MÜMKÜNSE ELLİ'DEN ÖNCE - Halimiz
MÜMKÜNSE ELLİ'DEN ÖNCE 2
OKUMAK
15 Ağustos 2019
MÜMKÜNSE ELLİ'DEN ÖNCE 3
ZAMAN BANKASI
15 Ağustos 2019
MÜMKÜNSE ELLİ'DEN ÖNCE 4

Geçen gün elli yaşıma ayak bastım…

Rüya gibi geçen tam elli yıl…

Hani diziler izleriz de, yok artık bu kadar olmaz deriz ya, hah tam da onun gibi geçen bir elli yıl…

Rüzgar gibi geçti elli yıl. Seksen santimlik cetvele bakar gibi hissettim birden, ortayı geçmiş sağ tarafta ki uzunluk kısalmış gibi geldi, hemen cetveli yüz santimlikle değiştirdim kafamda ve ortaladım.

Sonra çok değişik birşey farkettim, kırk yaşıma giriş zamanımı, ruh halimi, düşünce yapımı. Sizi bilmem de benim ruhumda büyüme geriliği var anladığım kadarıyla, hiç bir yaşımda o yaşta hissedemedim kendimi, içimde büyütemediğim Şule’ler varmış benim.

Kırklı yaşlarımda, onları da benimle beraber her yere sürüklemekten helak olmuşum meğer. Hem onları hırpalamış yormuşum, hem kendimi. Aynı zamanda çevremde ki sevdiğim insanları da bağlamışım heybeme, düğüne de, derneğe de, acıya da, sevince de hepsiyle gidip gelmişim, belimi, sırtımı, dizlerimi, bir sürü kalabalığı taşımak için zorlamış da zorlamışım…

İçime dönüp kalabalığı farkedince, çözdüm halatlarla bağlayıp sıkı sıkı tuttuğum insanları, çok acıyacak sanıyormuşum acımadı ki, acımadı ki…

Elli yaşıma bastığım gün farkettim ki, tüm mesajlara tek tek dönüyorum, tek tek cevap yazıyorum, geçmiş yıllarda toplu mesaj yazardım, daha mı özenli oldum ne!

Gözlerimi kapattım ve daha çocuk Şule’yi çağırdım mesela, biraz oyun oynadık, biraz konuştuk, anlayamadı pek bir şey ama sıkı sıkı sarıldım ona. Onu sevdiğimi söyledim ve her zaman onu koruyacağımı, ne zaman ihtiyacı olursa yanında olduğumu söyledim ona…

İçimde saklanmış, kendini gösteren göstermeyen tüm Şule’lerimle konuştum; sarıldık, güldük, ağlaştık, benimle tanışmak çok mutlu etti onları, güvende olduklarını hissettiler ve mutlu oldular, sanki karmaşa sona erdi, onlar huzurlu, ben huzurlu. Dünyanın en güzel ve önemli şeyi ‘’sakin bir zihinmiş.’’

Ben buradayım ve varım…

Kendimi seviyorum ve kendim için çok önemliyim…

Sevildiğimi hissetmek için, sana, ona, buna, şuna, ihtiyacım yok…

Ben buradayım ve varım, istersen seni de seviyorum, istemiyorsan önce kendini sev ki, seni sevdiğimi de anla…

Ben seni sevdiğimi haykırsam ve sana bunu ispatlamak için kendimi de parçalasam biliyorum ki sen kendini sevmiyor ve kabul etmiyorsan beni anlayıp hissedemeyeceksin, bu yüzden önce kendimi seviyorum artık, biraz erken farketmişim değilmi…

Affedip serbest bırakmadığımız insanlar var ya, kafandan düşen saç kılı gibidir, hep hissedersin onları. En olmadık yerde, en mutlu, en havalı, en en olduğun zamanda, huylandırır, kaşındırır, elinle hep yoklamak zorunda kalırsın. Bir türlü eline gelmez atmak için. Sonra yeni bir arkadaşlık, birliktelik vs. Yaşamaya başlarsın, yemeğe gelecek misafire yapacağın yemek gibi düşün bu birlikteliği, arkadaşlığı. Hep aklın kalır, ya saç kılı düştüyse! En olmadık kişinin tabağında, senin elceğizlerinle binbir emekle sevgini kattığın yemeği (ilişki ve arkadaşlığı) ne hale getiriverir.

Temizlenin, kurtulun kollarınızda, sırtınızda, omuzlarınızda taşıdığınız saç kıllarından. Affedin kendinizi ve affedemediklerinizi. İçiniz rahat, temiz ve lezzetli yeni sofralar kurun…

“Mümkünse Elli’den önce’’

mm

Şule Yüksel Günel

Şule Yüksel Günel Organizasyon/Aile Sistemi Açılımı™ Moderatörü Theta Healing® Eğitmeni ve uygulayıcısı Access The Bars® uygulayıcısı Access Facelift® uygulayıcısı Bioenerji ve Esma-ül Hüsna eğitimleri Sivas’da başlayan hayatım, İzmir’de okul, iş, çalışma hayatı, evlilik ve bir çok başka şehirde tayinlerle devam ederek nihayet emeklilik ve kişisel gelişim yolunda İzmir’de devam ediyor... Her an yeni bir şey öğrenmeye tutkuluyum. Farklı tekniklerle insanların yaşamlarına dokunmayı çok sevdim. Dokunduğum her insan ve yaşamla ben de gelişip, değişiyorum...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!