TEMİZ SİYASET HALA MÜMKÜN - Halimiz
DEZENFORMASYON TOPLUMU KEMİRİYOR
6 Haziran 2019
BAŞKALDIRMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ
6 Haziran 2019

Özel herhangi bir sıralama yok ama siyaset çarkının işleyişine dair zaman içinde önüme çıkan ve bir yerlerde kaydettiğim bazı alıntıları paylaşmak istedim.

“CIA ana akım medyada öne çıkmış her gazeteciyi satın almış durumda; Amerikan halkının inandığı her şey yanlış olunca, dezenformasyon programımızın tamamlandığını bileceğiz. ”- William Colby, Ronald Reagan’ın CIA Başkanı (1981)

“Herkesi bazen kandırabilirsiniz ve kimilerini de her zaman kandırabilirsiniz ama herkesi her zaman kandıramazsınız.” – ABD eski başkanlarından Abraham Lincoln

“Görünür hükümetin arkasında, kimseye biat etmeyen ve halka karşı bir sorumluluk hissetmeyen görünmez bir hükümet oturmaktadır. Bu görünmez hükümeti yok etmek; yozlaşmış iş ve yozlaşmış politika arasındaki kutsal ittifakı bozmak, bugünün devlet adamının ilk görevidir. ”- Theodore Roosevelt, (1906)

“Yeterince büyük bir yalan söylerseniz ve bu yalanı sürekli tekrar ederseniz, insanlar sonunda buna inanmaya başlayacaktır. Yalan, halkın, yalanın, siyasi, ekonomik ve / veya askeri sonuçlarından doğrudan etkilenmediği sürece muhafaza edilebilir. Dolayısıyla devletin tüm gücü ile muhalefeti bastırması hayati önemdedir çünkü devletin en büyük düşmanı gerçektir.“Joseph Goebbel, Alman Nazi Propaganda Bakanı

“Siyasette hiçbir şey tesadüfi olmaz. Eğer oldu ise, bilinki önceden mutlaka planlanmıştır.” – ABD eski başkanlarından Franklin Delano Roosevelt

“Medya dünyadaki en büyük güçtür. Çünkü kitlelerin zihinlerini kontrol ederler; masumu suçlu kılma ve suçluyu masum gösterme gücüne sahiptirler ve bu güçtür; eğer dikkatli olmazsanız, gazeteler, ezilen insanlardan nefret etmenizi ve ezeni de sevmenizi sağlayabilir.”- Malcolm X

“Medya patronlarının sahip olduğu büyük şirketlerin veya reklam verenlerin yıkıcı etkisi ile haber medyası propagandadan ibaret oldu. Genel anlamda gündem, izleyicinin, kendi mağduriyeti ve istismarı için dileyerek ve gönüllü olarak ikna edilmesinden oluşuyor. İnsan nüfusunun çoğunluğu kendisini cahil bırakarak, kandırılmaya müsait hale sokarak, aptallığıyla, kronik duyarsızlıkla veya ciddi merak ve sorgulama yoksunluğu ile ve bir de üstüne güçlü bir “her şeyi ben bilirim” dercesine alaycı bir hava ekleyerek kandırılmaya izin verdi. Tüketicinin, karnını tok ve kafasını da çok meşgul etmeyecek boş eğlence programları ile doldurduğunuz müddetçe veya başka anlamsız dikkat dağıtıcı etmenlerle, mutlu olurlar. Genetik klonlama gereksizdir. Klonlama zaten yapıldı çünkü kitlesel medyanın yıkadığı beyinlerin etkisi çoktan karşımıza dikildi.” – Paul A. Philips, gazeteci

“Hiçbir siyasi parti cehaletimizi tekeline alamaz. Cehaletimiz, her siyasetçinin ortak malıdır. ” – Agah Aydın, psikiyatrist

Bunları alt alta topladığınızda ve etrafınıza yüzeysel de olsa bir bakındığınızda, her siyasetçinin ve her gazetecinin ve hatta her bireyin bir fiyatı vardır önermesine yaklaşıyor olabilirsiniz. Bu olası önermeyle çelişmemek ama belki tamamlamak adına, bireylerin, hangi vasıfta olurlarsa olsunlar, tercihleri, kendi çıkarlarına en doğru hizmet eden neyse ondan yana olur da diyebiliriz. Bu herkesin satın alınabileceği önermesinin ağırlığını hafifletmese de bireysel tercihler üzerinden bir anlam katar. Halka hizmeti ve ülkenin çıkarını kollamayı öncelik görmesi gereken bir iş dalının, yani siyasetin, çok uzun yıllardır, siyasetçinin bireysel tercihleri üzerinden şekillendiği gibi bir sonuca da varabiliriz.

