METİN AKPINAR, MÜJDAT GEZEN VE BOLD PİLOT İLE SENE BİTERKEN - Halimiz
ŞÜKREDİN
27 Aralık 2018
HALİMİZ
27 Aralık 2018

Senenin şu son günlerinde, Metin Akpınar ve Müjdat Gezen gibi bu toplumun önemli bir kesitinin hayatına bir şekilde renk katmış bu sanatçılarımızın, bir televizyon programında yaptıkları açıklamalara istinaden ve devletin en üst mertebesinden gelen yönlendirmeye bağlantılı olarak polis eşliğinde mahkemeye ifade vermeye gitmelerinden toplumca etkilendik.

Sosyal medyada, düzinelerce paylaşım yapıldı… ama müspet ama menfi! Bir de yorum yapmayanlara çatan oldu; genellikle iktidara muhalif kesit bu konuda bayrağı kapmış durumda. Farkında olmadan ya da bilinçli olarak, siyasetin dahlinin olduğu meselelerde görüş bildirmekten uzak duran kitleye karşı duygusal bir şiddet uygulanmakta. Devlet de kendini onaylamayan herkese karşı neredeyse dişlililerini geçirmek için aportta beklemekte. Gücü yeten yetene kıvamı, bir garip tatsızlık içinde daha, bu seneyi de uğurluyoruz.

Ve bize bakarak, kendi içimizde, bu sarmalın nasıl tatlıya bağlanacağını sanırım bulma imkanını henüz daha keşfedemedik. Yol, her zaman, demokrasiyi içselleştirmek ve sağlamlaştırmaktan geçiyor gerçi de demokrasinin de ne demek olduğu veya olması gerektiği üzerine kafalar hayli karışık. Demokrasi deyince hatta, yerkürenin her bir köşesinden, akordu bozulmuş sesler geliyor adeta…

Birleşmiş Milletler (BM) de dünya genelindeki bu gidişattan kaygı duyuyor olmalı ki 100’den fazla belirlediği uluslararası soruna dikkat çekmek için mevzu bahis olan konuya eşleştirdiği günde farkındalık yaratmayı hedefleyen etkinlikler düzenliyor. Geçtiğimiz Perşembe, Uluslararası İnsani Dayanışma Günü idi mesela… BM, bu günde, birlikten kuvvet doğar felsefesi ile sürdürülebilir bir kalkınma için toplumların farklılıklarında zenginlik görmeyi ilke edinmelerini; hükümetlerin, insanlara, bu özgürlük alanını tanıyan uluslararası anlaşmaların gereğini yerine getirmesini ve yoksullukla mücadelede başarının anahtarının önde belirtilen bu iki maddeyi gerçekten içselleştirmekten geçtiğini anlatıyor. Bir nevi, devleti de toplumu da gidişattan sorumlu tutuyor…

Bizim hesabımıza da yeni senede dilerim siyaseti her şeyin merkezine oturtmak yerine, insani değerlerimize odaklanmak düşer. Bu toplum, benim bildiğim kadarıyla bugün olduğu kadar kötü değildi. Bu kadar fevri değildi; bu kadar tepki odaklı değildi; bu kadar argo konuşmuyordu; bu kadar hakaret etmiyordu; bu kadar ayrıştırıcı değildi; bu kadar çalıp-çırpma meraklısı değildi; bu kadar çıkarcı değildi; ya da hep böyleydi… bilemiyorum, kesin bir kanaate sahip olamıyorum, neydik-n’olduk kestiremiyorum ama haftasonu seyrettiğim Şampiyon filmi sanki geçmişte ayrı güzelliklerin olduğunu da kanıtlıyordu. Sosyal medyanın olmadığı geçmiş yüzyılda, Jokey Halis Karataş’ın nefes kesen hayat hikayesini konu alıyordu film. O vakitlerde de Twitter veya Instagram olsaydı, belki, bir papağanın nefes hakkını dahi çok gören birileri yerine, simsiyah parlayan tüylerinin arasından alımı gizlenemeyecek kadar güzel boncuk gibi ışıldayan siyah gözleri, asil, kaslı, atik bedeni ile Bold Pilot’ı konuşurduk.

