PAYLAŞMAK EN BÜYÜK HEDİYEDİR - Halimiz
PAYLAŞMAK EN BÜYÜK HEDİYEDİR 2
NEREYE GİDİYORUZ?
30 Kasım 2017
PAYLAŞMAK EN BÜYÜK HEDİYEDİR 3
VATAN SEVGİSİ ÜZERİNE…
30 Kasım 2017
PAYLAŞMAK EN BÜYÜK HEDİYEDİR 4

Amerika’nın Şükran Günü tatilini takip eden uzun haftasonunda tam bir tüketim çılgınlığı yaşanır. Fakat bu çılgınlığın ardından dikkatlerimiz, ruhumuza ve kalbimize iyi gelecek bir başka aktiviteye çevrilir.

Kara Cuma ve Siber Pazartesi adı verilen, dükkanlarda ve online alışveriş sitelerinde senenin en büyük indirimlerinin yapıldığı bu iki gün bitince Bağış Salı’sı başlar.

Bağış Salı’sı, ilk olarak, 2012 senesinde sosyal medyada ortaya çıkan bir fenomendi ve kısa sürede tüm dünyaya yayılıp, kâr amacı gütmeyen organizasyon ve sivil toplum örgütlerini, ihtiyaç sahiplerine yardım etmek için bir araya topladı.

Hiçbir hükümet katkısı almadan, tamamen sivil toplum tarafından gerçekleştirilen organizasyonda 2016 yılında 177 milyon dolar toplandı. Bu yıl daha yüksek bir miktara ulaşılması bekleniyor.

Belli ki Amerika’da yaşamakta olduğumuz ulusal dram ve karmaşa yardımsever ruhumuza en ufak bir zarar vermemiş. Bankrate.com’daki uzmanların yaptığı yeni bir araştırma Amerikalıların yüzde 96’sının 2017 yılı bitmeden bir hayır işi yapmış olacaklarını gösteriyor. Üstelik, ankete katılan her beş kişiden bir tanesi, bu sene yapacakları bağışın geçen seneden daha fazla olacağını da eklemiş.

Hepimiz üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. Kimimiz kiliselere bağış yapıyor, kimimiz evsizler için açılmış sığınaklarda gönüllü oluyor ya da yakınındaki okuldaki çocukların derslerine yardımcı oluyor. Fakat bazı hikayeler o kadar olağanüstü oluyor ki, etkileri sadece Bağış Salı’sında değil tüm yıl boyunca hissediliyor.

Jose Andres’in hikayesi de bunlardan biri.

Andres, Washington’da pekçok popüler restoranın sahibi olan İspanyol göçmeni ünlü bir şef. 2013 yılında, yani Amerika’ya geldikten tam 23 sene sonra şu tweeti attı:

“Amerikalılar, 4 saat evvel eşim ve ben Amerikan Vatandaşı olduk, bizim dünyamızın bir parçası olduğunuz için hepinize teşekkür ederiz.”

Andres, yeminini bugünkü gibi ülkenin göçmenler konusunda tartışmalı olduğu bir zamanda etti. Washington Post’la yaptığı söyleşide büyük bir kutlama ve hiç bitmeyecek bir parti düzenleyerek önemli bir mesaj vermek istediğini söyledi.

“Herkesin anlamasını istediğim bir şey var; eğer doğru fırsat verilirse, benim gibi göçmenler bu harika ülkeye çok pozitif katkılarda bulunabilir” diye ekledi ve bulundu da.

Andres restoran işindeki
meslektaşlarını,hummalı bir şekilde, açları doyurmak ve ihtiyaç sahiplerine yeni imkanlar sunmak için organize etmeye başladı.

2010 senesinde Haiti’de yaşanan korkunç depremin ardından “World Central Kitchen” isminde bir grup kurdu ve dünyayı “gıda” aracılığı ile değiştirebilmek hayalini kuran 60 şef arkadaşı kendisine katıldı.

Amaçları sadece acil ihtiyaçların giderilmesi değil, dünyanın açlık ve kıtlık çeken bölgelerinde yaşayanların kendi kendilerine yetebilecek hale gelmeleri için çeşitli yöntemler geliştirmekti.

Andres ve ekibi irili ufaklı işler yaptılar. Okul mutfakları, mahalle bahçeleri inşa ettiler, mutfak güvenliği ve aşçılık eğitimi verdiler, yerel balıkçıları, çiftçileri ve arıcıları desteklediler.

Nikaragua’da bir kahve firmasına destek olurken, Dominik Cumhuriyeti’nde bir dağ köyünün kadınlarının ürettiği balı satmasına yardım ettiler, burada Washington’da ise “Dog Tag Bakery” isimli fırınlarında, işsiz kalmış ordu emektarlarına, hamur işi şefi olmaları için eğitim verdiler.

Eylül ayında, belki de bu güne kadarki en ciddi sorunlardan birsiyle karşılaştılar.

Maria Fırtınası, Puero Rico’yu yerle bir etmiş, elektrikler kesilmiş, yollar yıkılmış, mahalleler yok olmuştu. World Central Kitchen ilk yardıma koşanlardan birisiydi. Yiyecek merkezleri kurdular ve aşağı yukarı üç milyona yakın yemek dağıttılar.

Hükümet her şeye yetişemediği için Andres ve onun kurduğu “Portoriko İçin Birleşen Şefler” inisiyatifi bu boşluğu doldurup, seyyar mutfaklar kurarak Portoriko’nın 78 ilinde hizmet verdiler.

Chef Jose, Şükran Günü’nü Washingtonda’ki evinden ve karısı ile kızlarından uzakta, Portoriko’da geçirdi. Web sitesinden yayınladığı mesaj ise şöyleydi:

Şükran duyulacak çok şeyimiz var; özveri ile kendisini adadakileri doyurmaya adayan insanlar, dünyanın her yerinden gelen bağışlar, uzaktaki ve yakındaki dostlarımızın destekleri…

Bu yardımlaşma mevsiminde, Amerika’da güzel olan her şey; inovasyon, yaratıcılık ve yardımseverlik ortaya çıkıyor.

Jose Andres, senin gibi daha fazla insana ihtiyacımız var; sen Amerika için gerçek bir hazinesin.

Çeviren: Deniz Yurdakul 

 

 

mm

Paula Wolfson

Paula Wolfson is a veteran Washington correspondent who has covered three presidents and six presidential campaigns. She was the White House bureau chief for the Voice of America before switching to commercial radio, where she reported on science and health care policy, Recently she returned to her first love and is writing once again on American politics and foreign policy for halimiz.com

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!