Bu gidişin gidiş olmadığını; değişiklik istediğinizi; memleketin çıkarlarının, bireysel çıkarlardan öte tutulmasının elzem olduğunu da söyleyebilirsiniz. Yavaş yavaş kıpırdanıyor olabilir ve kimi olayları kendinize ve yaşadığınız vatana yakıştıramıyor da olabilirsiniz. Zira tarih, siyaseti, yaşanan her dönemde karanlık ve ancak satın alınamayacak değerlere sahip insanların dirayeti ile ezberinin bozulduğu bir dolu döngüyle de yazar.

Onun içindir ki siyasetin değişmesini istiyorsak, toplumu oluşturan her bireyin çıkarını nerede gördüğünü tartması ve partizanlığının, eğer ki partizansa, anlamının ve sonuçlarının ne olduğunun bilincinde olmaya çalışması önemlidir. Onca siyasi tarih bilgisinin erişilebilir olduğu bir çağda, “Ben bunun böyle sonuç vereceğini bilmiyordum, kandırıldım,” diye masumiyet karinesine sığınmak belki bazılarını ikna edebilir ama insan kendini buna inandırmışsa, büyük sorun var demektir.

Eğer ki vatan sevgisi, bireysel çıkarların ötesine geçebilirse ve eğer ki toplum hep birlikte böyle bir bilince gelebilirse, siyaset de anlamını bugünkü kirlenmiş halinden çıkartır ve temize çekebilir. Tarih, bu meslek dalının arındıkça kirlenilen, kirlendikçe arınmaya muhtaç olan bir çark içinde yol kat ettiğini gösteriyor. Ama bugün için en büyük açmaz araftaymışız hissiyatının ağır basması; tercihin iyiden mi, kötüden mi yana yapılacağının bilinmediği gibi iyinin ve kötünün tanımları bile hatta muallak olmuş. Bir de üstüne,  siyasetçilerin yarattıkları bu kirli düzene iştirak etmiş medyanın, kendini dahi yok edebilecek koca bir çamur deryası yapıya aklı başı yerinde olan kimsenin bulaşmak istememesi; kirlenmekten korkmaları. Ve bu öyle zalim bir çelişki ki erdemli ve eğitimli olabilen ve kalabilen insanlar siyasetten uzaklaştıkca, siyasetin de kendini düzlüğe çıkartabilme şansı giderek sönüyor.

Çözüm ise sandığınızdan çok daha basit. Ne siyasete atılarak, ne de her fırsatını bulduğunuzda yüksek siyaset konuşarak olacak iş değil bu. Yapmanız gereken birey olarak doğru ve yanlışı ayırt etmesini bilmeniz ve her seçiminizde doğrudan, edepli ve erdemli yoldan yana tercihinizi kullanmanız.  Tepki vermeden, sadece olarak… Bu vatanın evlatlarının yeniden bir bütünün parçası olarak hissetmesine ve ortak değerlerimizin hala var olduğuna hayat suyu olacaktır böylesi bir yaklaşım. Henüz imkansız değil, hem de hiç değil…

 

mm

Tülin Daloğlu

Publisher / Yayıncı - tulin.daloglu@halimiz.com Bu sitenin yayıncısı ve baş editörüyüm. Gazetecilik mesleğimde yirmi yılı geride bıraktım. Başta Türk medyası olmak üzere, Amerika, İngiltere ve İsrail medyalarında yazılarım yayınlandı. Ankara, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezunum. Üzerine aynı bölümde master çalışmam var … Ve Washington, D.C., Amerikan Üniversitesi'nde medya hukuku üzerine ikinci lisans üstü çalışmamı tamamladım. Şimdi, bu yeni mecrada huzurlarınıza çıkıyorum … yazarak, konuşarak, bilgi odaklı yürüyerek var olmaya kıymet verenlerdenim…

2 Yorumlar

  1. Zeliha Doğan Yeşil dedi ki:

    Canım iyi bayramlar diliyorum öncelikle. Harika bir yazı kaleme almışsın. Hem güzel önerilerin hem de yüreklendirmen çok etkileyici. Benim gibi umutsuzluğa gark olmuş birini bile uyandırdım. Yine yeniden yapacak bir şeyler olduğunu vurgulaman çok güzel. Nice güzel günlere selam sevgiler.

    • halimizadmin dedi ki:

      Zeliha’cım. Bu güzel mesaj için teşekkür ederim. Ben de sizlerin bayramını kutluyorum. İçten selam, sevgilerimle…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!