Siyasi “İklim” Bütün Havayı Bozuyor!!! - Halimiz
Siyasi “İklim” Bütün Havayı Bozuyor!!! 2
Pittsburgh and Paris
8 Haziran 2017
Siyasi “İklim” Bütün Havayı Bozuyor!!! 3
Riyadh or Doha 
8 Haziran 2017
Siyasi “İklim” Bütün Havayı Bozuyor!!! 4

Malumunuz geçtiğimiz haftanın en önemli konularından biri Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump’ın, ABD’yi Paris İklim Anlaşması’ndan çekme kararıydı. Başkanlık seçimleri sırasında da İklim Anlaşması karşıtı olduğu bilinen veya tahmin edilen, ve büyük şirketler tarafından desteklenen Trump’ın bu kararı pek de şaşırtıcı bir adım olmadı dersek doğru olur sanırız ama tabii ki bu karar üzerine Avrupa liderleri ardı ardına tepkiler verdi, Amerika ve Avrupa halkları Siyasi “İklim” Bütün Havayı Bozuyor!!! 5ise Trump karşıtı pankartları da ellerine alarak kendilerini sokaklara attılar.

Her ne kadar Trump, bu kararın en kısa zamanda BM Genel Sekreteri’ne iletilmesini istese de sözleşmenin yasal yükümlülükleri gereği Amerika bu sözleşmeden yasal olarak ancak 4 Kasım 2020’de çekilebiliyor.

Amerika’nın bu sözleşmede en ön saflarda yer alması gerektiğini her daim belirten eski başkan Obama ise bu karar sonrası hayal kırıklığını gizlemedi ve “Trump yönetimi geleceği reddetti” dedi.

Peki, Nedir Bu Paris Anlaşması

Siyasi “İklim” Bütün Havayı Bozuyor!!! 6

Paris İklim Anlaşması, Fransa hükümetinin “çevre ve iklim” başlığı altında uluslararası arenada attığı en önemli diplomatik adımlardan biri. Çok uzun bir süre Fransa devletinin içeriği ve hazırlığı konusunda çalışmalar yürüttüğü anlaşmanın en önemli mimarı bir önceki Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande’ın eski eşi ve bir önceki Ekoloji Bakanı Segolene Royal’di.

1994’te yürürlüğe giren Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne dayanan ve bu sözleşme sonrası dünya çapında iklim değişikliğiyle mücadele noktasında en önemli uluslararası anlaşma olan Paris İklim Anlaşması 2016’da yürürlüğe girdi. 1995’te başlayan COP görüşmeleriyle temeli atılan, sera gazlarının salınımını azaltmaya yönelik önlemleri içeren bu sözleşme, 4 Kasım 2016’da yürürlüğe girdi. Türkiye’nin de dahil olduğu 195 üye ülke tarafından imzalandığı için de iklim değişikliği ile ilgili en geniş kabul görmüş anlaşma olma özelliği taşıyor.

Paris İklim Anlaşması neleri öngörüyor?

  • Uzun dönemde, küresel sıcaklık artışının sanayileşme öncesi döneme göre 2 derecenin altında kalmasının sağlanması
  • Sera gazı salınımının küresel seviyede azalma eğilimine geçirilmesi
  • Anlaşma yürürlüğe girdikten itibaren bilimin elverdiği her türlü olanak kullanılarak sera gazı salınımını azaltacak her türlü önlemin en kısa sürede devreye alınması

Uzun yıllar süren diplomatik görüşmeler sonrası kabul edilen bu anlaşma, Hollande’ın başında olduğu Fransız devletinin sosyalist hükümetlerinin ciddi başarılarından biri olmuştu. Nitekim, 7 Mayıs’ta ciddi bir seçim başarısıyla Fransa’nın yeni cumhurbaşkanı olarak seçilen ve bu anlaşmanın temelini atan hükümetin ekonomi bakanlığını yapmış olan Emmanuel Macron’un seçildiği akşam halka seslenişinde en net dile getirdiği vaadi, “İklim değişikliği ile mücadeleye devam edeceğiz ve bu konuda çok daha fazla yatırım yapacağız,” idi. Bu söylem, Fransa’nın ev sahipliği yaptığı ve 196 ülke tarafından imzalanan Paris İklim Anlaşmasının sonuçlandırılmasıyla sona eren Paris İklim Zirvesi Taraflar Konferansı’nın (COP21) başarısının sonuna kadar arkasında durma anlamı taşıyordu.

