ŞÜKREDİN - Halimiz
ŞÜKREDİN 2
AN, ŞİMDİ…
27 Aralık 2018
ŞÜKREDİN 3
METİN AKPINAR, MÜJDAT GEZEN VE BOLD PİLOT İLE SENE BİTERKEN
27 Aralık 2018
ŞÜKREDİN 4

Hayatınızdakilerin değerinin farkında mısınız? Sağlıklı olduğunuz, hareket edebilecek gücünüz, başınızı sokacak bir çatınız ve sizi geçindirecek bir işiniz olduğu için mutlu musunuz? Yoksa sahip olduklarınızdan çok sahip olmadıklarınızla mı ilgileniyorsunuz? Sahip olmadıklarınız için hayıflanıp duruyor ve hırs yapıyorsunuz. Şu an sahip olmadıklarınıza ulaşmak için kendinizi mi paralıyorsunuz? Elinizdekilerin kıymetini biliyor ve şükrediyor musunuz?

Yoga felsefesinde “santosha” adında bir ilke vardır. Benim en sevdiğim ilkelerden biridir. “Santosha”, hayatından memnun ve mutlu olmak ve tatminkâr olmak anlamına gelmektedir. Ben, bu ilkeyi Anadolu kültürünün “şükür” felsefesi ile çok bağdaştırıyorum. Bence “santosha” ve “şükretmek” aynı şey.

Hayatımızda var olanlardan çok, olmayanlarla mı ilgileniyoruz? Hayatımızı “keşke” kelimesi mi yönlendiriyor? “Keşke daha uzun boylu olsaydım.” “Keşke daha zayıf olsaydım.” “Keşke daha esnek olsaydım.” “Keşke daha kaslı olsaydım.” “Keşke karın kaslarım daha güçlü olsaydı.” “Keşke daha çok spor yapabilseydim.” “Keşke spor yapmaya vaktim olsaydı.” “Keşke salonum/mutfağım daha büyük olsaydı.” “Keşke tam gün çalışmasaydım.” “Keşke masa başı bir işim olsaydı.” “Keşke vardiyalı çalışsaydım.” “Keşke daha hareketli ve vaktimin bir kısmını dışarlarda geçirebileceğim bir işim olsaydı.”

Fark ettiniz mi? Keşke ile başlayan cümleleri istediğiniz kadar çoğaltabiliriz. Eğer hayattaki amacımız hayatımız için hayıflanmaksa ve hayatımızda eksik olanlar için üzülmek ve dertlenmekse, keşke”li cümleler bizim bir parçamız olur. Hayatımızda hayıflanmaya ve hırslanmaya devam ederiz. Elde edemediklerimiz ve ulaşamadıklarımız için hırslanıp ruhsal olarak kendimizi yıpratırız.

“Santosha” ilkesi, kişinin hayatın ona sundukları kabullenmesini ve mutlu olmasını ifade eder. Hayatın tüm getirdiklerini (iyi/kötü) kabullenmeyi içerir. Bu ilkenin temelinde, hayatta ters giden şeyler hakkında şikâyet etmek yerine, olanı kabul etmek ve ders çıkarmak vardır. Hayatın her alanında olanı olduğu gibi kabul etmek, mutlu olmak ve hayatın bize verdikleriyle yetinmektir. Bu ilke, tamamen kendimizle ilgilidir. Hayatta sahip olduklarımız ve bize verilenler…

Ne yazık ki günümüzde hayatımızı sürekli maddiyata ve maddiyat ile gelen mutluluğa ve tatmine bağladığımız için bu ilkeyi gerçekten hissedebilmemiz o kadar kolay değil. Günlük yaşam içinde hep bir yerlere yetişmeye çalışıyor, birden fazla işle uğraşıyor, herkesi memnun etmeye çalışıyoruz. Peki bu arada kendimizi memnun ve mutlu edebiliyor muyuz yoksa tüm bu koşuşturma içinde “hiçbir şeye yetişemiyorum. Yeteri kadar iyi değilim. Yeteri kadar başarılı değilim” gibi düşüncelere mi kapılıyoruz? Eğer zihnimiz bu tarz düşünceler içinde yüzüyorsa, o zaman “santosha” ilkesinden ve “şükretmekten” o kadar uzağız ki!

