SUR'DA YASAKLA GEÇEN İKİ YIL - Halimiz
SUR'DA YASAKLA GEÇEN İKİ YIL 2
SÜRDÜRÜLEBİLİR İNSAN
14 Aralık 2017
SUR'DA YASAKLA GEÇEN İKİ YIL 3
İNANÇ ÜZERİNDEN SİYASET
14 Aralık 2017
SUR'DA YASAKLA GEÇEN İKİ YIL 4

Diyarbakır-Sur ilçesiyle özdeşleşmiş Dört Ayaklı Minarenin altında silahlar patladığında takvimler 28 Kasım 2015’i gösteriyordu. O noktada basın açıklaması yapmış olan Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi bir kurşuna hedef olmuş ve hayatını kaybetmişti. Olayın hemen ardından bölgede ilan edilen sokağa çıkma yasağı, iki yılı dolduran yasakların habercisi gibiydi. Yasak ilan edilmeden önce, binlerce kişinin yaşadığı, dar sokakları, kiliseleri, camileri ve tarihi dokusuyla kendine has bir yerdi Suriçi. Ne olduysa PKK’nın gençlik örgütü YPS militanlarının bölgede hendek kazarak barikat kurmalarıyla başladı. Bölgede “öz yönetim” ilan eden gruplara, beklendiği gibi operasyon yapıldı. Operasyonlar için 2015 Eylül ayında düğmeye basıldı. Sur 6 Eylül 2015’te ilk sokağa çıkma yasağıyla yüz yüze geldi. 15 mahalle ve 1 caddeyi kapsayan sokağa çıkma yasakları, 30 Kasım’a kadar 5 kez ilan edildi. Tahir Elçi, tarihi eserlerdeki tahribata dikkat çekmek için Dörtayaklı Minare önünde açıklama yaptığı sırada uğradığı silahlı saldırı sonucu yaşamını yitirdiği gün dördüncü yasak ilan edildi.

Sivillerin çıkması için iki sonra kaldırılan yasak 2 Aralık’ta yeniden ilan edildi. 8 gün sonra yasağa 17 saat ara verildi. 17 saatin sonunda kaldığı yerden devam eden yasak altı mahallede bir daha kaldırılmadı. Yasağın kapsamı bazen genişletildi, bazen daraltıldı ama ikinci yılını geride bıraktı.

Valilik yasağın gerekçesini “bölgede var olabilecek tuzaklamaların imha edilmesi ve ilgili alanın vatandaşların güvenli bir şekilde kullanımına uygun hale getirilmesi için arama-tarama faaliyetlerinin devam etmesi ve enkazın kaldırılması” olarak açıklamıştı. Resmen söylenmese de, yasak bölgede yıllardır planlanan kentsel dönüşümün hayata geçirilmesi için bir fırsat olmuştu. Hükümet de bu fırsatı sonuna kadar değerlendirmekte sakınca görmedi.

Peki, ikinci yılını geride bırakan yasak nasıl bir tablo ortaya çıkardı. Şehir Plancıları Odası Diyarbakır Şubesi, çatışmalardan sonra yaşananları gün be gün raporladı. ŞPO’nun raporuna göre iki yılın sonunda 595 tescilli tarihi yapıdan 89’u tamamen yıkıldı. Çatışmalar nedeniyle bölgeden 40 bin kişi göç etmek zorunda kaldı. Son yasağın üzerinden iki yıl geçmesine rağmen, yasak hala sürüyor. Yasağın sürdüğü mahalleler hala polis barikatıyla çevrilmiş durumda. Bilmeyen biri kent içinde başka bir ülke sınırı zannedebilir.

SUR'DA YASAKLA GEÇEN İKİ YIL 5

Türkiye Mimarlar ve Mühendisler Odaları Birliği Diyarbakır İl Koordinasyon Kurulu üyesi Mimar Herdem Doğrul, Sur’da asıl tahribata, çatışma sonrasındaki yıkımın neden olduğunu söyledi. Doğrul, “Yıkımın esas kaynağı çatışma değil Sur’da yürütülen yıkımdır. 6 mahallenin yüzde 72’si yıkılmış, hiçbir şey kalmamış. Planlı programlı bir yıkım değil. Çatışmanın hemen arkasından Mart ayında kamyonlar ve iş makinaları çalışmaya başladı. Çatışma Sur’a girilmesinin bir yöntemi olarak deneniyordu. Hasırlı Mahallesinin yüzde 97’si yok edildi. Tankların geçmesi için yıkımlar yapıldı. Yıkımı durdurmaya gücümüz yetmedi. Sur halkına karşı bunun mahcubiyetini yaşıyoruz. İki yıldır aralıksız süren yıkım ve bir şeyler yapılıyor. Sur’un öyle bir yapısı var ki diğer kentlere benzemiyor. Yeni bir şey yapmanız mümkün değil. Yeni yapılarla tatmin olmanız mümkün değil. Kültürel soykırım durumu söz konusu altı mahallenin yüzde 72’si yok edilmişse, o kültürün kendini yeniden inşa edememesi soykırımdır. Yıkımın gerekçesi savaştı ama savaşın yaşanmadığı Ali Paşa mahallesinde bile yıkım oldu. 22 bin 303 insanın yerinden edildiğini söyleyebiliriz,”dedi.

