KOŞULSUZ SEVGİ NEDİR? - Halimiz
KOŞULSUZ SEVGİ NEDİR? 2
NEDEN FELSEFE?
9 Ocak 2020
KOŞULSUZ SEVGİ NEDİR? 3
ABD-İRAN KRİZİ ŞİMDİLİK SAKİNLEDİ
9 Ocak 2020
KOŞULSUZ SEVGİ NEDİR? 4

Resim: Ezgi Çetin

İnsanın sevgi kavramıyla tanışmasının ne kadar trajikomik bir olay olduğunu yeğenim dünyaya geldikten sonra anladım. Bir çocuğa verdiğimiz sevgiyle, onun yetişkinlikte karşısına çıkacak sevgi olanakları arasında ki uçurum, beni koşulsuz sevginin ne olduğuyla ilgili çok düşündürdü.

Yeğenimi ilk gördüğümde hemen onu çok sevdiğime karar verdim. Ona kocaman bir peluş köpek aldım ve oyuncağı alırken üzerine binip geçireceğimiz eğlenceli dakikaların hayalini kurdum. Aksi gibi, yeğenim bu oyuncağı asla benimsemedi. Köpeğin üzerine oturup oyuncağı at gibi sürmesini her teklif ettiğimde, kısaca “İstemiyo!” dedi ve ilgisini çeken başka şeylere yöneldi. Ona, kendisine bakmanın oldukça zahmetli olduğunu, bezlerinin çok kötü koktuğunu, uyuması için başında beklemenin çok sıkıcı olduğunu, ayrıca o peluşun hiç de ucuz olmadığını ve kendimin de zengin olmadığını, bu yüzden bütün bunların kocaman bir haksızlık olduğunu söylemek istedim. Ve sonra 1,5 yaşındaki bir bebek, sırf aldığım oyuncağı sevmedi diye bunları aklımdan geçirdiğim için kendimi tam bir ahmak gibi hissettim.

Stoacı filozoflar bir şeyin doğasını anlamanın öneminden dem vurur. Bu olayda, sevginin doğasıyla ilgili çıkarılacak bir ders var. Bizi seven birinden ihtiyaçlarımızı fark edip harekete geçmesini beklemek çocukken edindiğimiz gerekli bir alışkanlıktır. Hayatta kalmamız buna bağlıdır. Bir bebek ya da evcil hayvan bize teşekkür etme ve bizi takdir etme yetilerinden mahrumdur. Bu mahrumiyet onlara koşulsuz sevgi ve şefkat beslememizi kolaylaştırır. Yeğenimin, sevgiyi alan taraf olmaya ihtiyacı vardı ve yetişkinliğe ulaşana kadar sevgiyi veren taraf olma yükümlülüğü yoktu. Ben onun hayatında teyzesi olarak yer alma talebinde bulunduğum zaman farkında olmadan buna söz vermiştim ve şimdi sözümü tutma zamanıydı. O, yaşının gerektirdiği sevginin doğasına uygun davranıyordu. Duyduğum memnuniyetsizlik hissi benim çocuk gibi davranmamdan kaynaklıydı.

Stoacı filozofların tavsiye ettiği bir meditasyon duygularımızı kontrol edemeyeceğimiz şeyler üzerinden çekme disiplinidir. İnsanların bizimle ilgili ne hissettiklerini kontrol edemeyiz. Gün içinde yaşadıkları olayların bize nasıl yansıyacağı, yıllar içinde değişecek olan karakterleri ve davranışları da tamamen kontrolümüz dışındadır. Yetişkinlere karşı koşulsuz sevgi beslemenin zorluklarından biri budur. Ya bir gün bizi sevmezlerse? Ya onlara verdiğimiz emek ziyan olursa? Sevdiklerimizi kaybetmekten ve kalbimizin kırılmasından korkarız. “Sen beni eskisi gibi sevmiyorsun”, “Ya benimsin, ya kara toprağın”, “Sensiz yaşayamaz, ölürüm” gibi düşünceler bu korkunun ürünüdür. Sevgiden çok saplantı, aidiyet ve sahiplenme gibi duygulara işaret eder. İroniktir ki, koşulsuz sevme korkusunun yarattığı bu duyguları yine aslında koşulsuz severek, sevdiklerimizin üzerindeki beklentilerimizi yok ederek yenebiliriz. Yeğenimin sevgi verme olgunluğuna eriştiği zaman beni sevmesini çok arzuluyorum. Ama sevmeyedebilir, bunu kontrol edemem. Onu koşulsuzca sevmek, bu ihtimalin varlığının onu sevmemin önüne geçmesine izin vermeme gücünü bulmak demek.

