Listede ne var? - Halimiz
Listede ne var? 2
Hayallere Açılan Kapı: Sanal Gerçeklik
8 Haziran 2017
Listede ne var? 3
Goytisolo’nun İstanbul’u
8 Haziran 2017
Listede ne var? 4

Yapılacaklar listeleri olmadan günü verimli geçiremeyenler beni iyi anlar, listeler gereklidir. Zamanı planlayabilmek için, verimlilik için gereklidir listeler.

Neler için liste yapmayız ki? Alışveriş listesi, yapılacaklar listesi, angarya listesi, arama listesi, işten atılacaklar listesi, işyeri ziyareti listesi, gezilecek mekanlar listesi, ölmeden önce yapılacaklar listesi, yemek listesi, her gün yapılması gereken egzersiz listesi, okunacak kitaplar listesi, gidilecek davetler listesi, alınacak eğitim listesi, konserler listesi, restoranlar listesi, diyet listesi, davetli listesi…

Yazarken yoruldum. Sürekli bir liste durumu var. Bunun için çok eğlenceli bir site de var: listelist. Liste yapmak keyifli olabilir örneğin okulun en yakışıklı ilk 10 erkeği, en güzel bacaklı 5 kızı, en seksi 10 aktörü, en başarılı 100 şirketi, vergi rekortmeni ilk 10 ünlü vs…

Nick Hornby’nin aynı isimli romanından sinemaya uyarlanan High Fidelity filmini duymuşsunuzdur belki. Eğer izlemediyseniz mutlaka izleyin, hem görsel hem işitsel anlamda doyuran, müthiş bir hikaye ve çok zeki esprilerle dolu enfes bir film. Kitap, doksanlı yılların İngiltere’sinde geçerken, film 2000’li yıllarda Amerika’da bir plak satıcısının listeler üzerinden kendiyle ve ilişkileriyle hesaplaşmasının öyküsüdür. Tam bir kült filmdir. Özellikle erkek izleyiciler kendileri hakkında çok şey bulur. Her şey için listeler yapan ve inanılmaz bir pop müzik kültürü olan kahramımız ise John Cusack’tır.

Filmde yer aldığını çok sonra okuduğum repliklerden biri şöyledir: “people worry about kids playing with guns or watching violent videos that some sort of culture of violence will take them over. nobody worries about kids listening to thousands, literally thousand of songs about heartbreak, rejection, pain, misery and loss.” İnsanlar çocukları silahlarla oynadığında veya şiddet içerikli videolar izlediğinde endişeleniyorlar ve bir şekilde şiddet kültürünün onları ele geçireceğini düşünüyorlar. Kimse çocukların kalp kırıklığı, reddedilme, acı, sefalet, kayıp hakkında binlerce, gerçekten binlerce şarkı dinlemesine endişelenmiyor.”

Bu şarkılarla büyüyen çocukların acıya da, terk edilmeye de tepkileri daha içsel oluyor. Peki ya marşlarla büyüyenlerin iç dünyaları ne alemde?

Bazen erk sahiplerinin sırf o gücü ispat etmek için kullandığı listeler oluyor; “Almanya’da yaşayan tüm Yahudi ailelerin listesi”, “kurum hakkında olumsuz tweetler atan çalışanların listesi”, “işten ilk etapta çıkarılacak çalışanların listesi”, “politik fikir beyan eden çalışanların listesi”, “sendika yürüyüşüne katılan işçilerin listesi”, “greve katılan işçilerin listesi”, “yürüyüşe katılan kamu çalışanları listesi”, “sakıncalı kitaplar listesi”… Erk sahibinin hayal gücünde yer bulan yasaklar listesi, sakıncalı durumlar listesi gibi yeni yeni listeler de hayatımıza katılıyor.

Sonra pirincin taşını ayıklar gibi insan ayıklamaya başlıyor. İmza atanlar/atmayanlar, sendika üyeleri/üye olmayanlar, belli bir siyasi görüşe sahip olanlar/ olmayanlar, belli bir mezhebe sahip olmayanlar/olanlar, belli bir lideri desteklemeyenler/destekleyenler, kral çıplak diyenler/demeyenler, mesleğini her koşulda yapmakta direnenler/mesleğini yapmayanlar, insanı merkeze koyup emirlere itaat etmeyenler veya itaat edenler… Kara listeler var.

