TRUMP'IN AKLI KARIŞIK - Halimiz
OTOİMMÜN HASTALIKLARI
17 Ocak 2019
I. TBMM KURTULUŞ SAVAŞI MÜZESİ
17 Ocak 2019

Allah selamet versin…

Şaka değil, Amerikan Başkanı Donald Trump’ın son Suriye salvolarını ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, muadilinin, bu garip git-gellerini alttan alarak idare edişine muhalefetin eleştirel yaklaşmasına aynen de böyle diyerek baka kalıyorum…

Nedeni de hemen özetleyelim:

19 Aralık’ta attığı tweet ile Trump, Suriye’den, Amerika’nın, diplomatik ve askeri tüm personelini çekeceğini açıkladı. Erdoğan, tam da yerel seçimler öncesi istediğini fazla fazla aldı derken… Washington’dan geri ayak sürüme sesleri gelmeye başladı. Bu arada, Trump’ın, bu müstesna dış politika kararlarını doğru anlatabilmek için Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton, yeni yılın ilk seyahatini bölgeye yaptılar. Bu ziyaret sürecinde, Pompeo, Türkiye’nin, Kürtleri linç etmesine izin vermeyeceklerini ve Bolton da çekilmenin ancak Türkiye’den Kürtlere zarar vermeyeceklerine dair garanti alındığında gerçekleşeceğini söyledi. Pazartesi günü de Trump attı tweeti…

“İŞİD’in kurduğu bölgesel halifelikten geriye kalan az kısmı sert bir şekilde vurmaya devam ederken Suriye’den çok uzun zaman önce gerçekleşmesi gereken çekilişimize başladık. Gerekirse yakındaki mevcut üslerimizden yine saldırırız. Türkiye’yi de Kürtlere saldırırlarsa ekonomik olarak çökertiriz. 20millik bir güvenli bölge oluştururuz…”

Erdoğan, istediğini aldı derken… Bu açıklama, Trump’ın, Suriye ile olan sınır boyumuzca Kürtlere 20 millik bir genişlikte güvenli bölge oluşturmayı taahüt ettiği gibi bir noktaya evrildiğini ve de üstüne üstlük Türk ekonomisine de adeta savaş açtığını sergileyen bir dili içermekte.

Deli deliyi görünce çomağını saklarmış misali, Cumhurbaşkanı Erdoğan, böylesi bir çıkışı alttan almasın da ne yapsın…

Amerika’nın bugün için başkanı Trump… bir dediği öteki dediğini tutmuyor, bi de tutarsızlık hayati mevzularda gerçekleşiyor. Siyasetçilerin, iç kamuoyunu idare etmek için abartılı kimi söylemlerinin özellikle dış politikada karşılığının olmadığını her şeyden, herkesten önce kamuoyunun artık anlaması gerekirken… Siyasetçinin bu şekilde siyaset yapmasının tek sorumluluğunu da ona yüklememek gerekir belki de.

Velhasıl Amerika nere, Türkiye nere…

İŞİD’in bile Amerika’ya gerçekten ne kadar tehdit olduğu tartışılabilirken… Türkiye için aynı şekilde konuşmak ancak gammazlık olabilir. Ki Türkiye’nin, Suriye’den kaynaklı tek ulusal güvenlik kaygısı bu radikallerle sınırlı değil. Devlet politikası olarak Kürtlerin de Suriye sınırımız boyunca böyle bir 20 millik alanda Amerika korumalı kendilerine ait bir toprağın hakimi olmalarına ulusal güvenlik sorunu olarak bakılıyor.

Bu, iktidarın, Suriye başta Ortadoğu politikalarının doğru kurgulandığı ve icra edildiği anlamına elbette gelmemeli. Ama sürekli hatalar üzerine odaklanmak yerine, anda, an adına alınan doğru kararlara da bakmak ancak siyasi taraftarlığın ötesine geçildiğinde sanırım mümkün olabilir. Muhalifim muhalif, her şeye, her ne pahasına olursa olsun muhalifim demek, muhalefetin, sorumluluğunun hakkını doğru şekilde verdiğini göstermez.

