İZMARİTTEN ÇIKAN YANGIN - Halimiz
İZMARİTTEN ÇIKAN YANGIN 2
AMERİKALILAR YAPIYOR DA, BİZİM NEYİMİZ EKSİK
21 Kasım 2019
İZMARİTTEN ÇIKAN YANGIN 3
SİNEMA İLE TELEVİZYON EKRANININ EN CİDDİ SAVAŞI
28 Kasım 2019
İZMARİTTEN ÇIKAN YANGIN 4

Bir yerlerde yangın çıkar. Ağaçların yandığını görürsünüz, içiniz parçalanır. Sonra yangının çıkma sebebini öğrenirsiniz. Arabadan atılan izmarit sazlıklara gelmiştir, sazlıkların tutuşmasıyla başlayan hareketlenme cehennem ateşine dönüşmüştür. İçiniz bu dikkatsizliği, bu düşüncesizliği duyunca kat kat daha fazla parçalanır.

Rahmi Turan’ın bomba haber(!) olarak kaleme aldığı “CHP’li bir ismin Saray’ı ziyareti” konusu aslında bir bakıma izmaritti.

Sonrasında CHP yönetiminin sessiz kalması, Kılıçdaroğlu’nun “tahmin ediyorum” minvalinde açıklamaları sazlıkları tutuşturdu.

Uzun zamandır başta CHP olmak üzere muhalefeti pek de konu etmeyen havuz medyasının konuyu gündemde tutması toplum baskısını getirdi ve gerisi aslında bir bakıma çorap söküğü gibi geldi. Kaynağın Talat Atilla, iddia edilen ismin de Muharrem İnce olduğunun açıklanmasıyla beraber yangın tamamen başlamış oldu.

Peki, o izmaritin bir yere sıçramadan sönmesi çok mu zordu? Hiç değildi. Bu haber çıktıktan sonra bırakın bir parti sözcüsünün açıklama yapması gerekliliğini, partinin sosyal medya hesabından konunun gerçeği yansıtmadığıyla ilgili bir paylaşım yapılmış olsaydı belki de şu an hiç bu konu gündemde olmayacaktı. Şimdilerde ise herkes bambaşka teorilerle ekranlarda boy gösteriyor.

Süreci tekrar tekrar anlatmaya gerek yok, zaten bu yazıyı okuyan birçok insan arapsaçından bozma çorap söküğü şeklinde gittiğini ve her gelişmede daha saçma bir hal aldığını gözlemliyordur.

Ancak süreç boyunca aklıma gelen soruları yazmak istiyorum:

  • Madem Talat Atilla haberinin bu kadar sağlam olduğuna inanıyordu, neden bu haberi kendi internet sitesinde paylaşmadı?
  • Neden teker teker (Rahmi Turan’dan önce Uğur Dündar ve Candaş Tolga Işık) köşe yazarlarına haberi yazması için ulaşmaya çalıştı?
  • Rahmi Turan neden 1.şıkta sorduğum soruyu Talat Atilla’ya sormadan veya bu durumu sorgulamadan “bomba haber” şeklinde köşe yazısında paylaştı?
  • Başta Kılıçdaroğlu olmak üzere CHP yönetimi neden bu dedikodu üzerinden dengesiz ve bir o kadar gizemli bir süreç izleyerek bazı medya kuruluşlarının ekmeğine yağ sürdü?
  • Muharrem İnce, bu konuda kimilerine göre mağdur olarak görülmesine rağmen neden uzun zamandır gündemde olmamasının acısını çıkartırcasına bir tutum sergiliyor ve neden konuyu 24 Haziran 2018 seçimi akşamına kadar götürüp kendini o gece yaratığı hayal kırıklığından sıyırmaya çalışıyor?

Son sorum belki de en önemlisi:

Ülkede konuşmamız gereken bunca sorun, bunca dert varken biz neden her ekranı açtığımızda bu magazinsel olayı konuşuyoruz?

mm

Sinan Reis

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi ve Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler - İşletme mezunu. Hayalindeki mesleği yapan bir headhunter. Galatasaray aşığı, Mustafa Kemal Atatürk sevdalısı. Olaylara Fransız kalmamak için okuyor, yazıyor. Ülkesine "çıkmadık candan umut kesilmez" sözüyle bakanlardan.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!