OTOİMMÜN HASTALIKLARI - Halimiz
SİZ HANGİSİSİNİZ?
17 Ocak 2019
TRUMP’IN AKLI KARIŞIK
17 Ocak 2019

Son zamanlarda belki sıkça duyduğunuz bir kelime otoimmün; nedir biliyor musunuz?

Bağışıklık sistemi, bakteriler ve virüsler gibi mikrobik istilacılara karşı vücudumuzu korumak üzere tasarlanmıştır. Gerektiği gibi çalıştığında, bağışıklık sistemi bu mikrobik yabancıları algılar, onları çevrelemek ve öldürmek için savaşçı hücrelerden oluşan bir savunma gücü gönderir. Sağlıklı bir bağışıklık sistemi, yabancı istilacılar ile vücudun kendi hücreleri, organları ve “iyi” mikroorganizmaları arasındaki farkı bilir. Otoimmün hastalık durumunda ise vücudun bir parçasını yanlışlıkla yabancı bir istilacı olarak algılar.

  • Tip 1 Diyabet
  • Romatoid Artrit
  • Sedef Hastalığı
  • Multipl Skleroz (MS)
  • Sistemik Lupus
  • İnflamatuvar Bağırsak Hastalığı
  • Addison Hastalığı
  • Graves Hastalığı
  • Sjögren Sendromu
  • Haşimato
  • Myasthenia Gravis
  • Vaskülit
  • Pernisiyöz Anemi
  • Çölyak gibi hastalıkların hepsi otoimmün hastalıklardır.

Otoimmün hastalıklarında beslenmenin de gözönünde bulunması hastalıklarla başetmede büyük destek olacaktır. Bu durumda mide asidi ve sindirim enzimleri yeterli değilse proteinler amino asitlere bölünemeyecek ve bağırsak duvarı geçirgen ise sindirilmemiş protein parçalarının kana karışmasına, bu da vücudun reaksiyon vermesine yol açacaktır. Bağışıklık sistemi bunlara karşı yabancı istilacı gözüyle bakabileceğinden bir tür alerjik tepki verebilir.

Bu yüzden ilk olarak sindirim sistemi desteklenmelidir ve bu duruma yol açabilecek olası tüm alerjenler beslenme sistemimizden bir süreliğine çıkarılmalıdır.

Yumurta, süt, peynir, yer fıstığı, balık, deniz ürünleri, karides, istakoz, midye, gluten, buğday, çavdar, kepek, yulaf, mısır, susam, çilek ve soya en bilinen alerjik yiyeceklerdir. Bu yiyeceklerin 3 ay süre ile tüketilmemesi ve eliminasyon diyeti ile deneyerek tekrar tüketilmeye başlanması faydalı olacaktır. Ayrıca bu dönemde katkı ve koruyucu madde içeren tüm ürünlerden uzak durulması ve temiz beslenme modeline geçilmesi gereklidir.

Bu konuda size tavsiyem, bu süreçte destek olacak ve takip edecek bir uzmana basvurmanızdır.

Unutmayın, sağlığınızın sorumluluğu sizin elinizde…

Herkese mutlu gunler dilerim.

mm

Ayşegül Günsur

Hayatının her döneminde yemek ile ilgili bir iş yapmış, mutfağından pazarlamasına her dalını deneyimlemiş, ancak beslenme danışmanlığı yaparken en büyük tatmin duygusunu yaşayan, doğal yollarla tedaviye inanan, ruh-beden-zihin bütünlüğüne inanan, öğrenme sevdalısı, profesyonel öğrenci, cross-fit, meditasyon, seyahat, sinema ve kitap tutkunu biriyim... yemek yemeyi sevdiğimi vurgulamaya gerek olmasa sanırım :)

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!