Trump’ın, böyle twitter üzerinden attığı provokasyonlara gelip Türk ordusunu sınır ötesine bir anda taşımak akılcı bir yaklaşım olamaz. O halde, muhalefet ne ister… Trump’ın densizliği yüzünden hemen bugün Fırat’ın doğusuna askeri operasyon mu başlasın! Türkiye’nin, ulusal çıkarları bundan fayda mı görür, zarar mı! 1974 Kıbrıs harekatından alınan dersler sonrasında, böylesi askeri bir operasyonun farklı boyutlarda ele alınarak değerlendirilmesi yanlış bir yaklaşım mı olur! Ya da şöyle diyelim, Türkiye, Trump’ın densizliğine Erdoğan’ın alışık olduğumuz sert üslubu ile cevap verse idi… Sınır boyunca da yığılmış askeri birliklerimizde bir hareket kıpırtılarını yabancı ajanslar geçmeye başlasa idi… Amerika, Rusya, AB, Arap ülkeleri arasında hangisi, böylesi bir harekata siyasi ve diplomatik destek vermeye hazır? Hiçbiri…

Eğer ki böylesi bir hamle elzem olur ise elbette gereği yapılır, sonuçlarına da katlanılır. Ancak muhalefetin, böyle işlere meraklı imişcesine konuşmasını – hele ki Irak ve Suriye sınır boyumuzca yıllardır süren savaşın bedeli bu ülkeler adına gözümüzün önünde iken – anlamak mümkün değil.

İçi patlayıcı madde dolu bir odada çakmakla oynamak ne kadar akıllı işi değilse, bugün Suriye sınır boyunca oluşan durum tam da budur.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump’ı alttan alarak bugün için doğru yapmıştır. Dilindeki alışık olduğumuz ateşten bu kez uzak durması ve eylemine dökmemesi, bu memleketin çıkarınadır. Ancak Suriye’deki durum ve Türkiye’nin buradaki oluşan hassas dengelerde kendini yakmadan düzlüğe çıkması böyle tek bir hamlenin bertaraf edilmesi ile son bulmayacaktır. Bu mesele çözülene kadar bunun gibi daha kaç kriz atlatılacaktır kim bilir ve dileriz ki bir yol kazasına uğranılmadan hepsi atlatılabilir.

Ki IŞİD’in dün Menbiç’te yaptığı intihar saldırısının ne gibi sonuçlar doğuracağı da koca bir meçhul. Suriyeli Kürtlerin hakimiyetindeki bu Suriye toprağında 2 Amerikalı asker ve 2 Pentagon çalışanı öldü. Bir diğer bakışla, Amerikalılar, Suriye’de, kendileri yerine Kürtlerin hayatlarını kaybetmelerinden ötürü can borcu töhmeti altında kendilerini hissederlerken… Suriyeli Kürtlerin, askeri eğitim ve stratejik düşüncelerine destek sağlayan Amerikalı personelden tam gider ayak kayıp oldu.  Bildiğiniz ezber bilgilerle hareket edemeyeceğiniz kadar ortalık kaygan zemin.

Dili kırmanın, kırk boğum yutkunmanın zararı olmaz böylesi günlerde…

 

mm

Tülin Daloğlu

Publisher / Yayıncı - tulin.daloglu@halimiz.com Bu sitenin yayıncısı ve baş editörüyüm. Gazetecilik mesleğimde yirmi yılı geride bıraktım. Başta Türk medyası olmak üzere, Amerika, İngiltere ve İsrail medyalarında yazılarım yayınlandı. Ankara, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezunum. Üzerine aynı bölümde master çalışmam var … Ve Washington, D.C., Amerikan Üniversitesi'nde medya hukuku üzerine ikinci lisans üstü çalışmamı tamamladım. Şimdi, bu yeni mecrada huzurlarınıza çıkıyorum … yazarak, konuşarak, bilgi odaklı yürüyerek var olmaya kıymet verenlerdenim…

1 Comment

  1. kemal gülseren dedi ki:

    değerli analiz ve yorum için çok teşekkürler.

    yazılarınızı zevke takip ediyoruz..
    iyi akşamlarr tülin hnm.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!