SOKRATES - Halimiz
BAHAR GELDİĞİNDE Mİ BEN BÖYLE OLURUM?
7 Mart 2019
MR. TRUMP’S TERRIBLE WEEK
7 Mart 2019

Hür düşünceyi yenmek mümkün değildir. Sokrates örneği bunu yeterince ispat etmektedir. Onu öldürmekten başka bir şey gelmemiştir ellerinden. Her şeyden önce hiçbir şey bilmediğini ve bildiği tek şeyin hiçbir şey bilmediği olduğunu söyleyen bir adama ne yapabilirsiniz? Elinden geldiği kadar başkalarından bir şeyler öğrenmeye çalışan, birtakım sorular soran, aldığı cevaplarla hiçbir zaman tatmin olmadığı için onları daima kalburdan geçiren bir adama ne yapılabilir? Ona, ağır işleyen bir düşüncesi olduğunu söyleyeceksiniz; bunu çok iyi bildiği cevabını verecektir. Kimsenin görmediği birtakım güçlükler gördüğünü söyleyeceksiniz: “Çarçabuk anlayanlar için mesele yok, fakat anlamadan kabul etmem için bir sebep mi bu?” diye cevap verecek. 

Bir gün Sokrates yine öğrencileriyle sohbet ederken bir öğrencisi ona sorar: 

“Eğer demokrasi çoğunluğun kararını kabul etmekse adil olan da bu değil midir? Mesela yüz kişinin oy kullandığı bir yerde elli bir kişinin kararına mı uymak daha adil ve doğru olur, yoksa kırk dokuz kişinin kararına uymak mı? 

O halde sizin demokrasiye karşı çıkmanız doğru olmadığı gibi haklı da sayılmaz.” 

Bunun üzerine Sokrates her zaman olduğu gibi soru cevap yöntemini kullanarak öğrenciye sorar. 

“Bize söyler misin, bilge olmak mı daha zordur yoksa cahil olmak mı?” 

Öğrenci cevap verir: 

“Elbette ve hiç şüphesiz bilge olmak daha zordur. Bilge olmak için çok okumak, araştırmak ve yorulmak gerekirken cahil olmak için bir şey yapmaya gerek yoktur.” 

Sokrates devam eder: 

“Peki o halde bize söyler misin, toplumlarda cahil insanların sayısı mı çok olur yoksa bilge insanların sayısı mı çok olur?” 

Öğrenci tereddütsüz yanıtlar: 

“Elbette ki hiç kuşkusuz cahil insanların sayısı daha fazla olur.” 

Sokrates’in bir sonraki sorusu gelir: 

“Peki bize yine söyler misin, bir gemide yüz yolcu bulunsa, geminin nerede, nasıl ve hangi yönde yelken açması gerektiğini kaptan mı daha iyi bilir yoksa o yüz yolcu mu? 

Öğrenci bir iki saniye düşündükten sonra cevap verir: 

“Eğer yolcular içinde denizcilik bilgisi olan yoksa pek tabii en iyi bilen kaptandır.” 

Sokrates şöyle devam eder: 

“Peki o halde diyebilir miyiz ki herkes her konuda karar veremez! Herkes bildiği yerde konuşmalı, her iş ehline verilmelidir!” 

Öğrenci kabul eder: 

“Pek tabii olması gereken budur.” 

Sokrates gülümseyerek sohbeti noktalar: 

“Peki o halde bize yine söyler misin? Kimin hangi konuda bilgili olup olmadığını bilmeden sadece çoğunluk oldukları için kararlarını doğru bulmak, adil ve doğru olabilir mi? Hem sen de kabul ettin ki bir toplumda cahillerin sayısı bilgelerden hep daha çok olur diye…” 

Bu anekdottan çıkarılacak çok ders var. Fazla bir yorum yapmaya da gerek yok zaten. 

Sokrates büyük bir düşünürdü gerçekten. 

Düşünce sisteminin özünü ise şöyle ifade ediyordu: 

“Ne olursa olsun, düşünceme karşı ve yalnızca ona karşı yükümlüyüm. Beni insan yapan tarafımın o olduğunu hissediyorum. Düşünceme ihanet etmemeliyim; hatta ona saygı göstermek zorundayım. Eğer, anlamadığım şeyi anladığımı söyleyecek olursam ve bana yanlış ve belirsiz gibi gelen bir şeyi kabul edersem, ona saygı göstermek şöyle dursun, hatta ihanet etmiş olurum. Kendi düşünceme karşı görevim, hüküm verirken açık ve seçik bir şekilde görmeye çalışmak, açık ve seçik bir şekilde göremediğim zaman da şüphe etmektir. Daha iyisi elimden gelmediği zaman şüphe etmede utanılacak bir taraf yoktur. Kimse her şeyi bilemez. Bana sadece faydalı gibi gözüken veya doğru gibi gözükse de emin olamadığım bir doktrini öne sürersem utanç duyarım. Bu başkalarını aldatmak, bazen de kendimi aldatmak demektir ki belki de en kötüsü budur. Bana apaçık bir şekilde doğru gelmeyen hiçbir şeyi doğru olarak kabul etmemeyi bir görev olarak kabul etmeliyim. Kaç kere otorite, menfaat, dostluk yüzünden başkalarının dediğini tekrarladım! Fakat bunun insana yaraşır bir şey olmadığını da gördüm. Birilerinin tuttuğu doktrinleri, açık ve seçik doğrular olarak görmediğim halde, sırf belli menfaatler uğruna ispat edilmiş doğrular gibi kabul edecek olursam, şekerin hatırı için yaltaklanan bir köpekten farkım kalır mı? Ben insan olmayı tercih ediyorum.” 

Sokrates’i anlamak insana çok şey kazandırır. 

 

mm

Dr. Ali Tigrel

Devlet Planlama Teşkilatı Eski Müsteşarı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!