Kadın Bakanlara Saygı Duruşu - Halimiz
Kadın Bakanlara Saygı Duruşu 2
Yeni Akit, Manchester, Ölüm ve Haddini Aşan Yorumlar
1 Haziran 2017
Kadın Bakanlara Saygı Duruşu 3
The Trouble With Tweets
1 Haziran 2017
Kadın Bakanlara Saygı Duruşu 4

Günümüzde en çok duyduğumuz kavramlardan biri “Toplumsal cinsiyet eşitliği” olsa gerek. Bu kavram, kadın-erkek eşitliği anlayışının ve farkındalığının bütün devlet politikalarına yayılması anlamına geliyor. Bugün hala kadınların siyasetteki temsil ortalamasının Avrupa ölçeğinde %26’lar civarında olması, Türkiye’de ise %15’i geçememesi, işte tam da bu politikaların eksikliğini yeniden vurgulamamıza neden oluyor.

Bu rakamlar önümüzde dururken, geçtiğimiz haftalarda bir kabinenin yarısının kadınlardan oluştuğu haberini aldık. Halimiz’de çokça ele aldığımız Fransa’nın yeni ve genç Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, kendi geldiği gelenek olan sosyalist geleneğe uygun bir adım attı ve 22 bakandan kurulu yeni kabinesinin yarısında kadınlara yer verdi.

Türkiye’de özellikle son yıllarda kurulan hükümetlere, dolayısıyla bakanlara ve ona bağlı çalışan bürokratlara yöneltilen “suçlama,” liyakat ve hakkaniyetten uzak bir anlayışla siyasi koltuklara yerleştiriliyor olmaları. Bununla da kalmayıp 26 kişiden oluşan Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin kabinelerinde bugüne kadar en fazla 2 kadına yer verilmiş olması da ayrı bir tartışma konusu.

Son olağanüstü kongresinden sonra, Merkez Karar ve Yürütme Kurulu’nda yirmili yaşlarında iki genç kadına yer verdiğini gördüğümüz iktidar partisinde bugünün konusu ise kabine değişikliği. Kabinede revizyona gidileceği söylentileri açığa çıkmışken umudumuz “erkek önyargıların” az da olsa kırılması ve kabinenin mümkünse en az 3 üyesinin kadınlardan oluşması. Keşke yarısı diyebilsek!!

Tekrar Fransa örneğine dönecek olursak; Macron ve öncesindeki Fransız devlet liderleri ise yukarıda sözünü ettiğimiz liyakat ve hakkaniyet konusunda çok hassas davrandılar ve davranmaya devam ediyorlar. Macron’un, Fransa’nın temel eşitlik kanunlarından olan “parite” kanununu uygularken bir yandan da gerçekten o koltukları hakkıyla doldurabilecek isimlere yer verdiğini söylememiz gerekiyor.

Kadın Bakanlara Saygı Duruşu 5

Macron hükümetinin çiçeği burnunda kadın bakanların bazılarından söz etmek isterim sizlere, eminim benim kadar etkileneceksiniz bu kadınlardan.

Françoise Nyssen: Fransa’nın yeni Kültür Bakanı ve Fransa’nın en prestijli yayınevlerinden birinin sahibi. Fransa’nın en önemli edebiyat ödüllerinden olan Goncourt ödüllerinin sahibi olan üç yayının editörlüğünü yapmış bir kadın. Fransa’nın kültür dünyasının en saygın figürlerinden biri.

Laura Flessel: İki kez dünya eskrim şampiyonu olmuş, 1971 doğumlu bu kadın şu anda Fransa’nın Spor bakanı!

