SENEYİ GERİDE BIRAKIRKEN - Halimiz
SENEYİ GERİDE BIRAKIRKEN 2
SRİ LANKA
26 Aralık 2019
SENEYİ GERİDE BIRAKIRKEN 3
HPV AŞISI NEDİR?
26 Aralık 2019
SENEYİ GERİDE BIRAKIRKEN 4

Dünyanın acılarından uzak tutabilirsin kendini, böyle yapmakta özgürsün ve senin doğana kalmıştır bu ama kaçınabileceğin bir acı varsa, işte bu da belki bu kendini uzak tutuştur.

Kafka-Aforizmalar

 

2019 senesini geride bırakırken, son günlerin hüznü var biraz üzerimde. Yılın son yazısını yazmak tüm bir sene boyunca olup bitenleri de değerlendirmek demek.

Geçtiğimiz sene hem kişisel anlamda hem ülke anlamında hem de dünyada bir çok zorluklar yaşadığımız bir dönemdi.

2019’u hatırlamak ister miyiz bilmem ama unutmamamız gereken bazı olaylar oldu. Örneğin Yeni Zelanda’da iki camiye silahlı saldırı düzenlendi ve 51 kişi öldü.

Endonezya’da Nisan’da yapılan seçimlerde 272 sandık görevlisi aşırı çalışmaktan, sandık başında öldü.

Nairobi’de otele yapılan silahlı terror saldırısında 21 kişi öldü.

Ethiopya’da bir yolcu uçağı havalandıktan kısa bir süre sonra düştü ve 157 kişi öldü.

11 Nisan 2019’da Wikileaks’in kurucusu Julian Assange, Ekvador Londra Büyükelçiliğinde gözaltına alındı…

Liste böyle uzayıp gidiyor. Savaşlar, doğal felaketler, kazalar, terör saldırıları, toplu ölümler…

Dünya genelinde işler pek iyiye gitmiyor gibi gözüküyor. Pozitif verilere, insanlık olarak daha iyiye gittiğimizi ispata ihtiyacımız var.

Her sene olduğu gibi 2019’da da kayıplar yaşadık ki an’dan başka elimizde bir şey olmadığını anımsayalım diye.

Dünyadaki karanlığa rağmen bu sene umutlanmak için çok sebebim oldu. Örneğin bir adam hem kendi hakkını hem bizim hakkımızı savundu, oylarımıza sahip çıktı.

Greta Thunberg isimli 16 yaşında bir iklim aktivisti, iklim değişikliği kaygısını çevreci bir avuç aktivistin çemberinin dışına çıkarttı ve bunu küresel bir harekete dönüştürdü.

Aynı cinsiyet evliliklerini 4 ülke daha yasallaştırdı.

Rami Malek Bohemian Rhapsody filmindeki rölüyle en iyi erkek oyuncu Oscar’ı aldı.

Kara Delik ilk kez görüntülendi.

Bu liste de uzar gider çünkü sanat, bilim, tıp ve hatta çevre konusunda inanılmaz gelişmeler oldu…

2019 için büyük hayallerim yoktu. Dünya barışı sağlansın, sınıflar kalksın, cinsiyet eşitsizliği bitsin, servet ve mülkiyet eşitliği sağlansın, doğaya verdiğimiz zararı onaralım, okur yazarlık oranı yüzde yüz olsun, adaletli bir yönetim şekline geçilsin gibi beklentilerim yoktu.

Bakıyorum da geçen seneki dileklerime, çoğu ayakları yere basan şeylerdi. Olanı olduğu gibi kabul etmek, anda kalmak, potansiyelimi gerçekleştirmek için çabalamak vesaire.

Yeni yıldaki en büyük ihtiyacım güvenlik çünkü trafikten, toplu taşımaya her alanda güvenliğimden endişe ediyorum. Ya öfke patlaması yaşayan birine denk gelirsem, ya bir şiddete şahit olursam ve müdahale etmem gerekirse?

Yeni yıldan ilk beklentim akıl sağlığı. Bu kadar anormal durumu normalleştirmeye çalışan zihinler kısa devre yapıyor, farkındayım. Normal şartlar altında en hafifinden kabahatler ya etik olmayan davranışlara tepki vermemiz gerekirken alenen insanlık suçu işlenmesine, hırsızlık yapılmasına, haksız rekabete, adam kayırmaya, bilime rağmen yüksek riskli projeler üretmeye tepkisiz kalıyoruz.

Neyse bu yeni yıl yazımın karanlık tarafı. Bunlar tespitler ve endişeler.

2019’a bakınca Dünyada ve Türkiye’de her şeye rağmen iyiye giden gelişmeler var. Alternatif enerjilerin kullanılması, otonom araçlar, blok zinciri, dijtal etiğin konuşulmaya başlanması vs.

Bu bir şeylerin değişmeye başlayacağının habercisi. Tüm dünyada otokratik rejimlere karşı bir direnç, bir savunma var. Halk meydanlarda hakkını arıyor. Bunlar bana hep küresel yeni bir düzenin habercisi olarak görünüyor.

Açık söyleyeyim, benden önceki kuşaktan bir çözüm beklentim yok. Dünya görüşü olarak pek çok konuda ayrışıyorum onlarla ama diğer yandan benden sonraki nesiller beni umutlandırıyor. Kendini ifade edebilen, ne istediğini bilen, kuralları ve statükoyu sorgulayan yeni nesiller iş yapma mekanımızı nasıl değiştirdiyse- iş yapmak artık nasıl mekandan bağımsız hale geldiyse- bir süre sonra hep yapmakta olduğumuz ayrımcılığa, adam kayırmacılığa, vasatlığı besleyen yarım yamalaklığa bakış açılarımız da değişecek.

Bu değişimin başladığını hepimiz görüyoruz. Dilerim ki ekilen tohumların yeşermeye başladığı bir sene olsun 2020.

mm

Ayse Musal Çıpa

Ankara’da doğdum ve büyüdüm. TED Ankara Koleji mezunuyum, Bilkent’te Turizm ve Otel İşletmeciliği okudum. Bir kaç sene mesleğimi yaptıktan sonra İstanbul’a taşındım ve reklam sektörüne geçtim. 17 sene aralıksız profesyonel hayatıma devam ettikten sonra 2011'de bir şirkete ortak oldum, evlendim ve 2012’de doğum yaptım. 2015’den beri Sivil Toplum Kuruluşları ile çalışmaktayım. Başka Bir Okul Mümkün Derneği’ni ve Yenidenbiz’i destekliyorum. İstanbul Gençlik ve Çocuk Sanat Bienali’nde gönüllü çalışıyorum. Kolektif işlere inanıyorum. Only One Team ile bir kolektif kitap yazıp, bir enstalasyon sergisi açtık, çevirim içi radyo kurduk ve çevirim içi şiir gecesi yaptık. Farkındalık, Reiki, Transandantal Meditasyon, Şiddetsiz iletişime giriş, yoga, P4C vb. bir çok kişisel ve mesleki eğitime katıldım. Farkındalık üzerine atölyeler düzenliyorum. Çocuklar için felsefe kolaylaştırıcılığı yapıyorum, yetişkinler için felsefe çemberleri düzenliyorum. Yazıyorum ve konuşuyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!