OKUMAK - Halimiz
OKUMAK 2
GURU OLMA YOLUNDA
15 Ağustos 2019
OKUMAK 3
MÜMKÜNSE ELLİ’DEN ÖNCE
15 Ağustos 2019
OKUMAK 4

Kitaplar kendinize ve başkalarına saygı duymayı öğretecek, yüreği ve aklı, dünya ve insanlık sevgisiyle dolduracaktır. 

Maksim Gorki

Patti Smith’in Just Kids/ Çoluk Çocuk kitabını önceki sene okumuş, M Trenini ise okumak üzere bekletmiştim. Sonunda Temmuz ayında bu kitabı okudum ve bitirdim. Kitap hakkında birçok eleştiri okumuştum. Özellikle saygın kitap eleştirmenlerinin Patti Smith’in en iyi kitabı olarak tarif ettikleri bu esere neden böyle dendiğini anlattığı şeylerin içeriğinden çok, anlatış biçiminin derinliğinden kaynaklandığını gördüm.

Patti Smith, Robert Mapplethorpe hakkında benim bildiğim 2 kitap yazdı. Biri Coral Sea isimli Mapplethorpe fotoğraflarının derlemesinden oluşan kitap diğeri ise ikisinin dostluğunu anlatan Çoluk Çocuk kitabı. Bu kitap, yani M Treni ise içinde Patti Smith’in en özel anlarını anlattığı otobiyografik bir roman. İçinde seyahatler, takıntılar, gerçekleşen hayaller, para kazanmak için yapılan işler, aile, eş ve aşk var. Patti Smith’i sadece yetenekli bir virtüöz olarak görenler için şaşırtıcı bir kitap çünkü her yaşadığından hikaye çıkartmada usta bir kadın Patti Smith. Yaşam tarzını, bağlarını, bağımsızlığını kentli olmayı ve yazarlarla gezginlerin ikinci evi kafeleri, enfes bir anlatı ile toparlamış.

Kitapta, Japonya seyahatini anlatırken bir takım Japon yazarların peşinden gidiyor. Bunlardan biri Osamu Dazai. Diğeri Kazuo Ishiguro ve tabii Murakami.

Ben de kitap okurken aynı düşünsel yolculuğu yapmayı seviyorum çünkü yazarın yazarken içinde bulunduğu ruh durumu ve bakış açısını hayal etmeme yarıyor.

Bu sebeple Patti Smith’le başlayan okuma yolcuğuna sıradışı Japon yazar Dazai’nin Mor bir Serserinin Gezi Notları ile devam ediyorum. Dazai’nin gezi notları aslında yazarın doğduğu yer olan Tsugaru yarım adasına yaptığı gezinin notlarından oluşuyor ama bu kitaba bir gezi kitabı demek çok zor. Daha ziyade Dazai’nin geçmişine, dostluklarına, geleneklere ve macera dolu iç dünyasına bir yolculuk gibi. Yazarın neden Dazai olduğunu, belki de otobiyografisine bakınca daha iyi anlıyoruz. Ailesindeki siyasetçi olma geleneğine karşı çıkıp yazar oluyor. İntihar konusuna takılmış olan yazar sonunda sevgilisi ile intihar ederek yaşamına son veriyor. Karamsarlığını ve intihar takıntısını kitaptan bir alıntı ile anlatmaya çalışayım: “Ne de olsa ikimiz de yetişkin insanlarız artık. Yetişkinler yalnızdır. Birbirimizi sevsek bile herkesin yanında bunu belli etmemeye çalışırız. Bu kadar temkin neden? Cevabı basit: Çünkü insanlar sık sık ihanete uğrar ve herkesin arasında rezil olur. Gençlerin yetişkinliğe geçerken ilk öğrendikleri, kimseye güvenmemeleri gerektiğidir. Yetişkinler, ihanete uğramış yetişkinlerdir.”