Marlene Schiappa: 34 yaşındaki Schiappa, Kadın-Erkek Eşitliği Politikalarından Sorumlu Devlet Bakanı. Daha önce de bu bakanlıkta genel sekreterlik görevini yürüten bu genç kadın kendini tam bir feminist olarak tanımlayan bir blog yazarı. Köşe yazarlığı ve gazetecilik de yapmış olan Schiappa, bugüne kadar kadın-erkek eşitliği ile ilgili 15’e yakın esere imza atmış. Kadınların ev hayatları ve iş hayatlarını kadın-erkek eşitliği bağlamında uyumluluğu konusunda ekstra bir hassasiyet gösteren Schiappa, siyaseti kastederek, “İnsanlar, oyunun kurallarını değiştirmiyorsa, ben de kendi kurallarıma göre oynarım” diyerek bugüne kadar akşam saatlerine konan tüm siyasi ve idari toplantılara kızlarını da götürdüğünü anlatıyor. İşte 13 yaşından beri kadın-erkek eşitliği mücadelesi veren bu genç kadın, bugün, ülkesinin “eşitlik” bakanı!

Ve gelelim, bu yazıya ilham veren olayın baş kahramanı olan kadına: Sylvie Goulard.

Kadın Bakanlara Saygı Duruşu 6

Ülkesinde Dışişleri Bakanlığı’nın en tanınmış diplomatlarından biri. Özellikle Avrupa politikası özelinde senelerce Fransa-Almanya ilişkileri üzerine çalışmış ve Almanya Devlet Nişanı ile ödüllendirilmiş bir kadın diplomat. Avrupa Komisyonu’nun eski başkanlarından Romano Prodi’nin senelerce siyasi danışmanlığını yapmış olan Goulard, bir yanıyla da birleşik bir Avrupa hedefleyen “Fransa Avrupa hareketinin” hem kurucu üyeliğini hem de savunuculuğunu yapmıştır. Finans dünyasının da tanınmış kadınları arasına giren Goulard, 2015 ve 2016 yıllarında da Financial News gazetesi tarafından Avrupa, Ortadoğu ve Afrika çapında finans dünyasını etkileyen 100 kadından biri olarak seçildi.

Goulard’dan bu kadar söz etmemizin nedeni, Türkiye medyasına geçtiğimiz hafta düşen bir haber.

Ülkemiz, malumunuz, “erkeklerle dolu” bir siyaset dünyasına sahip. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO zirvesi için geçtiğimiz hafta Brüksel’deydi. Bu toplantıya yeni kabine üyeleriyle katılan Macron, Cumhurbaşkanı’na, yeni Savunma Bakanı Sylvie Goulard’ı takdim etti.

Macron’un, Goulard’ı, Cumhurbaşkanına tanıştırdığı sırada Erdoğan’ın şaşkın yüz ifadesini paylaşayım ve yeniden hatırlatayım dedim size:

Kadın Bakanlara Saygı Duruşu 7

Cumhurbaşkanı’nın ifadesi şunu söylüyordu: “Silahlı kuvvetlerin başına bir bayanın gelmesi – enteresan!” Türkiye siyasetinde erkek hakimiyetini kırmamızın bugün bile hala ne kadar da zor olduğunu bize en net anlatan fotoğraflardan biri bu… Oysa ki nasıl da isterdik Cumhurbaşkanı’nın Goulard’a şaşkınlık yerine ilham alır bir gözle bakıyor olmasını… öyle değil mi?  Ki Cumhurbaşkanı’nın, Goulard’a “bayan” deyişine kadın hakları aktivistlerinden yeterince tepki geldiği için bu konuyu açmıyorum bile…

Dünya siyasetinde bugüne kadar az sayıda da olsa kadınlar etkili yerlere gelebildi. Farklı kıtalardan, farklı ülkelerden, farklı kültürlerden kadınlar, ülkelerinin devlet başkanlıklarına kadar yükseldiler. Bugün aklımıza gelebilecek Paris, Roma, Bükreş gibi Avrupa başkentlerinin belediye başkanları da kadınlar.

