KADINA ŞİDDET ARTIK SON BULSUN - Halimiz
BOHEMIAN RHAPSODY VE ELEŞTİREL DÜŞÜNME
29 Kasım 2018
KAŞIKÇI CİNAYETİ VE ORTADOĞU SARMALI
29 Kasım 2018

Bu hafta kadına şiddete karşı dayanışma haftası…

Çokça yazılıp çizilecek birçok mecrada da bu konuyla ilgili bilgiler ve belgeler dolaşacaktır. Ben de kendi çevremde ki hikayelere bir bakmak istedim…

Yaklaşık 10-13 yaşlarımdaydım kadına şiddet vakasıyla ilk tanıştığımda. Anneannemin karşı komşusuydu kadın. Aklımdan hiç çıkmaz; iriyarı etli butlu bir kadındı, kocası kadının yarı boyunda zayıf bir adamdı. Üç cocukları vardı, iki kız bir erkek. Kızlar adamın ilk eşindendi, oğlan ikisindendi. Kadın akşama kadar kızlara işkence eder, döver, her işi yaptırırdı. Hatta benim yaşımda olan kızının, çok dayak yemekten beyninde hasar oluşmuş, düşüp düşüp bayılıyordu. Adam da akşam eve gelince dış kapıyı kilitler, kadını bağırta bağırta döverdi de canım anneannem, koşar kapıyı zorla açtırır, adamın elinden alırdı kadını.

Aynı kadın, ertesi gün, arka balkondan, karşı balkonda ki kadınla kavga edince, ‘’Sen akşamki dayakla uslanmamışsın anlaşılan’’ diyen komşusuna, ‘’Kocam var ki dövüyor, sen kendine bak. Kocam döver de severde,’’ diye bağırmışlığını ise nedense hiç unutamıyorum…

Bir başka kadın tanıyorum istediği şeye ulaşmak için herşeyi göze alıp, dişleri kırılana kadar dayak yiyip şikayetçi olmayan ve dişlerimi yaptırmak istiyordum zaten, sen kırdın yaptıracaksın şimdi diyen…

Babannem de çok içlendiğinde, çok ama çok duygusallaştığında anlatırdı. Uğruna herşeyi bırakıp (Çerkez kadınıdır babannem, varlıklı bir ailenin de bembeyaz tenli, masmavi gözlü kızı) kaçtığı dedemden hiç yoktan yediği dayakları. Yüreğinin, etlerinin nasıl yandığını, nasıl karardığını… Yemin ettim dedi, bir gün sen ölürsen evleneceğim dedim, öyle canım yandı, öyle yüreğim acıdı ki derken o mavi gözlerinden süzülen iki damla yaşı da hiç unutamam…

Canımı en çok yakan, en çok acıtan bir olay daha var. Balkonda karşı komşusu oturuyorken kendisi de balkonda olduğu için dayak yiyen kadın, içimin en derin yarası… Evdeki çocukların çığlıkları hiç kulaklarımdan gitmez, kimi dövüyordu o adam acaba, kendini mi, kendi yaptığı haksızlıkları görüp aslında kendine mi öyle acımasızca vuruyordu, yoksa yalnızca kendine kör ve sağır diğer herkese savcı mıydı, hakim miydi, neydi acaba onu bu kadar delirten…

Sizin de kıyamadığınız diğer yarınıza, kendini bilmez biri el kaldırdı mı? Annenizin karnında babanızdan dayak yediniz mi? Bunu yaşayan kadın, hayata, insanlara, kendine, evet, en çok da kendine, en acısı da kendine hissizleşiyor. Bazen bilerek, bazen bilmeyerek kendinden vazgeçiyor. Ömrünü heba ediyor. O kadar çok var ki çevrende, çevremizde, içimizde…

Ki şahsi fikrim, psikolojik şiddetin ve sonuçlarının fiziksel şiddetten daha ağır olduğudur. Fiziksel şiddeti gören zaten illa ki psikolojik şiddete de maruz kalıyor. Ama her psikolojik şiddet gören illa ki fiziksel şiddet göremeyebiliyor. Onu da başka bir vakit yazmakta belki fayda olabilir.

Hayatlarınıza, sağlıklı ilişki kurmasını bilen kişilerin girmesi temennimle… Eğer ki ilişkiniz böylesi bir sevgi ve saygı ile köklenmiyorsa da  psikolojik veya fiziksel şiddet uygulamak yerine, “çekip gitmeyi; arkasını dönüp uzaklaşmayı, ayrılmayı’’ bilecek ve yapacak kadar güçlü ve mert insanların girmesi dileğimle…

Kadına şiddet artık son bulsun.

 

mm

Şule Yüksel Günel

Şule Yüksel Günel Organizasyon/Aile Sistemi Açılımı™ Moderatörü Theta Healing® Eğitmeni ve uygulayıcısı Access The Bars® uygulayıcısı Access Facelift® uygulayıcısı Bioenerji ve Esma-ül Hüsna eğitimleri Sivas’da başlayan hayatım, İzmir’de okul, iş, çalışma hayatı, evlilik ve bir çok başka şehirde tayinlerle devam ederek nihayet emeklilik ve kişisel gelişim yolunda İzmir’de devam ediyor... Her an yeni bir şey öğrenmeye tutkuluyum. Farklı tekniklerle insanların yaşamlarına dokunmayı çok sevdim. Dokunduğum her insan ve yaşamla ben de gelişip, değişiyorum...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!