Peki, neden bu anlaşma bugün yine gündeme geldi?

Paris İklim Anlaşması geçen hafta, 2 Haziran’da, tam da dünyanın “5 Haziran Çevre Günü’ne” hazırlandığı günlerde, ABD’nin yeni seçilen başkanı Donald Trump’un ABD’nin sözleşmeden çekildiğini söylemesiyle gündeme geldi. Bu karara şaşırmadık – zira bu karar, aslında Trump’ın seçim vaatlerinden birini daha yerine getirmesi anlamını taşıyordu. Trump’ın tamamen “yüzeysel” kararlarından biri olduğunu düşünen ve Beyaz Saray’a özellikle çevre konularında danışmanlık yapan SpaceX ve Tesla gibi büyük teknoloji firmalarının temsilcileri danışmanlıktan istifa ettiklerini açıkladılar. Bu istifa kararını da halka duyururken, “İklim değişikliği bir gerçektir, Paris’ten ayrılmak ne dünyanın ne de Amerika’nın yararınadır,” dediler.

“Muhteşem Amerika’ya” Karşılık “Muhteşem Gezegen” Mesajı

ABD Başkanı Donald Trump’un, Paris Anlaşması’ndan çekilme kararının ardından ilk tepki, çiçeği burnunda Fransa Cumhurbaşkanı Macron’dan geldi.Siyasi “İklim” Bütün Havayı Bozuyor!!! 7

Macron, kırık İngilizcesi ile Trump’a seslenerek “Amerika’ya bu kararından geri adım atması için çağrıda bulunuyorum” dedi ve Trump’ın daha önceki bir söylemine atfen “Gelin, gezegenimizi yeniden muhteşem hale getirelim” dedi. Macron, bununla da kalmadı, bence bir siyasetçi için yeterince samimi bir dille de, “Çocuklarımız için, dünya için istediğimiz gelecek bu değil” dedi ve “Trump’ın bu kararından endişe ve mutsuzluk duyan başta bilim adamları, çevreciler ve girişimciler olmak üzere herkesi Fransa’ya, buraya, bizimle yan yana olmaya ve iklim değişikliği konusunda beraber mücadele etmeye davet ediyorum,” dedi. Trump gibi ayrıştırıcı ve ötekileştirici bir siyaset dilinin karşılığında kapsayıcı, kucaklayıcı bir siyaset dilini tercih eden ve buna inanan Macron’un politikalarının daha çok destek göreceğine kuşku yok!

Trump’ın geçtiğimiz haftalarda Brüksel’de yapılan NATO’nun yeni karargahının önünde karşılaştığı ve çok büyük bir samimiyet gösterdiği ve kendisinden önce (protokol gereği) Merkel’le diyalog kuran Macron’un bu çağrısına nasıl cevap vereceği merak konusu… Macron’un bu çağrısına Almanya ve İtalya gibi devletlerin, uluslararası çevre örgütlerinin, dünyanın akil adamlarının, alternatif enerji yöntemlerini savunan, çevreyi koruyan sivil toplum örgütlerinin katıldığı da düşünülürse bu konuda Trump’ın karşısında dünyanın net bir tavır aldığını söylememiz gerekiyor.

Merkel de Düşünceli… Ama Kararlı…

Siyasi “İklim” Bütün Havayı Bozuyor!!! 8Sanayi devrimine dünyada en hızlı ayak uyduran ülkelerin başında gelen Almanya da aslına bakarsanız iklim değişikliğinde payı olan ülkelerden biri. Ama buna rağmen Merkel, büyük sanayi devi firmalara da ciddi bir şekilde kafa tutarak ve çevreye dair etkin önlemler alarak Paris İklim Sözleşmesi’ne Almanya’nın imzasını attı. Trump’ın çekilme kararı sonrasında ise Merkel’in tepkisi çok açıktı: “Bu anlaşmadan geri dönülemez,” dedi.

Her ne kadar siyasi liderlerin tepkilerini ön plana almış olsak da çevre ve iklim değişikliği konusunda ciddi mücadeleler veren uluslararası kurumların da tepkilerini atlamayalım: Uluslararası Yerel Çevre İnisiyatifleri Konseyi gibi uluslararası alanda etkili yapıların yanında, güneş enerjisi firmalarının sektör temsilcileri de “Trump’a rağmen çevreyi koruyacağız,” dediler.Siyasi “İklim” Bütün Havayı Bozuyor!!! 9

Binalar da yeşile büründü

Trump’ın kararına tepki olarak Paris Belediye Başkanı Anne Hidalgo, “Gezegenin geleceği için başka alternatif yok” dedi ve belediye binasını yeşil renge döndürdü.