Dünya siyasetinde yer etmiş kadınlardan söz etmişken bugün artık maalesef aramızda olmayan, 2008-2011 arası ülkesinin ilk kadın savunma bakanı olarak görev yapmış İspanyol kadın siyasetçi Carme Chacon’u unutmadınız umarım.

Kadın Bakanlara Saygı Duruşu 8

Carme Chacon, 2008’de ülkesinin ilk kadın savunma bakanı olarak göreve geldiğinde 7 aylık hamileydi. Chacon’u, bu fotoğrafta, İspanyol ordusunun komutanı olarak askerlerini selamlarken görüyorsunuz ve dünya siyaset tarihine de bu kareyle geçmişti. Ne Avrupa siyaseti ne de dünya siyaseti bu kadını ve bu fotoğrafı unutmadı. Dünya siyasetine adını bu fotoğrafla kazıyan Chacon, Nisan 2017’de evinde ölü bulundu.

Dünya siyasetinin dört bir köşesinde bunlar olurken, Türkiye’de eşitlik, özgürlük ve demokrasi adına mücadele edilen her yerde kadınlar ön saftaydı… aynen dört yıl önce bugünlerde kırmızılı kadını dünyaya sembol yapan Gezi Parkı direnişinde olduğu gibi…

Erkek egemen iktidarın bugün on beş yılı aşkın süredir aralıksız her seçimi kazanmasına vesile olan en önemli destek yıllar içinde sayıları daha da fazla artmış olan, kapı kapı dolaşan ve çoğunu hiç tanıyamayacağımız, görünmeyen kadınlardır… kendilerinin hak ettikleri koltukları, toplumsal roller, kalıplaşmış toplumsal baskılar ve önyargılar yüzünden erkeklere bırakmış olan kadınlar. Siyaset sahnesinde – bunca desteklerine rağmen – bugün bile hala etkin rollerde olamıyorlar…

Kadınların, bunca verdikleri destek karşılığında siyasette daha etkin yer edinmelerini bekliyoruz. Kadınları sınırlandıran, “görünmeyen cam tavanların” artık çatır çatır çatlatılıp, o uzun bakanlar kurulu masalarında daha fazla var olmalarını talep ediyoruz!!! Beyinleriyle, deneyimleri ile bu ülkeye değer katan kadınları, siyasi partilerin genel merkezlerinin karar alma masalarında görmek istiyoruz. Bu meşru ve haklı talebimizin gerçek olması halinde Türkiye’nin, “demokrasi” ve “eşitlik” sıralamalarında hızla yükseleceğini biliyoruz.

Son olarak her ne kadar ülkemizde kısa zaman içerisinde bir “Başbakanlık” koltuğu kalmayacak olsa da yine de bakanların siyaset hayatlarına devam edeceklerini varsayarak bir hayalimi paylaşmak istiyorum sizinle. Benim de hayalimde hepsi kadınlardan oluşan ne kabineler var tahmin edeceğiniz gibi ama ben sadece hayalimdeki birkaç ismi vererek bu haftalık size veda edeyim.

Bu kadınlardan aklıma geliveren birkaç öneri/isim olduğunun ve aktif siyasetle hiçbir ilgilerinin olmadığının altını çizeyim…

“Hayali bile güzel kadın bakanlar” listesi efendim 🙂 dahasını hayal etmek size kalmış…

Sağlık Bakanı: Dr.Canan Dağdeviren

Kadın Bakanlara Saygı Duruşu 9

1985 doğumlu Türk Fizik mühendisi. Harvard Üniversitesi’nin Genç Akademi üyeliğine seçilen ilk genç Türk kadını. Giyilebilir kalp pilinin mucidi olan Dr.Dağdeviren, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden profesörlük teklifi aldı.

