaman vardı ve hep de var olacak.

 İlişkilerimizi normal bir düzeye getirmek için her konuda fikir birliğine sahip olmak durumunda değiliz. Bu normal düzey, Suriye’de de görülebileceği gibi, benzer zorluklarla daha başarılı bir şekilde yüzleşebilmek açısından, hem Türkiye hem de İsrail’e fayda sağlayabilir. Ve bunun görülebileceği tek örnek Suriye de değil.

Covid-19 salgınını ele alalım. Türkiye, bu kriz döneminde İsrail’de ihtiyaç duyulan Kişisel Koruyucu Donanımların (KKD) çoğunu üreten güçlü sanayisiyle ön plana çıkıyor. Öte yandan İsrail, bu krize bir takım önemli çözüm formülleri sağlayabilen güçlü yüksek teknoloji sanayisiyle tanınıyor. Forbes dergisi geçtiğimiz günlerde İsrail’in dünyanın en güvenli 10 devletinden biri olduğunu belirtmişti.

Türkiye ile İsrail arasındaki ortak çıkarların uzun bir listesi var. Ayrıca, Türkiye’nin Ürdün’e mal ihraç etmek için İsrail limanlarını kullanımı, ikili ticaret, turizm, enerji, akademik işbirliği, yatırımlar ve diğer bazı konuları da içeriyor.

Kudüs’te birkaç gün önce yeni bir hükümet kuruldu. İki yıl önce Türkiye, Filistin meselesinde yaşadığımız anlaşmazlıklar nedeniyle İsrail Büyükelçisi’ni Kudüs’e geri göndermişti. Bu anlaşmazlıklar ortadan kalkmayacak. Ancak, iki devletin normal düzeyde bir ilişkisi olması, bu makalede de altını çizmeye çalıştığımız gibi, Türkiye ve İsrail’in ortak çıkarlarına daha iyi hizmet edecektir. Top artık Türk tarafında.

mm

Roey Gilad

Chargé d'affaires, Embassy of Israel in Turkey / İsrail'in Türkiye Büyükelçiliğinde Elçi Müsteşar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!