Koşulsuz sevgi üzerine düşünürken faydalandığım son meditasyon ise kötü şeylerin olacağını kabullenmek ve müteşekkir olmaktı. Her şeyin iyi gideceğine olan inanç, iyi şeyler üzerinde bir hak iddiası yaratır. Ama hayatta kötü şeyler de olur. Bu yüzden her şeyin güzel gitmesi için çabalamak ve bu baskıyı kendimize yüklemek mutsuzluğa giden en kestirme yoldur. Sevdiğimiz insanlarla yollarımız ayrılabilir. Hayat bizi alıştığımız samimiyeti sürdürmenin mümkün olmadığı noktalara itebilir. Hayatımıza giren insanlar bize kendimizle ilgili çok şey öğretir. Neyi sevdiğimizi, neye tahammül edemediğimizi, neyin sınırlarımız dışında kaldığını başka insanlarla yaşadığımız deneyimler sayesinde öğreniriz. Ayrılma zamanı geldiğinde, bu zamanı tanımak önemlidir. Sevgimiz ve emeğimiz ziyan olur korkusuyla süründürdüğümüz ilişkiler, koşulsuz sevgiden çıkıp, koşulsuz ve karşılıksız fedakarlıklara ve en sonunda çaresizliklere dönüşür. Eğer bir gün yeğenim beni sevmediğine kanaat ederse, ona kendimi daha iyi tanımama yardımcı olduğu için teşekkür edip yoluma devam etmem duyduğum sevginin boşa gittiği anlamına gelmez.

Koşulsuz sevgi oldukça asil bir düşünce. Ama karşılık beklemeden sevmek çok ciddi bir zihin disiplinini ve insanın kendi hayatında tamamen mutlu olmasını gerektiriyor. Yoksa sevgi, koşulsuz ya da değil, zehirli bir hale geliyor. Sevdiklerimizin bizi mutlu etmeleri ve hayatımızdaki boşlukları doldurmaları beklentisine giriyoruz. Daha da kötüsü, ihtiyaçlarımızı biz söylemeden fark etmelerinin makbul olduğu inancını taşıyoruz. Oysa artık hayatta kalmak için başkasına muhtaç çocuklar değiliz. Mutluluğumuzu kendimiz yaratabiliriz. Hayatımızı sürdürmek için sadece kendimize ve dolayısıyla kendimizi sevmeye ihtiyacımız var.

Koşulsuz sevgiyle ilgili yanlış anlaşılan şey onun başkaları için yapıldığı. Birini koşulsuz seviyorsak bunu kendimiz için yapmalıyız. Onlara vermek istediğimiz sevginin niteliği bizi daha iyi biri yapmalı. Çocuklarımıza sevgi verme isteğimiz sağlığımıza dikkat etme motivasyonuna dönüşmeli. İşimize sevgi verme isteğimiz bizi zaman yönetimi konusunda daha başarılı yapmalı. Arkadaşlarımıza sevgi verme isteğimiz önyargılarımızı kırmamıza vesile olmalı. Koşulsuz severek, hayatımıza anlam katan deneyimler yaratabiliriz. Bu yüzden sevdiklerimizi koşulsuzca sevmek için çıktığımız yol her zaman kendimizi sevme yoluyla kesişecektir. Koşulsuz sevmenin ödülü budur.

mm

Ezgi Çetin

1990 Ankara doğumluyum. Eğitimimi Ankara Atatürk Anadolu Lisesi ve ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde tamamladım. Hayattaki tutkumu üreten insanları teknoloji marifetiyle desteklemekte ve hak ettiklere yere gelmelerine yardımcı olmakta buldum. Bu yüzden bilişim sektöründe çalışıyorum ve internetin özgürlüğüne inanıyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!