Dazai ve Patti Smith arasında Otomatik Portakal’ın yazarı Anthony Burgess’in Doktor Hastalandı isimli kitabı okudum. Kitap, Burma’da dilbilim dersleri veren Dr. Spindrift’in rahatsızlanıp Londra’da beyin tümörü teşhisi konmasının ardından başına gelen hastaneden kaçış ve Londra’nın yer altı dünyasını keşfedişinin hikayesi. Burgess’in kara mizah okları evlilik kurumu, sağlık sektörü, yer altındaki pis ve yasadışı var oluş şekline yönelmiş.

Halimiz tatildeyken okuduğum 3 kitap daha var; Bir Kurbağa gibi Sakin ve Dikkatli, Oyuncu Anne ve Pozitif Pedagoji ile Öğrenmek. Hepsini tavsiye ederim. Özellikle çocuğum neden laf dinlemiyor, beni duymuyor, sözümü dinlemiyor diyenler okusun. Çocuğa neyi nasıl öğretebileceğinizi pozitif pedagoji ve haritalama metodu ile görebilir, oyuncu anne ile çocuğun yanında bulunmak ile kaliteli zaman geçirmenin çok farklı olduğunu görebilirsiniz (bu kitabı özellikle 0-7 yaş grubu çocuklu anneler için öneririm). Bir Kurbağa gibi kitabı ile ise çocuğunuza farkındalık ve anda kalma çalışmaları yaptırarak öfke krizlerini daha kolay atlatabilirsiniz.

Kitapların yanı sıra Çiçero, Yüzyılın Casusu kitabından senaryolaştırılan Çiçero isimli filmden bahsetmeden edemeyeceğim. Bir dönemi son derece güzel bir şekilde yansıtan, kostümünden oyunculuğuna, müziğinden, hikayesine kadar çok iyi bir film. Filmin yönetmenine ve oyunculara ayrıca tebrikler. Film Çiçero kod isimli bir ajan’ın hikayesi. İlyas Bazna’nın ailesinin Birinci Dünya savaşında İngilizler tarafından öldürülüşü ile başlıyor film.

Buraya yazmadan önce filmin IMDB puanına ve aşağıdaki yorumlara baktım. Filmin notu 6.6 ama bence en az 7.5 hak ediyor. Zaten filmin puanı iki üç yorumcunun aşırı düşük puanlarından düşmüş. Bence bu filme 1 puan vermek olsa olsa kötü niyettir. Filmin yönetmeni Serdar Akar, oyuncular arasında Erdal Beşikçioğlu, Burcu Biricik, Tamer Levent ve Murat Garipağaoğlu var. İzleyin derim.

Haftaya buluşmak üzere, bol okumalı günler dilerim.

 

mm

Ayse Musal Çıpa

Ankara’da doğdum ve büyüdüm. TED Ankara Koleji mezunuyum, Bilkent’te Turizm ve Otel İşletmeciliği okudum. Bir kaç sene mesleğimi yaptıktan sonra İstanbul’a taşındım ve reklam sektörüne geçtim. 17 sene aralıksız profesyonel hayatıma devam ettikten sonra 2011'de bir şirkete ortak oldum, evlendim ve 2012’de doğum yaptım. 2015’den beri Sivil Toplum Kuruluşları ile çalışmaktayım. Başka Bir Okul Mümkün Derneği’ni ve Yenidenbiz’i destekliyorum. İstanbul Gençlik ve Çocuk Sanat Bienali’nde gönüllü çalışıyorum. Kolektif işlere inanıyorum. Only One Team ile bir kolektif kitap yazıp, bir enstalasyon sergisi açtık, çevirim içi radyo kurduk ve çevirim içi şiir gecesi yaptık. Farkındalık, Reiki, Transandantal Meditasyon, Şiddetsiz iletişime giriş, yoga, P4C vb. bir çok kişisel ve mesleki eğitime katıldım. Farkındalık üzerine atölyeler düzenliyorum. Çocuklar için felsefe kolaylaştırıcılığı yapıyorum, yetişkinler için felsefe çemberleri düzenliyorum. Yazıyorum ve konuşuyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!