‘MUHARREM ARKADAŞ’TAN DİYARBAKIR’A GÖNÜL KÖPRÜSÜ - Halimiz
‘MUHARREM ARKADAŞ’TAN DİYARBAKIR’A GÖNÜL KÖPRÜSÜ 2
YAŞAMI SEÇEBİLMEK
14 Haziran 2018
‘MUHARREM ARKADAŞ’TAN DİYARBAKIR’A GÖNÜL KÖPRÜSÜ 3
SEÇİM, ZAMAN VE KENDİ AYNAMIZ…
14 Haziran 2018
‘MUHARREM ARKADAŞ’TAN DİYARBAKIR’A GÖNÜL KÖPRÜSÜ 4

DİYARBAKIR — Türkiye siyaseti, seçime günler kala, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin Diyarbakır mitingini konuşuyor. Konuşulmayacak gibi de değil. Kimsenin beklemediği bir kalabalık topladı İnce. Hükümet cenahı ‘HDP’li’ ya da ‘taşıma kitle’ diye küçümsese de, yakından bakınca durum hiç te göründüğü gibi değil.

Ama önce biraz gerilere gidelim.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 16 Nisan 2017 referandumu öncesi Diyarbakır’da seçmenleriyle buluştu. Miting yapılırsa alan dolmaz diye toplantı salonda yapıldı. Ancak ilgi o kadar azdı ki, bir ara Kılıçdaroğlu’nun konuşmayacağı bile gündeme geldi. Neyse konumuz bu değil tabi; küçük bir anımsatma bu sadece.

Aradan bir yılı aşkın bir süre geçti ve Türkiye bir kez daha seçime gidiyor. Bu kez hem Cumhurbaşkanlığı, hem milletvekilliği seçimleri var. Cumhurbaşkanlığında Recep Tayyip Erdoğan’ın en dişli rakibi CHP’nin adayı Muharrem İnce. İnce’nin yolu da doğal olarak Diyarbakır’a düştü.

İnce salon toplantısı yapmak yerine mitingi tercih etti. Hem de Erdoğan’ın daha birkaç gün önce miting yapıp, hınca hınç doldurduğu Mehmet Akif Ersoy Bulvarında yapacaktı. İlk bakışta ‘Alanı nasıl dolduracak? ‘ diye düşündük… Alana biraz erken giderek, gazetecilik tabiriyle, ‘Havayı koklayalım’ dedik. Tabi alanı görünce şok olduk.

Yok yok kalabalıktan değil, kalabalığın azlığından. Gittiğimiz saat çok erken de değildi. Açıkçası içimden, ‘Yahu CHP çevreden de mi kimseyi toplayamadın?’ diye geçirmeden edemedim. Bunun şaşkınlığını yaşarken, sahne ve izleyenler arasındaki bariyeri geçmeyi düşündüm. Nasılsa polis izin vermez diye uzun süre teşebbüs bile etmedim. Sonra dayanamadım ve gittim. Polis bariyeri açıp ‘buyurun’ dedi. Normalde bu kadar kolay izin vermezler. Aklıma polisin bilerek izin verdiği geldi nedense. Nasılsa kimse yok alanda, bunu ekrana yansıtıp CHP’yi ve ‘Bay Muharrem’i küçük düşürmeyi(!) hesaplamışlardı belki de.

Ancak alana girince günün üçüncü şaşkınlığını yaşadım. İnsanlar akın akın alana geliyordu. Hem de ellerinde CHP ve Türk bayraklarıyla. ‘Hangi ara CHP bu kadar taban buldu’ diye düşünürken, bir yandan da insanların yüzüne bakıyordum. Yüzlerde öfke ve umut bir aradaydı. KHK ile işinden olan, kayyumun işten attığı, atanamayan, Kürt, muhafazakâr, kim ararsan vardı. Bu kadar insanı bir arada bulmuşken, konuşmamak olmazdı.

Konuştuklarımızı yazmadan önce bir parantez açmak istiyorum. Mitingin olduğu günün sabahı, HDP yöneticileriyle buluştuk. İnce’ye ikinci turda destek verip vermeyeceklerini sordum. “Kayıtsız şartsız destek vermeyiz. Şartlarımızı kabul ederse olabilir,” yanıtını verdiler. İşte bu yanıtın yansıması İnce’nin mitingine oldu.

Gelenlerin çoğu, ilk turda HDP’nin cumhurbaşkanı adayı Demirtaş’a oy vereceğini açık açık söylüyordu. Ancak ikinci tur için İnce’yi destekleyeceklerini söylemekten de geri durmuyorlardı. Hatta birisi “Muharrem kardeşime çalışacağım da,” diyerek bir adım daha ileri gitti. Bir başkası ise “Muharrem arkadaş” diyerek önce samimiyetini gösterdi, ardından da siyasetten beklentisini söyledi. “İlk sırada barış…” Bu neredeyse konuştuğum herkesin ortak talebi.

Neyse alan o kadar kalabalık oldu ki çıkmak zorunda kaldım. Tekrar bariyerlerin arkasında geçene kadar miting başladı. Sahneye çıkan İnce bile gördüğü kalabalık karşısında şaşkınlığını gizleyemedi. Daha o konuşmaya başlamadan, kitle ilk talebini iletti bile “Selo’ya (Selahattin Demirtaş) özgürlük”… Bir ara gençlerden bir grup, Erdoğan’ın ismi geçince yuhalamaya başladı. Ancak İnce yapmamaları konusunda uyardı. Bunun üzerine gruptan biri “Tamam başkanım, özür dilerim,” diye yanıt verdi.

Mitingden geriye kalan tek soru, İnce bu kadar kalabalığı nasıl topladı? Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın istihbarattan aldığını söylediği bilgiye göre, katılanların hepsi HDP’liydi. Ben gördüğüm kişilerin siyasi kimliklerini bilemem ama verdikleri mesaj çok netti. Çok derin analizlere gerek yok.

Kürt seçmen öncelikle ahde vefa göstermişti. İnce’nin dokunulmazlıkların kaldırılmasındaki tavrı ve Selahattin Demirtaş’ı ziyareti, Kürtler arasında yankı bulmuştu. Kürt seçmen, “Muharrem arkadaş” dediği İnce’ye, “Gel bu sorunu birlikte çözelim” dedi. Ya da halk arasındaki tabiriyle “Biz de sana karşı boş değiliz” dedi. AKP’ye de bir mesaj verdi Kürt seçmen…”Bizi ötekileştirdin, bak biz de buraya geldik”…

Ancak alandakiler kim olursa olsun, anlaşılan AKP cephesini çok kızdırmış. Bunu hem konuşmalardan, hem sosyal medya paylaşımlarından anlamak mümkün… Kürtleri yuhalatırsanız, liderlerine terörist muamelesi yapar ve idamla tehdit ederseniz, sonucu bu olur. Yani özetle, kendi düşen ağlamaz…

mm

Mahmut Bozarslan

Mahmut Bozarslan gazeteciliğe 1996 yılında Diyarbakır’da başladı. Sabah Gazetesi, NTV ve El Cezire Türk’de muhabirlik yaptı. Bu sırada, Fransız Haber Ajansı AFP’ye de serbest muhabir olarak katkıda bulundu. Bozarslan, Kürt sorununun çeşitli yönleri, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi, kadın sorunu, mülteciler, yerel ekonomi gibi konularda da haberler yaptı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!