Spor Bakanı Şahika Encümen

Kadın Bakanlara Saygı Duruşu 10

1985 doğumlu Encümen, dünya serbest dalış rekortmeni, aynı zamanda serbest dalış Türkiye Şampiyonası’nda da birkaç kez altın madalya sahibi oldu. Danışmanlarının içinde de Filenin Sultanları’nın ve Potanın Perileri’nin tümünü görmek istiyoruz.

 Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı: Aslı Erdoğan

Kadın Bakanlara Saygı Duruşu 11

Aslında çoğumuz, Aslı Erdoğan’ı, Özgür Gündem gazetesine danışma kurulu üyesi olarak sembolik verdiği bir destek yüzünden hapse atılmasıyla tanıdık, çok üzücü bir şekilde. Erdoğan, Ağustos 2016’da tutuklandı ve 136 gün hapis yattı. Geleceğin 50 yazarı arasında gösterilen Aslı Erdoğan’ı biraz araştırdığınızda ise kendisinin Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünden mezun olduğunu, İsviçre ve Brezilya’da fizik ve atom fiziği konusunda çok sayıda çalışma yaptıktan sonra Türkiye’ye döndüğünü görürsünüz. Esas olarak insan hakları aktivisti olarak tanıdığımız Erdoğan, esas bu insan temelli bakışıyla bilime ve teknolojiye çok başka anlamlar katardı herhalde…

Çevre ve Şehircilik Bakanı: Tezcan Karakuş Candan

Kadın Bakanlara Saygı Duruşu 12

Karakuş Candan, Mimarlar Odası Ankara Şube başkanı. Gazi Üniversitesi Mimarlık Fakültesi mezunu olan Tezcan Karakuş, ODTÜ’de yüksek lisansına devam etti. Belediyecilik deneyimi de olan Candan, yerel çalışmalar yapan birçok sivil toplum örgütünde aktif görev aldı. Atılım Üniversitesi Mimarlık fakültesinde de öğretim üyeliği yapan Candan’ın, kentleşme, kamusal alanlar, kentsel toplumsal hareketler üzerine çok sayıda makalesi ve projesi bulunmaktadır.

Son olarak Ankara’nın en önemli arazilerinden olan Atatürk Orman Çiftliği’ne yapılan Saray ile ilgili davayı belki de başlatanlardan oldu ve bugün iki yazarla birlikte yazdığı Kaçak Saray adında bir de kitabı bulunmakta. Gerek aktivist tarafıyla gerekse çevre ve şehircilik konusundaki eğitimi ve bugüne kadar getirdiği derin teknik bilgisiyle bu koltuğu fazlasıyla dolduracaktır.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı: (Buna biz hala “Kadın ve Aileden Sorumlu Bakanlık” diyoruz!) Prof.Dr.Feride Acar

Kadın Bakanlara Saygı Duruşu 13

ODTÜ Sosyoloji bölümü mezunu Prof.Dr.Feride Acar, lisans üstü eğitimine ABD’de devam etmiştir. 1976 yılından bu yana ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünde öğretim üyeliği yapmıştır. 1994’te profesör olan Acar, yine 1994’te ODTÜ Kadın Çalışmaları Ana Bilim Dalı ve Yüksek Lisans programının kurulmasına öncülük etmiştir. Acar, Türkiye’deki kadın çalışmaları alanının üniversitelerde kurumsallaşmasına katkıda bulunmuştur.

Uluslararası düzlemde kadın haklarının denetiminden sorumlu Birleşmiş Milletler organı olan CEDAW Komitesine (Kadınlara Karşı Ayırımcılığın Önlenmesi Komitesi) 1997 yılında üye seçilen Feride Acar, raportör ve Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulunduktan sonra, 2003 de BM CEDAW Komitesi Başkanı olmuştur. Acar, halen Doğan Medya Grubu Yayın Konseyi üyesidir.

Acar, Kadına yönelik şiddetle mücadele konusunda en kapsamlı sözleşme olan Avrupa Konseyi Kadına Karşı Şiddetle Mücadele ve Ev İçi Şiddeti Önleme Sözleşmesi’nin uluslar arası denetim organı olan GREVİO’nun da 2015’te başkanlığına seçilmiştir.