Sur’da yıkılan yapıların yerine yenileri yapılıyor. Güya Diyarbakır mimarisine uygun yapılıyor. Evleri, yapılmasının talimatını verenler bile beğenmemiş. Ortaya bir ‘şey’ çıkmış ama Diyarbakır evi olmadığı kesin. Yıkılıp yeniden yapılacağı söyleniyor ama hala bir adım atılmış değil.

Mimar Doğrul, yeni yapıların koruma kurulunun bilgisi dışında yapıldığını vurgulayarak, “Koruma Kuruluna başvurduk, ‘Yeni inşa edilen yapılara dair elinize ulaşan proje var mı?’ diye sorduk. Koruma Kurulu’nun gönderdiği cevap yazısında ‘Herhangi proje yok’ dediler. Baştan sona hukuksuzluk, kendi kurulunu tanımayan bir iktidar var. Kendisi yapıyor ama kurula sunmuyor. Projenin kurula gitmesi lazım ama gitmeden inşaat başlamış. Ortada büyük bir yalan var. Kamuoyunu aldatma var. Bizim ümidimiz, Sur halkı geri dönecek ve kendi evini inşa edecek. İl Koordinasyon Kurulu olarak şunun teminatını verebiliriz; Eğer inisiyatif halka geçerse, biz ve bütün arkadaşlarımız gönüllü olarak çalışmaya ve destek vermeye hazırız. Bu raporun bir amacı da uluslararası yargı sürecinde delil olmasıdır. Kısa vadede yerelde bir sonuç alınamayacağı görülüyor ama uluslararası yargı sürecinde Türkiye bütün kurumlarıyla gerçekleştirdiği bu kent kırımlarının hesabını verecek. Bu iş hesapsız kalmayacak” diye konuştu.

SUR'DA YASAKLA GEÇEN İKİ YIL 6

Şehir Plancıları Odası Başkanı Fatih Tekin ise Sur’da aralarında tarihi binaların da bulunduğu 3569 yapının yıkıldığını hatırlatarak; ” 11 Temmuz 2017 tarihli uydu fotoğraflarına göre 16 aylık süreçte 46 hektar alan yıkıldı. Bu alanda, 4985 yapı bulunmaktaydı bunun 3569’ı yıkılmıştır. Yani alan olarak yüzde 61’i yapısal olarak yüzde 72’si yıkılmıştır. 87 tescilli, 247 tescile değer yapı yıkılmıştır. Bunların aralarında hamam, cami, türbe, geleneksel Diyarbakır evleri yıkılmıştır. En büyük hasarı Hasırlı Mahallesi gördü. 20 hektarlık alanın 19 hektarı yıkıldı” diye konuştu.

Üçüncü yılına giren yasak artık tepki çekmeye başladı. Mazlum-Der’den ayrılan grubun kurduğu Hak İnisiyatifi isimli oluşum üyesi Aktivist Reha Ruhavioğlu yasağın keyfi hal aldığı görüşünde. Ruhavioğlu, “Bu yasak normal bir yasak olma sınırını çoktan aştı. İki yılını bitirip üçüncü yılına girecek bir sokağa çıkma yasağı ancak savaş bölgesinde olabilir. Biz burada bir çatışma halinin olduğunu ve bu çatışma halinin yüz gün sonra sona erdiğini biliyoruz. 100 gün de arama-tarama olsun. Üzerinden neredeyse bir buçuk yıl geçti ve orası hala yasak. Bu, işin hukuki boyutu aştığını ve keyfi bir hal aldığını bize gösteriyor. Bunun biran önce kaldırılması gerekiyor” şeklinde konuştu.

Evet, Sur içine girmek yasak. Yasaklı bölgeye girerseniz hemen gözaltına alınırsınız, ama hırsızların girmesi serbest(miş). Yasak bölgedeki Sur Giragos Ermeni kilisesi iki kez talan, bir kez de tahrip edildi. Üçüncü yılından gün alan yasağın ne zaman kalkacağını artık kimse konuşmuyor bile. Kalktığında ortaya yeni bir şehir çıkmış olacak. 7 bin yılın izleri silinerek kurulan yeni bir şehir.

 

mm

Mahmut Bozarslan

Mahmut Bozarslan gazeteciliğe 1996 yılında Diyarbakır’da başladı. Sabah Gazetesi, NTV ve El Cezire Türk’de muhabirlik yaptı. Bu sırada, Fransız Haber Ajansı AFP’ye de serbest muhabir olarak katkıda bulundu. Bozarslan, Kürt sorununun çeşitli yönleri, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi, kadın sorunu, mülteciler, yerel ekonomi gibi konularda da haberler yaptı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!