KABUL EDİN... - Halimiz
KABUL EDİN... 2
EV HALİ
2 Nisan 2020
KABUL EDİN... 3
İNSAN DEĞİŞMEDİKÇE, CORONA N’APSIN!
2 Nisan 2020
KABUL EDİN... 4

Evet kabul edin, hatta itiraf edin artık.

Bu zor günlerde, sizin bir çok belediyeniz gibi o başkanlar da yan gelip yatsaydı;

Yaptıkları her açıklamada, kendilerini bu görevlere getiren Millet’in kahır ekseriyeti yerine, Sayın Cumhurbaşkanına methiyeler dizselerdi;

Elektrik borcu, su borcu doğalgaz borcunu gündeme getiren dar gelirlilere, sizinkiler gibi, “Internetten ödeyebilirsiniz” diye yol gösterselerdi;

Her sabah sizi arayıp, “Bir emriniz var mı efendim” deselerdi;

‘Bizi seçmezseniz yardımlarınız kesilir’ demenize rağmen seçilen ve seçildiğinin ilk haftasında onbinlerce çocuğun yaşadığı evlerin kapısına her sabah taze süt bırakmaya başlamasalardı;

Ulaşımı kolaylaştıracak, ucuzlatacak yollara gitmeselerdi;

Sizlerin yıllardır kullandığınız, kullandırdığınız ‘Saltanat araçlarını’ teşhir etmeselerdi;

Bazı eski başkanların yönettikleri memleket toprağını parsel parsel sattıklarını ortaya çıkarmasalardı;

Sizin yaptığınızın tersine, eleman alımında açık ve şeffaf olmasalar, arkasını imzalayıp gönderdiğiniz kartvizitlerinizdeki yandaş bebelerini işe doldurmaya devam etselerdi;

Ülkeye, millete kibrit çöpü kadar katkısı olmayan sözde vakıf ve cemaatlere bağladığınız hortumları kesip o paraların bütçede kalmasını sağlamasalardı;

Ülkede Corona konuşulmaya başlanır başlanmaz hazırlıklara girişip, durumu iyi olanlardan destek alıp, durumu iyi olmayanlara aktarmasalardı;

Ankara’da, İstanbul’da, Adana’da, Antalya’da ve daha bir çok belediyede, “İşte dürüstlük bu, işte hizmet bu” dedirtmeselerdi;

Kısılan yetkilerine, ellerini kollarını bağlama girişimlerinize rağmen, bütün karalama çalışmalarınıza rağmen, hizmet çıtasını hayal bile edemeyeceğiniz noktalara çıkarmasalardı;

Yayınlayıp bir genelde, kanuni hakları olan yardım toplama faaliyetlerini durdurur muydunuz?

Ama sizi tebrik ederim.

Komşunun, diğer komşusunun külüne muhtaç hale geldiği bir dönemde bile ‘partizanlık’ özelliğinizden ödün vermeyip, bizi bu zor dönemde bile böldünüz ya…

Kabul edin artık.

Şeffaflığı ve hesap verebilirliği kaldıramıyorsunuz.

Valiliklere gönderdiğiniz genelge ile Belediyelerin Yardım Toplama Faaliyetini yasakladınız ya…

Siz sanıyor musunuz, belediye başkanları yerine Ankara halkını, İstanbul halkını cezalandırdığınızı, bu büyük kentlerde yaşayan dar gelirli, çaresiz halk bilmiyor?

Ve ben artık kaniyim.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çevresini saran bir takım güruh, onu Türk milletinden uzaklaştırmak için elinden geleni yapıyor.

İçişleri Bakanı’nın, bu zor zamanda hizmet için, paylaşmak için, gecesini gündüzüne katan belediye başkanlarının elini kolunu bağlayan genelgesinin faturasını bu kentlerdeki çaresiz insanlar İçişleri Bakanı değil, Sayın Cumhurbaşkanına kesecek.

Millet evine kapanmış, ekmek parası düşünürken, Kanal İstanbul ihalesi yapmak için maskelerini takıp çıkanların yaptıklarının faturasını da bu mazlum millet ilk seçimde Cumhurbaşkanına kesecek.

Artık kabul et Bakan Soylu.

En güvenilir kurumlar sıralamasında, Ankara ve İstanbul gibi metropollerde seçim kazanan belediyelere bu millet sizden daha çok güveniyor.

Ve onların elini kolunu bağlayarak halkın sempatisini değil, nefretini kazanacağınızı birinin size hatırlatması gerekiyor.

Konya Belediyesi yardım toplarsa mesele yok.

Ankara Belediyesi yardım toplar ve bunu de en şeffaf şekilde ihtiyaç sahiplerine dağıtmaya kalkarsa engelle.

Vekilin oğlu satışı yasak olan Corona Test Kiti için talep toplarsa mesele yok.

Tır Şoförü, ‘Bana sokağa çıkma diyorlar. Çalışmadığım gün açım’ diyor diye gözaltına al.

Yandaşın bebesi, parmağında Cumhurbaşkanlığı armalı yüzüğü ile Corona Testi Partisi verirken sessiz kal.

Açım kardeşim diye haykıranı, ‘Devlete küfrediyor’ diye içeri tık.

Sonra da birlikten, beraberlikten, ‘Biz bize yeteriz’cilikten bahset.

Evet siz size fazlasıyla yetiyorsunuz, ama artık ‘Biz bize yetemez hale geldik.’

Bu zor zamanda şefkat elini omzumuzda hissetmeyi umduğumuz belediyelerin o şefkat elini de siz bir genelge ile kesip attınız.

mm

Ahmet Zorlu

1960 Yozgat Boğazlıyan Doğumluyum. Yerel Kayseri Gazetesi’nde meslek hayatına başladım. Orta ve Lise eğitimimi gece okullarında yaptım. Gündüz ise gazetelerde çalıştım. 17 yıl Hürriyet Haber Ajansı Orta Anadolu Bürosunda çalıştım. 1995’te yeni oluşmaya başlayan yerel televizyonlarda görev aldım. Kay-TV, Erciyes TV ve Kanal38 Televizyonlarında Haber Merkezi Müdürü ve Yayın Yönetmeni olarak görev yaptım. Halen Olay Türk TV’de ‘Ahmet Zorlu ile Düzlem’ programını yapıyor, yerel Kayseri Olay Gazetesi’nde günlük köşe yazıyorum. Yayınlanmış ‘Zorlu Yıllar’ ve ‘Fetözedeler-Fetözadeler’ isimli iki kitabım bulunmaktadır. Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Üyesiyim. 2009 yılından bu yana Sürekli Sarı Basın Kartı sahibiyim. Evli ve bir çocuk babasıyım.

1 Comment

  1. Zeliha Doğan Yeşil dedi ki:

    Tamamen aklımdan geçenleri ve her fırsatta dile getirdiklerimi yazmışsınız. Kaleminize sağlık. Bir sonuca varamayınca da öfkelenip ağladığımı da ekleyeyim. Ha bir de bunları hak etmediğimizi söyleyeyim. “Her şey güzel olacak” ifademizi de dile getiremiyoruz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!