Milli Eğitim Bakanı: Prof.Dr. İpek Gürkaynak

Kadın Bakanlara Saygı Duruşu 14

Prof. Dr. İpek Gürkaynak 1947 yılı Ankara doğumludur. TED Ankara Koleji’nin ardından Orta Doğu Teknik Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nden mezun olmuştur. Üniversitesi, Psikoloji Bölümü, Lawrence, Kansas, A.B.D.’nde başladığı Sosyal Psikoloji alanındaki Yüksek Lisansı’nı 1970 yılında tamamlamıştır. 1973 yılında, yine sosyal psikolojide, aynı üniversitenin aynı bölümünden Doktora derecesini almıştır.

1973-1975 yılları arasında George Mason Üniversitesi’nde (Washington, DC) ders veren Prof. Dr. İpek Gürkaynak, 1975-2000  yılları arasında Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nde Öğretim üyesi olarak çalışmıştır. Prof. Dr. İpek Gürkaynak, 2000-2005 yılları arasında Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Eğitimi On Yılı Ulusal Komitesi üyeliğini üstlenmiştir; Eğitim Reformu Girişimi’nin de Yürütme Kurulu üyesidir. Prof.Dr. İpek Gürkaynak, 2000 yılından bu yana Biga’da yaşamakta, Gürkaynak Yurttaşlık Enstitüsü’nde çalışmaktadır.

Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı: Gülse Birsel

Kadın Bakanlara Saygı Duruşu 15

Kendisi hakkında çok yorum yapmaya gerek görmüyorumJ Bence Türkiye’nin en iyi komedyenlerinden, yazarlarından biri ve bence haberleşme işinin üstesinden en iyi gelebilecek kadınlardan biri… Türkiye’nin dilini, ruhunu çok iyi anlayan ve kalemine ruh katan Birsel, bu bakanlığa da çok yakışacaktır.

Bir sonraki yazımda Türkiye’nin kadınlarına dair yine söyleyecek çok sözümüz olacak…

Daha eşitlikçi bir dünyada yaşamak yarın da umudumuz olacak…

 

 

mm

Ürün Güner

Ayşe Ürün Güner, 1978 doğumlu bir İzmirlidir. Önce Tevfik Fikret Lisesi'nden, sonra Hacettepe Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun oldu. Kadın hareketi içinde büyüyen Güner, 1996'da Türkiye'nin önemli kadın örgütlerinden Uçan Süpürge'nin kurucularından biri oldu. Uzun yıllar yurtiçi ve yurtdışında toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda çalışmalar yaptı. Birlemiş Milletler'de ve Avrupa Birliği kurumlarında da kadın hakları, insan hakları ve demokratikleşme üzerine çok sayıda eğitim aldı.Kadın hakları konusunda Türkiye genelinde çok sayıda Avrupa Birliği projesi yürüttü. Fransa Dışişleri Bakanlığı'nın "Geleceğin Liderleri"nden biri olarak seçtiği Güner, yine Fransa hükümeti tarafından yasama, lobicilik ve sivil toplum üzerine burslara gönderildi. ABD'nin önde gelen düşünce kuruluşlarından German Marshall Fonu'nun "Marshall Anma Bursu" programı kapsamında Türkiye'den seçilen az sayıdaki bursiyerlerinden biri oldu. Son olarak da Washington D.C.'de Hillary Clinton tarafından kurulan ve kadın hakları alanında çalışan Vital Voices Global Partnership adındaki sivil toplum örgütünde Avrupa ve Avrasya masasının uzmanlarından biri olarak kısa süreli görev aldı. Ürün Güner, son altı yıldır uzmanlık alanlarında siyasi danışmanlık yapmakta ve kadın hakları alanındaki çalışmalarına da devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!