TÜRK DİLİ KONUŞAN ÜLKELER KURULTAYI - Halimiz
ÇİNKO VE BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZ
23 Kasım 2017
DARBESİZ DARBE
23 Kasım 2017

“2017 Türk Dili Yılı/Dilimiz Kimliğimizdir”

“Dilde, fikirde, işte birlik”

Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu (AYK), Türk Dil Kurumu (TDK) ve Yeni Türkiye Stratejik Araştırma Merkezi (YTSAM) iş birliğiyle 13-16 Kasım 2017 tarihleri arasında Sheraton Ankara Otel&Kongre Merkezi’nde “Türk Dili Konuşan Ülkeler Kurultayı” düzenlendi. Yaklaşık 50 ülkeden 320 bilim insanının katıldığı toplantıda 2017 Türk Dili Yılı çalışmaları çerçevesinde her yönüyle Türkçe ele alındı. Kurultay’ın açış konuşmalarını Başbakan Yardımcısı Fikri IŞIK, Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Doç. Dr. Hüseyin YAYMAN, AYK Başkanı Prof. Dr. Derya ÖRS, TDK Başkanı Prof. Dr. Mustafa S. KAÇALİN ve YTSAM Başkanı Dr. Hasan Celâl GÜZEL yaptı.

Fikri IŞIK konuşmasında dilin sadece bir haberleşme aracı olmadığına, dilin aynı zamanda bir kültür hazinesi, Kâşgarlı Mahmud’un Dîvânu Lugâti’t-Türk adlı sözlüğünün de bir kültür müzesi olduğuna dikkat çekerken Türklerin binlerce yıllık tarihlerinde dillerini bir kilim gibi dokuduklarını söyledi.

AYK Başkanı Prof. Dr. Derya ÖRS ise Cumhurbaşkanlığı himayelerinde 2017’nin Türk Dili Yılı ilan edildiğini; Kurultay’a katılan bilim insanlarının çalışmalarıyla Türk halkları arasında İsmail GASPIRALI’nın “Dilde, fikirde, işte birlik” sözünün hayata geçirilebileceğine işaret etti.

Prof. Dr. Mustafa S. KAÇALİN konuşmasında, dünyanın dört bir yanındaki Türkleri birbirine bağlayan bağın dil olduğunu, bu bağın zaman zaman kesilmeye çalışılsa da tek ses, ortak renk olan Türkçenin hiçbir zaman kaybolup gitmediğini, siyasi, iktisadi ve içtimai yapıların zorlamalarıyla Türkçenin kirlenmeye başladığını ifade etti.

Kurultayda Ortak Dil Türkçe, Lingua Franca Olarak Türkçe, Bilişim ve İletişim Dili Olarak Türkçenin Kullanımı, Türkçenin Yazımı ve Alfabe, Eğitim Dili Türkçe, Dil Politikaları ve Türkçenin Kullanımı, Küreselleşme, Türk Dünyası ve Türkçe, Çeviri Dili ve Türkçe, Türk Dili Araştırmalarının Durumu, Terim Meselesi, Ana Dili ve Yabancı Dil Olarak Türkçenin Öğretimi, Türkçenin Başka Dillerle Olan İlişkisi, Devlet, Bilim ve Eğitim Dili Olarak Türkçe ile İlgili Araştırmalar” alt başlıkları ile ele alındı.

