SULARI BULANDIRMAK - Halimiz
MUDDYING THE WATERS
25 Nisan 2019
ÇOCUK
25 Nisan 2019

Washington’daki siyasi bölünme biraz daha derinleşti ve biraz daha çirkinleşti.

2016’da gerçekleşen Amerika Birleşik Devletleri Başkanlık seçimlerine Rusya’nın müdahalesi ile ilgili yapılan araştırmanın 400 küsur sayfalık sonuç raporu nihayet yayınlandı. Ne yazık ki Trump ve Rusya arasındaki ilişki konusunda son sözü söylemesi beklenen rapor; pek çok kişinin umduğu netliği içermiyor.

Raporda tam bir netlik olmadığı için taraflar yazılanları kendilerine göre yorumluyorlar.

Rapor, ipuçları sunmak konusunda son derece detaylı iken, bulgular söz konusu olduğunda böyle detaylar içermiyor ve dolayısı ile konu yoruma açık hale geliyor.

Özel yetkili savcı Robert Mueller ve ekibi seçime Rusların müdahale ettiklerine dair kanıtlar buldular fakat Trump’ın seçim kampanyası ile ilgili bir komplo yapıldığına dair resmi bir kanıt bulamadılar. Etik olmayan pek çok uygulama olduğunu da raporladılar, örneğin; Trump başkan adayıyken toplumun önünde yaptığı bir konuşmada Rusları Hillary Clinton’ın e-postalarını hacklemeye davet etmişti.

Özetle; Trump’ın kampanya çalışanları, 2016 seçimlerini etkilemek için Ruslarla iş birliği yapmamıştı ama sonuçlarından da ziyadesiyle memnun kalmışlardı.

Bir de adaletin engellenmesi konusu vardı; Donald Trump, Mueller soruşturmasını durdurabilmek için ne kadar ileri gitmişti?

Raporda bunun net bir cevabı yok fakat rapor, engelleme anlamına gelebilecek 10 rahatsız edici olaydan bahsediyor. Son kısımda ise Başkan Trump’ın bu olaylardan ötürü yargılanıp yargılanmayacağına karar verecek kişinin özel yetkili savcı Mueller olmadığı belirtiliyor.

Adalet Bakanı William Barr’ın bize anlattığının aksine bu rapor Trump’ı temize çıkartmıyor, aksine şöyle söylüyor:

“Bu kadar detaylı bir incelemenin ardından eğer Başkanın adaleti etkilemediği sonucuna net olarak varmış olsaydık, bunu bu şekilde dile getirirdik. Ulaşılan bulgular ve geçerli hukuki standartlar ışığında bu sonuca ulaşmış değiliz.”

Aslında Mueller ardından gelecekler için bir “yol haritası” hazırlamış gibi görünüyor. Raporda düzinelerce şahidin detaylı ifadeleri ve bu araştırmayı durdurmaya çalışan bir başkanın hikayesi anlatılıyor.

Belli ki soruşturmanın hayatta kalabilmesinin tek sebebi yardımcılarının Trump’ın emirlerini görmezden gelmeleriymiş.

Yani rapora göre Trump soruşturmayı önlemeyi istemişti fakat verdiği emirler yerine getirilmemişti. Raporda da bu belirtilmiş:

“Başkanın soruşturmayı etkileme çabaları çoğunlukla başarısız oldu çünkü Başkanın çevresindekiler isteklerini yerine getirmeyi reddettiler.”

Raporda daha önce bilmediğimiz çok şey var. Pek çok Amerikalı, Trump’ın soruşturmayı attığı tweetlerle etkilemeye çalıştığını zannediyordu oysaki Mueller raporları bize, perde arkasından sürekli soruşturmayı sabote etmeye çalışan ve özel yetkili bir savcının kendi başkanlığının sonu anlamına geleceğini söyleyen bir başkan portresi çiziyor.

Sonuçta Donald Trump bu soruşturmanın nihayetinde herhangi bir iddianame ile karşı karşıya kalmasa da itibarı çok ağır yaralar aldı. Mueller raporu Beyaz Saray’ın yalanlar üzerine kurulduğunu ve başkanım davranışlarının yasa dışı olmasa dahi ahlak ve etik dışı olduğunu gözler önüne seriyor.

Bu sırada Trump, raporu ilk başta sevinçle karşılasa da (En azından Adalet Bakanı Barr tarafından son derece olumlu bir şekilde yorumlanan versiyonunu…) daha sonra tekrar saldırı pozisyonuna geçerek, destekçilerini düşmanlarının kendisi için bir “cadı avı”   başlattıkları iddiaları ile kışkırtmaya başlamaktan geri kalmıyor.

