Kadın... - Halimiz
Kadın... 2
Ölümün olduğu yerde daha ciddi ne olabilir?
25 Mayıs 2017
Kadın... 3
Pazarlamada Dijital Çağ
25 Mayıs 2017
Kadın... 4

 

İnsanın tanrısal yanı…

Dişiyi KADIN zannettik.

KADIN, ikilemlerin bittiği, insanın DİNgin halidir. Eril ve dişil enerjinin insanda dengeli olduğu haldir. Kitap, şiir, şarkı, dizayn olan herşey, bütün projeler, maddi manevi bütün yeni keşifler, yeni fikirler, yeni farkındalıklar KADIN’ın eseridir. Evreni anlayan, insanı güzelleştiren KADIN’dır. Kayanın içindeki heykeli gören, kumaştaki elbiseyi farkeden KADIN’dır. Sistem kurucudur. Çalışmayan sistemi yıkıp yenisini kuran da KADIN’dır. İnsanı doğurur KADIN. Her gün benden yeni ben doğuran içimdeki KADIN’dır. Esnektir kadın, her an değişime hazırdır. Değişebildiği için her gün daha iyileşip, güzelleşebilir ve daha KADIN olur, insan. Kıvraktır KADIN dans eder gibi yaşar hayatı. Evrenin ritmine uyan huzurlu yanımızdır KADIN. Karşılıksız sevebilendir ve sevilmekten korkmayandır. Birleştirici, uzlaştırıcıdır ve koruyucudur. Şifacıdır KADIN, girdiği yer iyileşir, güzelleşir. İnsan içindeki tanrısal yanını keşfettikçe şefkatlidir. Şefkat KADIN’dır.

Tanrı bizi ER yarattı. İçimizdeki KADIN’a ulaşalım, erelim diye. İçimizdeki KADIN’ı bulabilelim, tanrısal yanımızı keşfedelim diye. KADIN olabildiğimiz kadar içimizdeki çocuğu doğurabilir, hayatımıza neşeyi, saflığı, doğallığı getirebilir; öğrenme, anlama kapasitemizi, potansiyelimizi arttırabiliriz. İçimizdeki en yüksek potansiyelimizdir, KADIN.

Sabırlıdır KADIN. Sabırla insanın içinde, kendini bulmasını bekler. Aşık olan yanımızdır. İnsana aşıktır ve sabırla kavuşmayı bekler. İnsan( in-sun) ruh ve beden birliğidir. İn gibidir beden ve insan içindeki tanrısal yanı keşfedebildiği ve onu yaşayabildiğinde, içindeki KADIN inden doğan güneş gibi gizlendiği yerden doğar. Hem kendini hem çevresini aydınlatır. Yaşam kaynağı olur. Dünyada KADIN arttıkça dünya yaşanası yer olacak.

İçimizdeki tanrısal varlık KADIN’dır.

Her gün daha içimizdeki KADIN’a yakın olmak ve bir gün KADIN olmak nasip olsun.
Sevgiyle?
Saygıyla??
Dostlukla?

mm

Funda Bekişoğlu

Brüksel doğumlu... 'Ne olacaksın?' diye sorulduğunda, 'Doktor olmayacağım' deyip ODTÜ Elektrik Elektronik Mühendisliği bölümünü okudu... Daha mezun olmadan yolu çizildi ve 4. sınıf bitmeden gelen teklif ile mezun olunca Koç Holding'de çalışmaya başladı... Mühendis idi. Sonunda yolu proje yöneticiliğine kaydı. Evlendi... Daha çok çalışmaya başladı... Yıllar geçti, daha da çok çalışmaya başladı... Hep severek çalıştı... Ve sonsuza kadar çalışacak zannederken, yolu değişti, olmayacak denilen ikiz çocukları dünyaya geldi... İş hayatını bırakıp ev hayatına geçiş yaptı... O kadar benimsedi ki, 'Hep mi anne doğdum' diye düşünmeye başlamışken, yolu değişti ve aile işletmesi, mermer fabrikalarında çalışmaya başladı... Mühendisim derken, bilmeden yönetici oluverdi... Üstüne bir de işletme okudu... 15 yıldır aile şirketinin yönetim kurulu başkan yardımcılığını yapıyor... İşini bilerek yapmak istiyor... Hayatı hep çaba ile geçti... Çocukluğundan beri farkettiği ancak anlamlandıramadığı, dile getirip anlatamadıklarını, bilerek yazamayacağını anladığında, çabasızca, BİLMEDİKLERİNİ yazmaya başladı... Bilincinden değil, düşünerek değil, nerden geldiğini bilmeden yazıyor... Belki de sadece kendine yazıyor...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!