OLGUN İNSAN - Halimiz
RAMAZAN’DA ARININ
9 Mayıs 2019
HAFTANIN ÖNE ÇIKAN HABERLERİ
16 Mayıs 2019

Hayat bu,
Her şartta insanı deniyor.
Koşullar kolay ise,
İyi olmak kolay herkese.
Bak bakalım,
Koşullar zorlaştı mı,
İyiliğini koruyabilecek misin, her yerde???
Her daim,
Doğru, dosdoğru orta yolda kalabilecek misin?
Ruhunu her şarta göre esnetebilecek misin???
Her şarta uygun olan dengeli ve tarafsız, olgun halini koruyabilmektir, esneklik…
Sadece iyi, rahat ve güzel durumlarda değil,
Sana uygun gelmeyen durumlarda nasıl davrandığın,
Senin ne kadar olgun olduğunu gösterir…

Gelelim günümüze…

Tam da bugünler,
Evrenin olgun olup olmadığımızı test etmesi için çok uygun…
Birçok kişi, kendini mazlum, karşısındakini zalim hissediyor.
Ya da birçok kişi,
Karşısındakini yok farzederek zalimleşiyor,
Onu mazlum hissettiriyor…
Bu bir döngüdür,
Mazlumdan zalime,
Zalimden mazluma geçiş yapan zincirler kuşatır,
Bugünün mazlumu yarının zalimi olmaya hazırlanır.
Bugünün zalimi de yarının mazlumu olmaya en büyük adaydır.
Bu zinciri kırmanın tek yolu, zalimleşmemeye dikkat etmek,
Herhangi bir insanı,
Tavırımız, sözümüz, kararlarımız ile,
Mazlum hissetmesine sebep olmamaya çalışmaktır.
Ancak kendimizi de mazlum noktasında bırakmayalım.
Bizler mazlum değil,
Zalim hiç değil,
Olgun insan olmayı seçip,
Orta yolda kalalım.

Çıkmak için bu çarktan,
Orta yolu dene,
Olmadı mı, tekrar tekrar dene…
Çıkamıyorsan zalim-mazlum çarkından,
Pes etme,
Denemekten vaz geçme…

Başkası için kötülük dilemeden,
Sadece iyi olmayı ve iyi de kalmayı iste…

İki gözle algıladığımız bu dünyada,
Gerçekte kimin ve neyin hayırlı olduğunu bilir misin?
Nerden bileceksin…
Tek bildiğin kendinsin.
Erdemli bir toplumda yaşamak istiyorsan,
Kendin daha erdemli olmayı seçmelisin.
Çünkü değişim,
İlahi bir ‘OL’ hali yok ise,
Bakarak ve benzeyerek oluyor.
Çarkı ne yana çevireceğimiz,
O çarkın dönmesine verdiğimiz katkı ile belli oluyor.

Erdemimizi geliştirmek için iyi bir fırsat var,
Bu dönemde…
Dilek kapılarının açık olduğu bu günlerde,
Hoşnut olmadığımız kişiler, olaylar ve kararlar için,
Dileklerimize dikkat edelim,
Yok edici değil,
İyileştirici, güzelleştirici dualar edelim.
İstekler dileyelim…
Olay ve kişileri gönlümüzde iyileştirelim.

Kötünün kötülüğünü istemek,
Sadece kötüyü güçlendirir,
Sonuç…
Bizim kötüye mahkumiyetimizdir.
Üstelik kötü gördüğümüz şey,
Sadece bizim daha iyi olabilmemiz ve o noktada kararlılıkla kalabilmemizi için,
Evrenin yarattığı bir test de olabilir.

Bir makina bile üretildiğinde,
Değişik durumlarda doğru çalışıyor mu diye,
Kalite kontrol bölümü tarafından test edilir.

Evren olgun, ehil insanı yaratıyor,
Hayatta onun kalitesini test ediyor.

Bu hal ile memnun olmadığımız bir durumda ,
Durumu düzeltmek için,
Yap yapabildiğince elinden geleni.
Pes etme,
Umutsuzluğa düşürme kendini…
Orta yol, umudun evi…
Ya elimizden birşey gelmiyorsa…
Herşey bizim beceri ve gücünü aşıyor,
Çözümler tükeniyor,
Karanlık üstüne çöküyorsa,
İşte UMUT karanlığın içindeki iğne deliği…
Anahtarı ise bütün gönül ve tarafsızlıkla,
Orta yoldan ALLAH’a edilen,
Dua da gizli…
Duanın sonu ise kalite kontrol testi…
Testin temelinde,
Duanın ‘bütünün hayrına’ olup olmadığı yatar.
Sonuç ise,
Kümülatif enerjimizin bunu hak edip etmediğine bakar.

Bazen neden, nasıl oldu bilmezsin…
Allah, OL der olur…
Mucize zannedersin.

Bazen ise zor görünen birşey çoktan olmuştur da
İki göz ile göremezsin.

Ah can,
Ne garip bir dönemdeyiz,
Ne yapacağımızı bilmez haldeyiz,
Son günlerdeki bütün olaylardan,
Gelgitlerden, kızgınlık, öfke ve kinden çok yoruldu ruhlarımız.
Zaman dinlenme, durulma ve dinginleşme zamanıdır.
Orta yol son durak.
Dingin insanın OLduğu ,
Gün gibi parladığı yer.
Gün orada buluşup evreni aydınlatma zamanıdır.

Birbirimizi orada bulmak nasip olsun.

Dilerim gönüller soğusun.
Kendimize, ailemize, işimize, çevremize, ülkemize ve evrene hayırlar olsun.
Her seçim ve davranışı ile çarkın iyilik ve güzellik döngüsüne hizmet eden güzel gönüllere selam olsun.
İçimizdeki OLGUN İNSAN ile
Her daim bir olmak nasip olsun….

Sevgiyle 💖
Saygıyla 🙏🏻
Dostlukla 🤗
Neşeyle 💓💞🎉🎊💃🏻

mm

Funda Bekişoğlu

Brüksel doğumlu... 'Ne olacaksın?' diye sorulduğunda, 'Doktor olmayacağım' deyip ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünü okudu... Daha mezun olmadan yolu çizildi ve 4. sınıf bitmeden gelen teklif ile mezun olunca Koç Holding'de çalışmaya başladı... Mühendis idi. Sonunda yolu proje yöneticiliğine kaydı. Evlendi... Daha çok çalışmaya başladı... Yıllar geçti, daha da çok çalışmaya başladı... Hep severek çalıştı... Ve sonsuza kadar çalışacak zannederken, yolu değişti, olmayacak denilen ikiz çocukları dünyaya geldi... İş hayatını bırakıp ev hayatına geçiş yaptı... O kadar benimsedi ki, 'Hep mi anne doğdum' diye düşünmeye başlamışken, yolu değişti ve aile işletmesi, mermer fabrikalarında çalışmaya başladı... Mühendisim derken, bilmeden yönetici oluverdi... Üstüne bir de işletme okudu... 15 yıldır aile şirketinin yönetim kurulu başkan yardımcılığını yapıyor... İşini bilerek yapmak istiyor... Hayatı hep çaba ile geçti... Çocukluğundan beri farkettiği ancak anlamlandıramadığı, dile getirip anlatamadıklarını, bilerek yazamayacağını anladığında, çabasızca, BİLMEDİKLERİNİ yazmaya başladı... Bilincinden değil, düşünerek değil, nerden geldiğini bilmeden yazıyor... Belki de sadece kendine yazıyor...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!