KOZMOGRAFYA - Halimiz
KOZMOGRAFYA 2
TAZE VE YENİ
22 Ağustos 2019
KOZMOGRAFYA 3
YOLCULUK
22 Ağustos 2019
KOZMOGRAFYA 4

Bu yazıyı, üyesi olduğum bir grup içinde tarafıma ulaşan gerçek bir hikayeden esinlenerek derledim.

Yazının başlığı olan “Kozmografya” 1929 yılında basılan bir kitabın adı. Yazarı Ordinaryüs Prof. Dr. Ali Yar. Atatürk’ün isteği üzerine yazılmış. Büyük önderin öngörüsüne hayran olmamak mümkün mü?

Kozmografya”, Türkiye’deki ilk astronomi kitabı. İlk baskısı 1929 yılında yapılmış. Bu kitap yazılmadan sadece sekiz yıl önce Ankara Hükümeti’nin kasasındaki para yok denecek kadar azdı. İşgal güçleriyle, fakirlikle, cehaletle ve hastalıkla mücadele ediliyor, savaş sonrası Osmanlı’nın borçları ödeniyor, diğer yandan bilim ve sanatla Cumhuriyet inşa ediliyor, fabrikalar kuruluyor, yurt dışına eğitim için öğrenciler gönderiliyor, örnek bir ülke yaratılmaya çalışılıyordu.

O dönem yurdumuzdaki insanların büyük bir kısmı dünyanın düz olduğunu ya da boğanın boynuzları üzerinde durduğunu düşünüyordu. Astronomi nedir, kimse bilmiyordu. Ama bir kişi bunu biliyordu. Bir devlet adamının astronomi kitabı yazdırmasının dünyada başka bir örneği yoktur. Evet, “Kozmografya” Atatürk’ün isteği ile Ali Yar Bey’e 1929 yılında yazdırılmıştır. Gezegenler, mevsimler nasıl oluşur, kara delik nedir, Aristo’dan başlayarak Kopernik’ten Galileo’ya tüm düşünürlerin görüşleri, Samanyolu haritasına kadar akla gelebilecek her şey bu kitaba konulmuştu. Kitap, 1933’den itibaren tüm liselerde 1979 yılına kadar zorunlu ders olarak okutuldu.

Söz konusu kitabın yazarı Ali Yar Bey Mektebi Sultani yani Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra 1912 Temmuz’unda Paris Yüksek Tayyarecilik Mektebi’nden mezun olur ve dünyanın ilk üç uçak mühendisinden biri unvanını elde eder. Darülfünun yani İstanbul Üniversitesi’nin o dönem Zeynep Hanım Konağı diye bilinen konağında cebir ve astronomi dersleri verir. Atatürk’ün isteği ile de söz konusu kitabı yazar.

Kitabımızın 1933 yılı baskısının bir kopyası da İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu’nda 1933 yılında 275 okul numaralı bir kişiye aitti. Bu kişinin adı Fahrettin Akbulut idi.

Fahrettin Akbulut, sonradan önemli bir matematik profesörü olacak, Ege Üniversitesi’nde dersler verecek, Türkiye’de matematiği gençlere sevdirecekti. Bir gün, Fahrettin Akbulut’un oğlu Selman Akbulut evdeki kütüphane rafını karıştırırken “Kozmografya” kitabını görür. Alır inceler. İçinde gökyüzü haritalarının, teleskopların, gezegenlerin ve uzayın fotoğraflarını görünce astronomiye ilgi duymaya başlar.

Sonra ne mi olur?

Selman Akbulut California Üniversitesi (Berkeley) Matematik bölümünden mezun olur. Wisconsin Üniversitesi’nde, Michigan State Üniversitesi’nde profesörlüğe kadar yükselir. “İçinde yaşadığımız uzay tabii Euclid (Öklid) uzayı mı, yoksa onun yalancı kopyası mı?” sorusunun yanıtını arar ve İngiliz Astronomi Profesörü Zeeman’ın 1963’de yaptığı tahmini çözümünü bulmayı başarır.

Selman Akbulut bu nedenle de birçok ödüle hak kazanmıştır. Bunlardan biri de TÜBİTAK Bilim ödülüdür. Türkiye’nin yetiştirdiği ve dünyaca tanınan Profesör Fahrettin Akbulut’un oğlu Profesör Dr. Selman Akbulut matematik ve astronomi alanlarında yaptığı önemli çalışmalardan ötürü uluslararası ödüllerle taçlandırılır.

İşte Atatürk tarafından Ali Yar Bey’e yazdırılan kitabın öyküsü.

Bu öykü aynı zamanda Atatürk’ün neden büyük bir insan olduğunun örneğidir. Atatürk yüzünü bilime dönmüştür. İstikbal göklerdedir demiştir. 1956 senesinde Dr. Hugh Percy Wilkins’in Ay yüzeyindeki bir kratere büyük saygı duyduğu Atatürk’ün adını verdiğini biliyor muydunuz?

Bu yazının Atatürk’ü anlamayanlar, O’nun kıymetini bilmeyenler tarafından da okunmasını temenni ediyorum.

mm

Dr. Ali Tigrel

Devlet Planlama Teşkilatı Eski Müsteşarı

1 Comment

  1. Zeliha Doğan Yeşil dedi ki:

    Harika bir paylaşım. Bu bilgiler tarihe not düşmektir. Kaleminize sağlık. Saygılar.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!