Daha fazla yalan, daha fazla paranoya ve Paskalya tatilinde bile devam eden Twitter saldırıları…

Aslında, Mueller raporu hakkında sosyal medyada yorum yapmak isteyen tek kişi başkan değildi.

Meşhur siyaset bilimci ve Eurasia Grubun başkanı Ian Brenner, şu paylaşımda bulundu:

“Mueller raporu bize, Trump’ın otoriter bir lider olmak istediğini ama bunu başaramadığını gösteriyor. Başaramıyor çünkü kendisine verilen gücün üzerinde çok kuvvetli kontrol mekanizmaları var. Beceremiyor çünkü kendi danışmanları bile ona bu konuda yardım etmiyor. Beceremiyor çünkü bunu başarabilecek kapasitesi yok.”

Bu arada bu süreçte, Demokratların çoğunluğu oldukça ölçülü bir tutum içerisindeydi. Trump’ın görevden alınması için oturum düzenlenmesi gibi bazı çağrılar olsa da parti liderleri daha itidalli bir yaklaşım tarzını benimsediler. Bu itidal kısmen Demokratların bu konudaki herhangi bir uğraşısının, Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Senatoda bir şansı olmayacağı inancından kaynaklanıyordu. Ayrıca ortaya çıkacak siyasi bir karışıklığın seçmenler için çok önemli olan “yükselen sağlık sigortası fiyatları” gibi konuların gündeme gelmesini geciktireceğini düşünüyorlardı.

Capitol Hill’de pek çok kişi hâlâ Mueller’in 448 sayfalık raporunu en ince ayrıntısına kadar okuyup, bütün kanıtları incelemeye ve önlerine konan bu yol haritasını en faydalı şekilde nasıl kullanabileceğini çözmeye çalışıyor. Sadece Adalet Bakanı ve çalışanlarının bildiği kimi sebeplerden ötürü raporun bazı kısımlarının karartılmış (üzerinin çizilmiş) olması da inceleyenler açısından durumu daha da zorlaştırıyor.

Kongre, raporun sansürsüz halini görmek istiyor ve kim bilir belki bir gün Amerikan halkı da raporun tamamını okuyabilir. Fakat rapor, sansürlenmiş haliyle dahi, Washington Post için kitap eleştirmenliği yapan Pulitzer ödüllü Carlos Lazoda tarafından “Trump yönetimini müthiş bir başarı ile anlatan” bir metin olarak tanımlanıyor.

Rapor, 18 Nisan’da yayınlandığında çok sayıda editör ve muhabire raporu inceleme görevi verilmişti. Lozada da onlardan birisiydi ve raporla ilgili eleştirilerini internette yayımladı.

Eleştirisinde, Mueller raporunun sadece bulgulardan oluşmadığını, aynı zamanda bunun Trump hakkında yazılmış en iyi kitaplardan birisi olduğunu söylüyordu.

Lozada eleştirisine bir siyasi kitabı eleştirir gibi başlıyor. Olay döngülerinden ve biçimden bahsediyor ve çok fazla dipnot ve rahatsız edici bir redaksiyon olduğundan şikayet ediyor.

Fakat Lozada, raporun tarihsel doğasını çok beğendiğini belirtip uzun süreli etkisinin çok yüksek olacağını da ekliyor. Eleştirmene göre kitapta başkanın tüm fevriliği, özgüven eksikliği ve kural tanımazlığı teşhir edilmiş.

Bu arada Mueller’in raporu çok satanlar listesine girdi bile. İnternette yayınlanmasının üzerinden 24 saat dahi geçmeden iki adet kitap versiyonu basıldı ve hemen Amazon’un çok satanlar listesinin üst sıralarına yükseldi.

Lozada raporun mutlaka okunması gerektiğini söylüyor ve eleştiri yazısını şu şekilde tamamlıyor:

“Mueller’in görevi bitti fakat başkanın ve bizim bu rapora nasıl yaklaşacağımız gelecek bölümlerin şeklini belirleyecek.”

Bir başka deyişle, Mueller kitabın sonunu bize bırakmış gibi görünüyor.

Çeviren: Deniz YURDAKUL 

 

 

 

 

mm

Paula Wolfson

Paula Wolfson is a veteran Washington correspondent who has covered three presidents and six presidential campaigns. She was the White House bureau chief for the Voice of America before switching to commercial radio, where she reported on science and health care policy, Recently she returned to her first love and is writing once again on American politics and foreign policy for halimiz.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!