Sabah gözünü açtığında nefes alabiliyor musun? Sağlıklı mısın? Yataktan iki ayağının üzerine kalkıp kendi başına hareket edebiliyor ve kendi işini kendin yapabiliyor musun? Sıcacık evinde dolabını açtığında karnını doyuracak bir şeyler bulabiliyor musun? Ailen ve arkadaşların yakınında mı oturuyor? Her gün gidebilecek bir işin var mı? Bu iş sana ekonomik özgürlük sağlıyor mu? Akşam eve dönmeden spor tesisine gidip spor yapabiliyor musun? Hafta sonu arkadaşlarınla dışarı çıkabiliyor ve sinema, tiyatro gibi kültürel aktivitelere katılabiliyor musun? O zaman elinde olmayanlar için neden üzülüp hırslanıyorsun? Elindekiler ile neden mutlu olmuyorsun? Neden bunların kıymetini bilmiyorsun? Sana bahşedilen bunca güzel koşul için neden şükretmiyorsun?

Hayat, elde ettiklerimiz ve elde edemediklerimiz arasında gidip gelen bir yolculuk. Elbette hepimizin hayalleri var. Ama şarkıda ne der: “Düşlerle gerçekler ayrı ayrı yaşar.” Size, hayallerinizden vazgeçin demiyorum. Albert Einstein ne demiş: “Hayal etmek, bilgiden daha önemlidir/değerlidir.” Tabii ki hayal edeceğiz ve isteyeceğiz. Ama hırs yapmak yerine azim, kararlılık ve sebat ile düşümüzün peşinden gideceğiz. Bu arada elimizde olanların değerini bileceğiz. Hayatın bize sunduklarından mutlu olacağız ve şükredeceğiz: “İyi ki sağlığım yerinde.” “İyi ki dertlerimi paylaşacak ailem ve arkadaşlarım var.” “İyi ki başımı sokacağım sıcacık bir yuvam var.” “İyi ki beni geçindiren bir işim var.” Hayatımızdan “keşke”li cümleleri silip “keşke”li cümleler yerine “iyi ki” ile başlayan cümleler kurmayı dileyeceğiz. “Santosha”, hayatın kendisini ve sunduklarını kabullenmeyi ifade eder. “Santosha”, kabul edip hayatın bize getirdiklerinden memnun ve mutlu olmayı anlatır bize. Tıpkı “şükür” gibi. O halde siz de hayatın size verdiklerine şükredin ve elde edemedikleriniz için hayıflanacağınıza ve hırs yapacağınıza elinizdekilerin kıymetini bilin ve şükredin.

mm

Burcu Yırcalı

Yogaya boyun ve bel ağrıları gibi sağlık sorunları yüzünden 2006 yılında başladım. Önceleri yoganın sadece bedensel boyutuyla ilgilenirken ve “savasana” (ceset pozisyonu) adı verilen son dinlenme pozisyonunda bir dakika bile kıpırdamadan yatamazken zaman içinde yoganın bedensel boyutunun ötesinde boyutları olduğunu da fark edip çok sevdim. Bu sevgi benim yoga üzerine eğitimlere katılmama sebep oldu. 2012 yılından beri yoga eğitmenliği yapmakta ve yoga ve meditasyon ile hem kendi hem de katılımcıların hayata değişik bir açıdan bakmasını amaçlamaktayım.

1 Comment

  1. Ferit Erkekli dedi ki:

    İyi ki okumuşum, çok güzel bir yazı, sağlık her şeyin başı.
    İyi günler dilerim.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!