TERSİNE GÖÇ - Halimiz
TERSİNE GÖÇ 2
ECEVİT’İN ARKASINDA DURAN GÜÇLÜ KADINA VEDA!
23 Ocak 2020
TERSİNE GÖÇ 3
BERLİN KONFERANSI, TEZKEREYİ DURAKLATTI
23 Ocak 2020
TERSİNE GÖÇ 4

Benim mezun olduğum lise ve üniversiteden bir çok arkadaşım ya üniversite okumaya ya staj yapmaya ya dil öğrenmeye ya da çalışmaya yurtdışına gitti.

Ankara’da üniversite okuyup da orada kalanlar genelde ya kendi işini yapanlar ya da aile işine devam edenler oldu. O zamanlar bir mimar sormuştu bana, Ankara beyin göçüyle nasıl başa çıkıyor diye. Omuz silkmiştim. Giden sayısı kadar gelen de vardı, başka şehirlerden en çok göç alan şehirlerden biriydi Ankara. Şimdi o soruyu soran kişinin yaşlarındayım ve son 7 yılda yaşanan beyin ve sermaye göçüyle ülkenin nasıl baş edeceğini merak ediyorum.

2000lerin başlarında kısmi bir geri dönüş yaşanmıştı. Özellikle 10-15 sene yurtdışında tecrübe kazanan beyaz yakalılar, sanatçılar, sporcular ülkeye geri dönüyordu. Ne güzeldi…

Ama sonra yavaş yavaş başlayan, özellikle Gezi olaylarıyla su yüzüne çıkan ve ardından 15 Temmuz ile devam eden karanlık günler başladı. Derken ardı arkasına yerel ve genel  seçimlerde hep iktidarın kazandığı, Türkiye’deki değerlerin alt üst olduğu, baskıcı rejimin yaşamın her alanında kendini hissettirdiği, bilgisizliğin prim yaptığı şimdiki zamana geldik.

Korkudan, ekonomik krizin derinliğinden ya da tamamen kişisel özgürlükleri kullanamamaktan dolayı yeni bir göç dalgası başladı. British Council’in Türkiye’deki 81 ilde 22-25 yaş arası 4816 üniversite öğrencisi denek üzerine yaptığı araştırmanın sonuçları karşı karşıya olduğumuz tehdidin boyutunu anlatıyor. Türkiye’de her 100 gençten 95’i lisans ve lisansüstü eğitimlerini yurt dışındaki üniversitelerde yapmak istediklerini söylüyor. Geriye kalan yüzde 5 ülkenin bilim, sanat, tıp, mühendislik, bilişim ortalamasını belirleyecek.

Bu gidişat ülkenin geleceğinin olmadığını gösteriyor. Önce problemin adını koyalım ki çözüm yaratalım. Gelecek için ilk yatırım eğitimdir öyleyse eğitim sektörünün derhal iyileştirilmesi gerekiyor. Daha doğrusu kamusal hakkımız olan eğitimin nitelikli hale getirilmesi gerekiyor. Öğretmenlik mesleğinin özendirilmesi ve öğretmenlerin güçlendirilmesi şart.

Ama eğitimi iyileştirebilmenin ilk şartı, yurt dışına giden yetişmiş beyinleri, örneğin akademisyenleri yeniden ülkemize çekebilmek. Bunu sadece maaş, lojman gibi maddi imkanlar sunarak yapabilmemiz mümkün değil. Akademisyen mesleğini özgürce yapabileceği, araştırma yapmak için gerekli kaynaklara kolayca ulaşabileceği, fikren özgür ve gelişmeye açık olduğu bir ortama geri dönebilir.

Bunlara şu anki iktidar ile kavuşabilmek pek kolay görünmüyor. Ancak tersine göç başlamadığı durumda da durum daha da kötüleşecek. Yumurta mı tavuktan çıkar tavuk mu yumurtadan durumu…

Öncelikle ülkeden göçen beyinlerin bir amaç için ülkeye geri dönmeleri gerekir. Bu amaç kendilerinden daha büyük bir amaç olmalıdır. Geri gelecek kişinin amacı gerçekleştirecek gücü ve bilimsel inancı olmalıdır.

Bu amaç hür, bağımsız, demokratik ve güçlü bir Türkiye kurmak olmalıdır. Tarih bize bunun olabileceğini göstermiştir. Bunu gerçekleştirmiş olan ulu önderimizin ayak izlerini takip etmemiz ve her zaman kendimize kılavuz olarak akıl ve bilimi almamız gerekmektedir.

Geri dönecek kişinin sosyal ağı olmalıdır. Bir ülkeyle bağ kurmamızı sağlayan, onu özlememizi ve kendimizi oraya ait hissetmemizi sağlayan en önemli şeylerden biri ailemiz ve sosyal çevremizdir.

Geri dönmek büyük bir karardır, cesaret ister.

mm

Ayse Musal Çıpa

Ankara’da doğdum ve büyüdüm. TED Ankara Koleji mezunuyum, Bilkent’te Turizm ve Otel İşletmeciliği okudum. Bir kaç sene mesleğimi yaptıktan sonra İstanbul’a taşındım ve reklam sektörüne geçtim. 17 sene aralıksız profesyonel hayatıma devam ettikten sonra 2011'de bir şirkete ortak oldum, evlendim ve 2012’de doğum yaptım. 2015’den beri Sivil Toplum Kuruluşları ile çalışmaktayım. Başka Bir Okul Mümkün Derneği’ni ve Yenidenbiz’i destekliyorum. İstanbul Gençlik ve Çocuk Sanat Bienali’nde gönüllü çalışıyorum. Kolektif işlere inanıyorum. Only One Team ile bir kolektif kitap yazıp, bir enstalasyon sergisi açtık, çevirim içi radyo kurduk ve çevirim içi şiir gecesi yaptık. Farkındalık, Reiki, Transandantal Meditasyon, Şiddetsiz iletişime giriş, yoga, P4C vb. bir çok kişisel ve mesleki eğitime katıldım. Farkındalık üzerine atölyeler düzenliyorum. Çocuklar için felsefe kolaylaştırıcılığı yapıyorum, yetişkinler için felsefe çemberleri düzenliyorum. Yazıyorum ve konuşuyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!