SEVİM KOŞ, TÜRK BAYRAĞINI YIRTIYORLAR! - Halimiz
SEVİM KOŞ, TÜRK BAYRAĞINI YIRTIYORLAR! 2
KIŞ HASTALIKLARI
6 Şubat 2020
SEVİM KOŞ, TÜRK BAYRAĞINI YIRTIYORLAR! 3
MONTRÖ SÖZLEŞMESİNİ ANLAMAMAK!
6 Şubat 2020
SEVİM KOŞ, TÜRK BAYRAĞINI YIRTIYORLAR! 4

Bizimkiler dizisinin geçtiği apartmanda yaşayan birbirinden şahsına münhasır karakter içinde Sarhoş Cemil, ayrıca üzerinde düşünülmeye değer bir karakterdir. Sürekli içen ve herhangi bir iş tuttuğu görülmemiş Sarhoş Cemil, zamanını karısı Sevim’e malumu ilan etmekle geçirir. Bu ilan “Sevim, koş” ile başlar ve “Benim adım Cemil” ile son bulur. Cemil budur, hayatını insanları dikizleyip, kargaşa çıkarmakla harcayan bir adamdan ibarettir. Apartman sakinleri, belki de bu yüzden, ondan rahatsız olsalar bile, müdahale etmez ve hatta acırlar Cemil’e.

Sarhoş Cemil, bir hafta önce, yine pencereye çıktı ve bağırdı: “Sevim, koş! Türk bayrağını yırtıyorlar.”

Bir anda apartman karıştı. Kınamalar, karşı gösteriler ve Türk bayrağının şanını şerefini dünya aleme ispat etme yarışları. Bütün bunlar olurken gözlerden kaçan bir şey vardı. Avrupa Parlamentosu’nda yaptığı konuşma sırasında Türk bayrağını yırtan Yunan milletvekili İoannis Lagos’un yaptığı konuşma. Buradaki linkte İngilizce alt yazılarla da verilmiş konuşmayı Türkçe’ye çevirdim. Şöyle diyor Yunan vekil:

“Üzücü bir gerçek ki bu Parlamento’da Yunanistan’dan gelmiş başka vekiller de var ve Yunan halkının çoğunluğu ile ters düşüyorlar. Yunanlıların %65’i kaçak yollarla ülkemize gelmiş göçmenler meselesinde onlarla aynı fikirde değiller. Altı aydır buradayım. Hiçbirinin, Yunanlıların haklarını korumak için konuştuğunu duymadım. Sürekli göçmenler ve onların haklarını konuşuyorsunuz. Yunanlıların hakları yok mu? Biliyor musunuz kendi vatanlarında, kendi topraklarında, kendi evlerinde uyuyamıyorlar? Biliyor musunuz bu kaçak göçmenler onları takip ediyor ve terörize ediyorlar? Ve biliyor musunuz Yunan hükümetinin değil, Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) dediği oluyor bu göçmen meselelerinde. Ve öyle bir noktaya geldik ki bu STK’lar, Yunan Savunma Bakanı’nın, bu kaçak göçmenlerin barındırıldığı bir askeri üsse girip denetim yapmasına izin vermediler. İş kontrolden çıkmış ve biz ne konuşuyoruz? Kaçak yollarla ülkemize gelen göçmenlerin haklarını! Trajik bir durum var. Çalıyorlar. Tecavüz ediyorlar. Öldürüyorlar. Ve sizler, insan hakları savunucuları, burada oturmuş bir tek bu göçmen Pakistanlıların haklarını konuşuyorsunuz. Ya da Afganlıların veya her kimse. Biraz da Yunanlıları konuşun. Ve Yunanlıların, atalarından kalma bu topraklarda yaşarken kaybettikleri haklardan bahsedin. Ama sizler, Türkiye’nin nazıyla oynuyorsunuz. Türkiye, sevilen çocuk. Ne isterlerse yapmalarına izin veriyorsunuz. Benim vatanımı ve tüm Avrupa’yı sonu gelmez bir göç dalgası ile dolduruyorlar. Ve burada bayrak, bir Türk bayrağı, kanla yıkanmış bir bayrak, yaptığını yapmaya izni yok. Tek hak ettiği yırtılmaktır. Başka bir şey değil. Türklere yeter artık diyorum. Onlarla süreci sonlandıralım ve hepsinden kurtulalım artık.”

 Yani, Lagos’un ırkçı nefretiyle anlattığı derdiyle Türkiye’de yaşayan birçok insanın derdi aynı. Ortadoğu’dan ve Asya’dan gelen göç dalgası, özellikle de Suriyeliler. Ortadoğu ve Yakın Doğu’nun fakirlikten ve savaştan öbek öbek kaçan insanları, soluğu Asya’nın Avrupa’ya açılan kapısı olan Türkiye’de alıyorlar. Rotanın bir sonraki adımı ise Yunanistan oluyor. Bu göç dalgası, üzerinden geçtiği her ülkeyi maddi ve manevi olarak yıprattı, halklarını ise insancıl duygularının sınırına getirdi. Toplum, sürekli zorlaşan günlük hayat içinde, bir de mültecilerle uğraşmayı artık kaldıramıyor. Bu durum, yakın zamanda çok yoğun bir resesyon yaşayan Yunanistan için de geçerli, onların toplumu da bu işten oldukça yorgun düştü.

Ioannis Logos’a Türk’ün gücünü sosyal medya üzerinden Türk bayrağı emojileriyle gösteren yurttaşlarıma bir şeyi hatırlatmak isterim. Yunan halkı bizim komşumuz. Lafı, “İnsan komşusuna iyi davranmalı” edebiyatına getirmek değil amacım. Yunan halkıyla sonsuza kadar dip dibe yaşayacağımız gerçeğini hatırlatmak. Aramızdaki mesafe üzerinde 3000’e yakın ada ve adacık olan Ege Denizi’nden ibaret. O deniz, Suriye’de iç savaş çıktığından beri kimsenin istemediği mültecilerin cansız bedenleriyle dolu.

Bu memleketin insanlarının “Yunan dölü”nü bir hakaret olarak kullanarak ya da denize dökme şakaları yaparak kazanacakları hiçbir şey olmadığı gibi, kaybedecekleri çok şey var. Ioannis Lagos gibi ırkçı densizler için de aynı şey geçerli. İki komşu, Suriyeli mülteciler krizinin aralarında maraza çıkarmasına çanak tutmaktan daha iyisini başarmak zorunda. Türk’ün bayrağı Sarhoş Cemil’den, Yunan’ın bayrağı da Irkçı Lagos’dan daha iyisini hak ediyor.

mm

Ezgi Çetin

1990 Ankara doğumluyum. Eğitimimi Ankara Atatürk Anadolu Lisesi ve ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde tamamladım. Hayattaki tutkumu üreten insanları teknoloji marifetiyle desteklemekte ve hak ettiklere yere gelmelerine yardımcı olmakta buldum. Bu yüzden bilişim sektöründe çalışıyorum ve internetin özgürlüğüne inanıyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!