SEÇMENİN ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİĞİ - Halimiz
KRİZ NASIL AŞILIR?
21 Şubat 2019
HAFTANIN ÖNE ÇIKAN HABERLERİ
28 Şubat 2019

31 Mart yerel seçimleri yaklaşıyor. Esas listelerin de teslim edildiği bugünlerde muhalefet kanadında aslına bakarsanız değişen hiçbir şey yok.

Kaçımız muhalefetin iyi yolda gittiğini düşünüyoruz?

Kaçımız ülkedeki iktidar boşluğunu muhalefetin doldurmaya güçlü bir aday olduğunu ve topluma bu şekilde umut aşıladığını düşünüyoruz?

Bana kalırsa her iki sorunun da cevabı ayn: Yok denecek kadar az.

Anamuhalefet partisi CHP’de parti yönetiminin bu seçim sürecinde de plansızlığı ve uzun vadeli stratejilerden yoksunluğu çoğu adayın geç açıklanmasıyla bir kez daha gün yüzüne çıktı. Parti yönetimi açısından bu durumun sebebi her ne kadar “adayların Cumhur ittifakı tarafından yıpratılmaya çalışılmasının engellenmesi” olarak açıklansa da, adaylar sahaya çıkamadan parti içi hesaplaşmalarla yeterince yıpratılmış oldu. Bu sebeple adaylık meselesi herkesin razı olacağı bir noktaya bir türlü gelemedi ve CHP yine insanları bu noktada tatmin edemedi.

Parti yönetiminin plansızlığına, partiden aday olmak isteyen üyelerin idealistlikten yoksun tavırları da eklenince, partinin her seçim sürecinde girmiş olduğu kısır döngü tekrardan işlemeye başladı.

Bu anlamda bazı bölgelerde aday gösterilmeyi bekleyen, fakat gösterilmeyince hayal kırıklığına uğrayan “küskünler” partiye her koşulda destek vermek yerine parti rozetini çıkarıp kendilerine alternatif bir siyaset yolu açmak için yeni bir kapı buldu: DSP.

Özellikle Şişli’ye aday gösterilmeyi bekleyen Mustafa Sarıgül’ün başlattığı bu akım birçok bölgeye de sıçradı.

Avcılar? Celal Doğan? Hal böyle olunca da, Ecevit’in partisi yıllar sonra hiç olmadığı kadar gündemde kendine yer bulmaya başladı.

DSP’nin siyaset arenasına geri dönüş yaptığı tabii ki söylenemez. Çünkü zaten küskünlerle parti arasında organik bir bağ mevcut değil. Bunun yerine, kendi içinde “kazan-kazan” yaratan bir tür çıkar ilişkisi bulunmakta. DSP, bu durum sayesinde bazı tanınırlığı yüksek isimleri kendi bünyesinden aday göstermiş oldu; öte yandan küskünler de beklentilerinin esas partilerinde karşılanmamasıyla seçime dayalı bir alternatif yol bulmuş oldu.

Şu bir gerçek ki, bu denli kutuplaşmış bir ülkede DSP adaylarının karşı cenahtan dikkate değer bir oy alması mümkün gözükmüyor. Alınan oy, özellikle CHP seçmeninde kayma yaratacak ve bu durum, zaten seçim performansı muamma olan anamuhalefet partisinin belki de bazı bölgelerde geride kalmasına sebep olacak.

Seçim vaatleri? Uzun vadeli stratejiler? Toplumu kucaklayıcı, küskün seçmeni sandığa getirecek fikirler/projeler? Farkındaysanız bunların hiçbiri çoğu yerde konuşulmuyor bile. Parti içinde bireyler birbirini yıpratmaktan seçime gerekli enerjileri kalmıyor.

Partinin kültürüne sinen bu durum revize edilmediği sürece başarının bu şekilde gelmesi zor gözüküyor. Kısacası, seçmenin öğrenilmiş çaresizliği, partinin öğrenilmiş plansızlığı bir seçimde daha karşımıza çıkıyor.

mm

Sinan Reis

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi ve Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler - İşletme mezunu. Hayalindeki mesleği yapan bir headhunter. Galatasaray aşığı, Mustafa Kemal Atatürk sevdalısı. Olaylara Fransız kalmamak için okuyor, yazıyor. Ülkesine "çıkmadık candan umut kesilmez" sözüyle bakanlardan.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!