İyi ki çekmişler filmi… Özellikle bir sahnede, herhalde bizi gözlemleme imkanı da verdiği için, ayrıca etkilendim. Bu saf kan at, seyircisi ile öyle tarifsiz bir bağ kuruyor ki… at yarışlarına gitmenin kumar olduğunu düşünenler dahi onu izlemeye gidiyorlar. Dahası, karakterli bir at, farkını biliyor ve yaşatıyor. Huysuzluk ise yapmaktan kendini hiç alıkoymuyor ve yarışın başlama noktası olan startingbox’a girmekten hiç haz etmiyor. Seyircilerden biri, Boldie’ye, kalben fena kaptırmış kendini ve onun etraftaki sesten gerildiğini anlıyor, eyleme geçiyor. Yanındakine, çevreye, sus dercesine işaret parmağını dikine ağzına dayayarak ‘şşşş’ diyor. Tüm hipodroma dalga dalga sessizlik akarken, çok geçmeden mutlak sükunet sağlanıyor ve tek bir çıt dahi çıkmıyor. İnsanın nefesini kesen bir sahne… Bold Pilot’ın verdiği karşılık ise hepten duygu yüklü. Seyircisine bakıyor, ne yaptıklarını anladığını ifade edercesine başını sallıyor, selamlıyor ve yavaş yavaş sorunsuzca startingbox’a giriyor. Bu, neredeyse tüm yarışlarda tekrarlanmaya başlıyor… Sorarım size, bu hipodromdaki insanlardan, bu kadar ince düşünebilen bir kitleden, nefes alan herhangi bir canlıya zarar gelir mi?

Boldie’nin sahibi Özdemir Atman da başlı başına bir karakter. Sadece Karataş’ın, Boldie ile bir beden olması için verdiği öğütler etkilemiyor… Baba olarak, kızı Begüm’ün, ölümcül bir hastalıkla boğuşurken, bedeni hakkında karar vermesine, onun tarz ve sürecinde yer açıyor, zaman tanıyor. Atların özgür ruhunun kızına geçtiğini iyi anlamış bir baba gibi sadece kalbini koyuyor ortaya… sükuneti ve kelimeleri ile büyülüyor. Kendi insanımız, aramızdan biri, daha niceleri gibi…

Yeni bir sene daha kapımıza dayanmışken, bu gibi örnekler hepten uzaklaşmasın bizden, asıl bunları çoğaltalım. Gücümüzün yettiğine; yüz yüze göz göze baktıklarımıza ve sosyal medya iletişimimize biraz özen gösterelim; insan dokumuzun güzel renklerine daha bir dört elle sarılalım hepbirlikte, ilerleyen gün ve aylarda…

mm

Tülin Daloğlu

Publisher / Yayıncı - tulin.daloglu@halimiz.com Bu sitenin yayıncısı ve baş editörüyüm. Gazetecilik mesleğimde yirmi yılı geride bıraktım. Başta Türk medyası olmak üzere, Amerika, İngiltere ve İsrail medyalarında yazılarım yayınlandı. Ankara, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezunum. Üzerine aynı bölümde master çalışmam var … Ve Washington, D.C., Amerikan Üniversitesi'nde medya hukuku üzerine ikinci lisans üstü çalışmamı tamamladım. Şimdi, bu yeni mecrada huzurlarınıza çıkıyorum … yazarak, konuşarak, bilgi odaklı yürüyerek var olmaya kıymet verenlerdenim…

1 Comment

  1. kemal gülseren dedi ki:

    selam, tülin hnm,
    yazınızı gerçekten çok beğendim.
    yaşam felsefesinde durduğumuz yer hemen hemen aynı.
    bunu gördüğüme çok mutlu oldum.
    her yazınız gibi bunu da okumaktan büyük zevk aldım.
    kaleminize ve beyninize sağlık.
    hoşça kalınız..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!