Trump’ın Açıklaması Sonrası Bizde Neler Oluyor? 

Dönemin Çevre Bakanı Fatma Güldemet Sarı, Paris İklim Anlaşmasına Nisan 2016’da Türkiye adına imza atmıştı. Trump’ın açıklaması ardından ise Ankara’da da bu anlaşmaya dair bazı tereddütler yaşanmaya başladığı ortaya çıktı. Çevre Bakanlığı, Paris anlaşmasının gereklerinin taraf ülkelerce yerine getirilmesi için oluşturulan ve çoğunlukla ABD tarafından desteklenen Yeşil İklim Fonu’nda oluşabilecek ciddi sorunlara dikkat çekiyor ve Meclis onayı için ABD’nin bundan sonraki tutumuna göre karar vereceğini söylüyor. Yani Türkiye için an itibariyle süreç askıda… Bu noktada, Türkiye için bu sözleşmede kalmanın ön koşulunun Yeşil İklim Fonu’ndan pay almak olduğunu hatırlatmak gerekir.

İklimle doğrudan ilgili olmasa da yeri gelmişken bir konuya daha işaret etmek istiyorum: “Zeytin yasası!”

Siyasi “İklim” Bütün Havayı Bozuyor!!! 10

Dünya, sanayileşme ile birlikte artan küresel ısınmanın ve tabii ki iklim değişikliğiyle mücadelenin peşindeyken biz de karadaki zeytin ağaçlarımızı korumanın peşine düştük… Ne acı… Nasıl ki Trump, sanayi devleri istiyor diye yeryüzü sıcaklığındaki artışın engellenmesi için çaba sarf eden bir yasayı hiçe sayıyorsa bizde de bazı siyasetçiler, göz göre göre, Türkiye’nin can damarlarından olan ve dünya üzerinde bir çok medeniyetin kuruluşuna şahitlik etmiş, barışın sembolü dallarıyla dünyanın gözbebeği olan zeytin ağaçlarının var olmasına karşı çıkıyorlar. Biz de, dünyanın duyarlı insanları, çevrecileri, aktivistleri olarak can damarlarımızı, nefes aldığımız alanları korumaya çalışmak zorunda kalıyoruz… Dünyanın medeni ülkeleri, tek bir ağacı ve onlar sayesinde de soluduğu havayı korumaya çalışırken biz de bin yıllar boyunca yaşayan zeytin ağaçlarımıza inatla sarılıyoruz ve bu dünyanın bütün kötülük hallerine karşı “iyi insanlar” olarak, inançla, insanlığın evrensel değerlerini savunmaya devam ediyoruz ve edeceğiz.

mm

Ürün Güner

Ayşe Ürün Güner, 1978 doğumlu bir İzmirlidir. Önce Tevfik Fikret Lisesi'nden, sonra Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Kadın hareketi içinde büyüyen Güner, 1996'da Türkiye'nin önemli kadın örgütlerinden Uçan Süpürge'nin kurucularından biri oldu. Uzun yıllar yurtiçi ve yurtdışında toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda çalışmalar yaptı. Birlemiş Milletler'de ve Avrupa Birliği kurumlarında da kadın hakları, insan hakları ve demokratikleşme üzerine çok sayıda eğitim aldı.Kadın hakları konusunda Türkiye genelinde çok sayıda Avrupa Birliği projesi yürüttü. Fransa Dışişleri Bakanlığı'nın "Geleceğin Liderleri"nden biri olarak seçtiği Güner, yine Fransa hükümeti tarafından yasama, lobicilik ve sivil toplum üzerine burslara gönderildi. ABD'nin önde gelen düşünce kuruluşlarından German Marshall Fonu'nun "Marshall Anma Bursu" programı kapsamında Türkiye'den seçilen az sayıdaki bursiyerlerinden biri oldu. Son olarak da Washington D.C.'de Hillary Clinton tarafından kurulan ve kadın hakları alanında çalışan Vital Voices Global Partnership adındaki sivil toplum örgütünde Avrupa ve Avrasya masasının uzmanlarından biri olarak kısa süreli görev aldı. Ürün Güner, son altı yıldır uzmanlık alanlarında siyasi danışmanlık yapmakta ve kadın hakları alanındaki çalışmalarına da devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!