KAŞIKÇI VAKASI - Halimiz
ÇİN SEDDİ VE TERRAKOTA ATLARI
18 Ekim 2018
ÖLÜM ÜZERİNE
18 Ekim 2018

Yer: İstanbul Suudi Arabistan Başkonsolosluğu

Tarih: 2 Ekim 2018

Suudi muhaliflerden Washington Post gazetesi yazarı Cemal Kaşıkçı, nişanlısı ile evlenebilmek için Suudi Arabistan’daki eşinden boşandığını gösteren evrakları almak için saat 13:14’te başkonsolosluğa giriş yapıyor.

Bir bakıma 2 Ekim saat 13:14’ten sonra birçok gizemli parça ortalığa saçılmaya başlıyor.

Cemal Kaşıkçı’nın konsolosluğa girişinden 2 hafta geçti. Hala kendisinin nerede olduğuna dair net bir bilgi yok. Ve kendisinin hayatta olduğuna dair ihtimaller maalesef yok denecek kadar az.

Kaşıkçı’nın içeride öldürüldüğünün ve bedenin yok edildiği iddiaları ise günbegün güçleniyor. Peki gerçekten içeride ne olmuş olabilir? Ve bu olay Amerika, Suudi Arabistan ve Türkiye’yi nasıl etkileyecek?

Öncelikle içeride yaşananlar üzerine öne çıkan iki komplo teorisi üzerinde duralım.

İlkine göre konsoloslukta Suudi yönetimine muhalif olan Kaşıkçı sorgulamaya alındı, bir şeyler ters gitti (veya yüksek dozda güç kullanıldı) ve “hesapta yokken” öldürülüp bir şekilde yok edildi.

İkincisine göre ise Suudi Arabistan bu eylemi herşeyi planlayarak kasten yaptı. Böylece Arap Baharı sonrası ülkelerinden kaçan ve özellikle Suudi yönetimine karşı gelen muhaliflere “kendinizi güvende hissetmeyin” mesajı vermek istedi.

Hangi teori doğru olursa olsun korkunç bir olayla karşı karşıyayız ve bu olay direkt olarak Suudi Arabistan’ı, olayın yaşandığı yer olduğundan Türkiye’yi ve Kaşıkçı’nın Washington Post gazetesi yazarı olmasından dolayı Amerika’yı ilgilendiriyor.

Suudi Arabistan’ın ne yapmak istediği olay aydınlanana kadar pek de anlaşılmayacak gibi duruyor. Eşine pek rastlanmayan bir olayın başrolünde bulunan Suudiler, 2 Ekim’den bu yana Kaşıkçı’nın konsoloslukta öldürüldüğü iddialarını yalanladı. Olaydan 4 gün sonra binanın kapılarını açan başkonsolos, çekmecelerin için bile açıp “Kaşıkçı burada yok” mesajı vermeye çalıştı. Geldiğimiz bu noktada ise artık Suudiler, dokunulmazlığı olan binaya arama izni için Türk yetkililere resmi davet vermek zorunda kaldılar.

Olayın Türkiye kanadının da zorlanacağı bir döneme girdiği söylenebilir. Katar ve Müslüman Kardeşler ana başlıkları üzerinden zaten gergin olan Riyad-Ankara hattında, Kaşıkçı olayıyla bu gerilim tırmanabilir.

Amerika ayağında da ciddi bir hoşnutsuzluk hakim. Zamanında Amerika’da yaşamış ve mevcut Washington Post yazarlarından biri olan Kaşıkçı’nın içinde bulunduğu bu olay karşısında Trump’ı bu konuda adeta bıçak sırtı bir yol bekliyor. Ülke içinde bu korkunç olay sonrasında “Arabistan ile ilişkileri kesme” fikri ön plana çıkarken Trump, olası cinayetin kanıtlanması halinde Suudi Arabistan’ın sert bir şekilde cezalandırılacağını dile getirse de böyle bir şey yapmaktan elinden geldiğince uzak durmaya çalışacaktır. Zira, yaşadığımız bu dönemde Suudi Arabistan’daki bin Selman yönetimi Trump’ın bölgedeki en yakın müttefiki konumunda ve üstelik masada iki ülke arasında 83,5 milyar dolara varan bir silah satışı anlaşması bulunmakta.

Bu vahim olay ne zaman ve nasıl aydınlanır bilinmez ama şu bir gerçek ki Suudi Arabistan, başrolünde ülkelerarası ilişkiler Kaşıkçı vakasından ciddi anlamda etkilenecek.

Kriminal kurguları konu alan filmlere, dizilere bile taş çıkartan olayın nasıl sonuçlanacağını hep birlikte göreceğiz.

mm

Sinan Reis

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi ve Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler - İşletme mezunu. Hayalindeki mesleği yapan bir headhunter. Galatasaray aşığı, Mustafa Kemal Atatürk sevdalısı. Olaylara Fransız kalmamak için okuyor, yazıyor. Ülkesine "çıkmadık candan umut kesilmez" sözüyle bakanlardan.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!