Bu listeler can acıtıyor. İnsanların bir günde hayatlarını değiştiriyor, onları işlerinden, mesleklerinden veya özgürlüklerinden edebiliyor.

Hapse girecek kişilerin listesinde olmak için suç işleme şartı aranmıyor bile bazen. Kurunun yanında yaş da yanıyor. Böyle gelmiş böyle gider diyorlar. Suçsuzluğunu ispat etmek için yıllarını harcaman gerekiyor. Suçu ispat edilmiş bir tecavüzcü, 1 gün sonra sırıtarak “rızası vardı” beyanıyla serbest bırakılırken, suçu ispat edilemeyen yüzlerce, binlerce sanatçı, yazar, siyasetçi, bilim adamı, doktor, avukat, işadamı hapiste yatabiliyor.

Dedim ya bazı listeler çok korkunç oluyor. Kaybolmuş insanların listesi, topluca öldürülmüş insanların listesi, kapısına işaret konulacak evlerin listesi, suikast listesi…

İstatistiki listeler var bir de. Dünyada en kötü trafiğe sahip olan kentler arasında 7. sırada İstanbul var örneğin. PISA testi sonuçlarına göre eğitimde 72 ülke arasında 50. sıradayız. Kadın erkek eşitliğinde 136 ülke arasında 120. sırada, fakirlikte Avrupa’da 38. sıradayız. OECD’nin yıllık eğitim raporunda Türkiye sondan 4. sırada.

Bir liste yapmak istesem, Türkiye’nin iyiliği için öncelikli olarak düzeltilmesi gerekenler listesi yapar ve bu listenin başına da güven ve adalet duygusunun yeniden tesis edilmesi maddesini koyardım.

İkinci sırada eğitim olurdu. Bilim öğrenmek çok önemli ama bana göre kendi öz değerlerinin farkında olan, öz disiplinli, farklılıklara saygı duyan, tüm canlı ve cansız varlıklara saygı duyan vicdanı hür, aklını kullanan bireyler yetiştirmek daha önemli. Bilimi bu bireyler öğrense, dünya daha yaşanılır bir yer olurdu.

Diğer yandan tüm yaptıklarımız bir listede işaretlediğimiz maddelerden ibaret olduğunda, yaşadığımız anlar da tamamlanması gereken görevler gibi oluyor ve işin özünü kaçırma riski doğuyor.

Belki de liste yapmadan yaşamaya cesaret etmek gerek.

İlk adım için Alan Watts’ın Wisdom of Insecurity/Güvencesizlikteki Bilgelik kitabını okumanızı tavsiye ederim.

 

 

mm

Ayse Musal Çıpa

Ankara’da doğdum ve büyüdüm. TED Ankara Koleji mezunuyum, Bilkent’te Turizm ve Otel İşletmeciliği okudum. Bir kaç sene mesleğimi yaptıktan sonra İstanbul’a taşındım ve reklam sektörüne geçtim. 17 sene aralıksız profesyonel hayatıma devam ettikten sonra 2011'de bir şirkete ortak oldum, evlendim ve 2012’de doğum yaptım. 2015’den beri Sivil Toplum Kuruluşları ile çalışmaktayım. Başka Bir Okul Mümkün Derneği’ni ve Yenidenbiz’i destekliyorum. İstanbul Gençlik ve Çocuk Sanat Bienali’nde gönüllü çalışıyorum. Kolektif işlere inanıyorum. Only One Team ile bir kolektif kitap yazıp, bir enstalasyon sergisi açtık, çevirim içi radyo kurduk ve çevirim içi şiir gecesi yaptık. Farkındalık, Reiki, Transandantal Meditasyon, Şiddetsiz iletişime giriş, yoga, P4C vb. bir çok kişisel ve mesleki eğitime katıldım. Farkındalık üzerine atölyeler düzenliyorum. Çocuklar için felsefe kolaylaştırıcılığı yapıyorum, yetişkinler için felsefe çemberleri düzenliyorum. Yazıyorum ve konuşuyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!