Kurultay’dan izlenimler

  • Kurultay’da salon adları oldukça dikkat çekiciydi. Bilge Kağan, Kaşgarlı Mahmut (Türk dili tarihinin yeniden yazılmasını sağlayan ve Türkçenin karanlıktaki pek çok konusunu aydınlatanDîvânu Lugâti’t-Türk’ün mimarı), Ali Şir Nevai (Muhâkemetü’l-Lügateyn adlı kitabında Türkçe ile Farsça’yı karşılaştırarak pek çok yerde Türkçenin üstünlüğünü savunmuş), Gaspıralı İsmail (yazar, gazeteci, eğitimci, kanaat önderi), Ahmet Baytursunoğlu (Kazak Türkleri içinden çıkmış büyük dilbilimci, edebiyat tarihçisi, Türkolog, şair, kompozitör ve etnograf), Bahtiyar Vahabzade (Dünyaca ünlü Azerbaycan Türkü şair ve yazar. Ömürden Sayfalar, Vatan, Millet, Ana Dili, Soru İşareti eserlerinden bazıları). Her salonda eş zamanlı dörder oturum ve 5-6 konuşmacı şeklinde yapılan sunumlar büyük ilgi ile izlendi, tartışmalar yapıldı.
  • Oturumlarda tartışılan bazı bildiri başlıkları: Türk Dünyasının Ortak Söz Varlığı Üzerine, Türk Dünyasında Ortak Dil Yaratma Süreçleri, Küreselleşme- Kazakistan’daki Latin ve Kril Alfabesi İkilemi, Yurt Dışında Yaşayan Türk çocuklarının Türkçe ile İmtihanı: Tahakküm Stratejileri ve Sosyolojik Açmazlar, Güneş Dil Teorisi Etimolojileri, Yabancı Öğrencilere Türk Kökenli Dilleri Öğretme Sistemi..
  • Yusuf Azmun (İngiltere) “Türkmen Halısından Dile Yansıyanlar” başlıklı bildirisinde, halılardaki renk, figür bakımından motiflerin bir dili olduğunu, bunun da ortak bir kültür olarak tüm Türk dünyasında benzerlikler taşıdığını ifade etti. Türkmen halılarının bu ortak özelliklerinin bütün dünyada görüldüğünü, Meksika’da görülen bir Konya halısı örneğiyle anlattı. Şamanizm izlerinin de birçok halıda ortak değer olduğuna da dikkat çeken Azmun, Pazırık halısında bezek olarak kullanılan yıldız, göl, toprak motiflerinin yine evrensel bir özellik taşıdığını, bunun da Şamanizm izleri olarak değerlendirilebileceğini belirtti.
  • Doç.Dr. Mustafa Karataş (Türkiye) “Türk Dünyasının Ortak Dili Yanışlar (Nakışlar)” başlıklı bildirisinde, Türk lehçelerinde yanışların ortak bir dil halinde kullanıldığını, bir iletişim modeli olarak düşünüldüğünde ise bu unsurların bir verici/alıcı özelliği taşıdığını vurguladı. Bunlara kod da denilebileceğini, kodların alıcı verici arasında bir aracı olduğunu, halı ve kilim üzerinden iletişim sürecine bakıldığında ise verici yerine okuyucu, alıcı yerine gözcü teriminin konulduğunu kaydetti. Geleneksel Türk toplum yaşayışında halı ve kilim dokuyucularının kendilerini ifade edecek ortak kanalların olduğunu, bunların da şiirlere, romanlara, hikâyelere, türkülere de konu olduğuna işaret etti.
  • Çok keyifli geçen Kurultay’da kültürel programlara da yer verildi. Devlet Operası ve Balesi “Anadolu’nun Sesleri” Konseri, Türk Dünyası Müzik Topluluğu Konseri ve Devlet Klasik Türk Müziği Korosu Konseri büyük bir katılım ve keyifle izlendi.
  • Son söz: Kurultay çok sayıda bilim insanının bir araya gelmesine, tanışmasına vesile olmuş; bilimsel tartışmaların izlenmesi, sonuçlarının paylaşılması, yeni kapıların açılması sağlanmıştır. Bu açıdan yararlı olmuştur.

 

mm

Zeliha Dogan Yesil

BYEGM Şube Müdürü ve Ankara Halkla İlişkiler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı, Mustafa Kemal Atatürk hayranı. AÜ DTCF Türk Dili ve Edebiyatı, AÜ Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü, Gazi Ü.Güzel Sanatlar Ens.Yüksel Lisans. Görevi gereği Basın, Dış Politika ve Uluslar arası ilişkiler ilgi alanında oldu. Kurum yayınlarında büyük emeği var, ilk Türk Cumhuriyetleri Haber Bültenini, ilk STK yayın organı olan Türk Kadınlar Birliği aylık bültenini 10 yıl yayımladı… Ve başkaları… Sürekli Basın Kartı sahibi bir kurum gazetecisi. Gezer, görür, yazar, çizer, anlatır, konuşur, paylaşır… Barış, huzur, sevgi ve eğitimin bütün dünyaya yayılması en büyük özlemidir. Köy Enstitüsünden yolu geçmiş bir babanın yaşamına etkisi büyük olmuş, çocukken kendisine getirdiği dünya küresinden parmağıyla belirlediği Güney Afrika, Çin, Hindistan bir de Eyfel Kulesi en merak ettiği yerler olmuş, gitti ve gördü… En büyük hazinesi ailesi, eşi ve 2 kızı… Devam ediyor. Hayatta ve ayakta olmak en büyük sloganı…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!