KRALİYETİN AFRO-AMERİKAN DÜĞÜNÜ - Halimiz
GÜMRÜK BİRLİĞİ NEDEN GÜNCELLENMELİ?
24 Mayıs 2018
KIRMIZI HAT
24 Mayıs 2018

Şaşılacak şekilde günlük güneşlik bir Londra günüydü. Üzerinde güneş batmayan krallığın sarayında, Londra’nın batısındaki Windsor Şatosu’nda ve St.George Kilisesi’nde haftalardır süren hazırlıklar son güne dayanmıştı. Bugün nikah kıyılacaktı ve her şeyin kusursuz olduğuna bakılırsa bugün Tanrı İngilizdi.

Kraliyetin yüzyıllardır değişmeyen geleneklerini merak eden milyonlarca insan bir peri masalını izlemek için televizyonlarının başındaydı. Tören başlamıştı ve atlı arabalar, yıldızlı çubuklar, yüz metrelik gelinlikler, elmas işli elbiseler, şemsiye büyüklüğünde şapkalar ve göz kamaştıran taçlar Windsor sokaklarında boy gösteriyordu.

İngiltere tahtının üç numaralı varisi Prens Harry kendisinden üç yaş büyük, melez ve dul bir Amerikalı kızla, Meghan Markle ile evleniyordu. Her nikahta olduğu gibi bu nikahın da başrolünde gelin ve damat olmalıydı.

Ama öyle olmadı.

Kraliyet güneşinin kutsadığı İngilizler o gün başka biriyle tanıştılar; Michael Curry ile.

Bu siyah adam, gelin ve damada öyle çarpıcı bir vaaz verdi ve canlı yayında tüm dünyaya öyle etkili bir konuşma yaptı ki herkes düğünü bırakıp onu konuşmaya başladı.

Rahip Michael Curry herkesin her zaman duyduğu bir şeyden bahsediyordu: sevgiden. Ama öyle güçlü kelimelerle anlatıyordu ki başta Kraliçe Elizabeth olmak üzere kilisedeki herkes ve ekran başındaki milyonlarca insan onu dikkatle dinledi.

Michael Curry 13 Mart 1953’te Chicago’da doğdu ve New York eyaletindeki Buffalo’da okula gitti. Hem annesi hem de babası kölelik yapmış bir ailenin çocuklarıydı.

Kilisenin yolundan gitti ve 1978’de papaz oldu.

Kuzey Carolina, Ohio ve Maryland’de görev yaptı. Çalıştığı tüm kiliselerde sevildi. Vaazlarını herkes ilgiyle dinliyordu.

2015 yılında Amerikan Anglikan Kilisesi’nin ilk siyah piskoposu oldu.

New York’ta bulunan bu kilise, eşcinsel evliliğe izin veren iki Anglikan kilisesinden biriydi. Rahip Curry, hareketi destekleyerek bazı sevenlerini hayal kırıklığına uğrattı. Curry bu konularda gayet açık sözlüydü.

Tablet bilgisayarını açtı, önüne koydu ve konuşmaya başladı.

“Sevgi” diyordu siyah adam. “Sevginin gücünü keşfetmeliyiz. Sevginin arındıran gücünü, bizi kendimize döndüren özünü keşfetmeliyiz.” Bu sözler Martin Luther King’in sözleriydi.

Devam etti:

“Bunu yaptığımızda eski dünyayı yeni bir dünyaya kavuşturabiliriz. Göklerdeki babamızın isteği budur. Sevgi onun tek yoludur. Aşkın gücünü hafife alanlar kaybedecektir. Aşkta ve sevgide güç vardır. Bu güç hepimizin içinde var. Yeter ki onu kullanmayı bilelim. İnsanları kendimizden daha çok sevelim. Sevgi güçtür.”

Konuşmasını ayakta yapıyordu ve kısık sesle değil, bağırarak, ellerini sallayarak ve kilisedeki olağanüstü seçkin davetli topluluğunun gözlerinin içine bakarak konuşuyordu. Hatta Kraliçe’nin bile.

“Sevgiyi ve adaleti akan bir dere gibi içimizden akıtalım. Aşk ile dünyayı bir sığınak haline getirelim. Sevgi varsa Tanrı’nın tüm çocukları için bol bol yer var. Çünkü sevgi varsa tüm insanlık bir aile gibi olur. Biz kardeşiz, Tanrı’nın çocuklarıyız. Sevgi bir ateştir. Bu ateşi sevgiyle kontrol ederiz ve insanlığın hizmetine sunarız. İsa su üzerinde yürüdü ama benim size gelmem için Atlantik Okyanusu’nu uçakla geçmem gerekti. İşte sevginin ateşi beni buraya getirdi. Bu ateş ki bugün birbirimize tweet atmamızı, e-posta kullanmamızı, Instagram ve Facebook ile birbirimize bağlanmamızı sağlıyor. Sevginin ateşi tüm bunları mümkün kılıyor. Sevginin kurtarıcı gücünü keşfetmeliyiz. Bunu yaptığımızda, bu eski dünyayı yeni bir dünyaya dönüştüreceğiz. Tanrı sizi korusun. Tanrı hepimizi, bu yüce ellerin aşkında tutsun.”

Michael Curry konuşmasını bitirdiğinde içinden onu alkışlamak isteyenler oldu. Ama yapamadılar. Kraliyet düğününde ve bir kilisenin içindeydiler.

Sonra ilahiler okundu, nikah kıyıldı ve Kraliçe çalan borular eşliğinde kiliseden ayrıldı. Damat gelini öptü ve elinden tutarak faytona bindirdi. Dışarıda onları on binlerce kişi bekliyordu. İngilizler geleneklerine sımsıkı bağlıydı.

Yine de değişen bir şeyler vardı. Gelin damattan 3 yaş büyüktü. Melezdi ve duldu; yani evlenip boşanmıştı. Babası ve annesi Afrika göçmeniydi. Düğün vaazında Martin Luther’den alıntılar yapan rahip Curry kölelik yapmış bir ailenin çocuğuydu. Yani siyahtı.

Üstelik 1348’de inşa edilmiş kilisedeki konuşmasını tablet bilgisayardan yapmış, Facebook ve Twitter’dan söz etmişti.

İngiltere tarihini kayda geçirenler, Afro-Amerikanizmin bu düğünden itibaren kraliyete de sirayet ettiğini yazacaklardı.

Meghan’ın masum yüzü, Michael Curry’nin coşkulu vaazıyla.

mm

Murat Erdin

Murat Erdin 1968'de İstanbul'da doğdu. Pertevniyal Lisesi'nden sonra İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi'ni bitirdi. Gazeteciliğe 1990 yılında başladı. Radyolarda ve televizyonlarda çok sayıda programa imza attı. Halen yazar ve öğretim görevlisi olarak çalışmalarına devam ediyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!