İŞTE HEPSİ BU - Halimiz
İŞTE HEPSİ BU 2
EROLCAN’IN ÇİZİMLERİ
13 Haziran 2019
İŞTE HEPSİ BU 3
ÇOBANLIKTAN BİLİM ADAMLIĞINA
13 Haziran 2019
İŞTE HEPSİ BU 4

Hayat “şimdi” ile başlar ve “işte hepsi bu” ile sona erer tıpkı yoga üstadı Patanjali’nin “Yoga Sutra”larında (yoga özlü sözleri) bahsettiği gibi. “Sutra”lar da “şimdi” ile başlayıp “işte hepsi bu” ile biter. Tüm bu süreçte yaptığımız tek şey “ruhumuzu yeniden keşfedebilmek”tir.

Geçenlerde bir arkadaşım ile arabada giderken ne kadar farklı iki karakter olduğumuzu bir kere daha fark ettim ve birbirimizi “yin” (dişil enerji) ve “yang”ın (eril enerji) uyumu olarak nitelendirdim. Arkadaşım arabayı kullanırken bir yandan telefonla uğraşıyor, bir yandan yola bakıyor, bir yandan coşkulu bir şarkı çalıyor, bir yandan hızlı ve seri şekilde hareket ediyordu. Arabayı ben kullanıyor olsaydım nasıl giderdim diye düşündüğümde, onun kullandığı şeklin tam tersi olurdu dedim kendi kendime. Yola odaklanır, sakin bir müzik tercih eder, şehir içi hız sınırına uyar ve o an tek bir şey ile uğraşırdım. Yani sadece araba kullanır ve yolculuğun tadını çıkarırdım. “Şimdi,” “şu an” ve “şimdiki zaman”ı yaşardım. O ise, aynı anda birçok iş ile uğraştığı için hepsini yarım yamalak yapıyor ve “an”ı kaçırıyordu. Kendisi ile bu düşüncemi paylaştığımda, bana geçenlerde kendisine gönderilen bir videoyu izletti. “Şimdi” ve “şu an” üzerine bir sunumdu bu. Hayatı nasıl ıskaladığımızla ilgiliydi. Geçmiş ve gelecekte yaşarken “şimdi”yi kaçırmamızla ilgiliydi.

“Şimdi”, “şu an”, “şimdiki zaman”, hayatı bilinçli ve tam bir farkındalık içinde yaşamak demektir. Bizler çoğu zaman geçmişte olan olaylara takılıp pişman olup üzülüyoruz. Kimi zaman da gelecek yüzünden kaygılı ve endişeliyiz. Geçmiş ve gelecek zaman arasında gidip gelirken ise “şimdiki zaman”ı yani “şu an”ı ıskalıyoruz. Yani dart tahtasının dört bir yanına atıyoruz okları ama o oklar bir türlü tam 12’ye denk gelmiyor. “Şu an”a hiç odaklanamıyoruz. O yüzden mutsuzuz, zihinlerimiz hızlı çalışıyor, çevremizdeki hiçbir şeye bilinçli bir şekilde bakmıyoruz ve fark etmiyoruz.

Gün içinde ezberden çıkmayı ve daha bilinçli davranmayı denediniz mi hiç? Bilinçli bir şekilde arabayı kullanmak ve gittiğiniz yollardaki değişiklikleri fark etmek… Ya da kahvenizi yudumlarken telefonla oyalanmak yerine içtiğiniz kahvenin tadını almak… Ya da yürüyüş yaparken öten kuşları, havlayan köpekleri duymak… Gerçekten duymak… Sadece hissederek ve fark ederek yaşamak…

İşte bunu yaptığımızda “şimdi” ve “şu an”da yaşıyoruz tıpkı Patanjali’nin ilk “sutra”da dediği gibi “şimdi.” Daha mutlu, daha sağlıklı ve daha huzurlu yaşayabilmemiz “şimdi”de yaşayarak mümkün. Zihnimizi geçmişten ve geçmişin korku ve endişelerinden ve geleceğin kaygı ve hırslarından arındırarak sadece “şu an”da yaşamak olası. Zihnin sesini televizyonun sesini kısar gibi kısabilsek ve geçmişten ve gelecekten arındırsak çok daha iyi hissedeceğiz. Daha bilinçli ve daha farkında yaşayabileceğiz. Ama bu her zaman ve hepimiz için mümkün mü?

Hayatımızı geçmiş ve gelecekten arındırarak “şimdi”de yaşadığımız müddetçe sona yaklaşsak bile üzülmeden mutlu ve huzurlu olabilmemiz mümkün olur. Çünkü tıpkı Patanjali’nin dediği gibi “şimdi”de yaşamayı başardığımızda “işte hepsi bu” denilen zaman geldiğinde pişmanlık ve üzüntü duymayız.

Aslında Patanjali “Sutra”larda hayatın sadece “şimdi”den ibaret olduğunu, “şimdiki zaman”da yaşadığımız sürece zihni arındırabileceğimizi, sakinleştirebileceğimizi ve dinginleştirebileceğimizi, maddi hayatta çok bağlı olmayacağımızı ve maneviyatı daha rahat hissedebileceğimizi ve sonunda özgürleşebileceğimizden bahsetmektedir. “Şimdi”yi yaşadığımızda geçmiş ve gelecekten etkilenmeyeceğimizi ve özgür hissedebileceğimizi anlatmaktadır. Özgürlüğe ulaştığımızda ise üstadın “işte hepsi bu” dediği aşamaya erişebiliriz. Hayatta tek yapmamız gereken “şimdiki zaman”a odaklanmak, “an”ı yaşamak, hissetmek ve fark etmek… “İşte hepsi bu…” Ve “şimdi” ve “işte hepsi bu” arasında “ruhumuzu yeniden keşfetmek.” Ruhumuzu yeniden keşfetmek için ise sadece odaklanmak, tek bir iş ile uğraşmak, bilinçli bir şekilde yaşamak, çevremizde olan bitenin farkına varmak, ezberden çıkmak ve doyasıya ve hissederek yaşamak…

“İşte hepsi bu…”

mm

Burcu Yırcalı

Yogaya boyun ve bel ağrıları gibi sağlık sorunları yüzünden 2006 yılında başladım. Önceleri yoganın sadece bedensel boyutuyla ilgilenirken ve “savasana” (ceset pozisyonu) adı verilen son dinlenme pozisyonunda bir dakika bile kıpırdamadan yatamazken zaman içinde yoganın bedensel boyutunun ötesinde boyutları olduğunu da fark edip çok sevdim. Bu sevgi benim yoga üzerine eğitimlere katılmama sebep oldu. 2012 yılından beri yoga eğitmenliği yapmakta ve yoga ve meditasyon ile hem kendi hem de katılımcıların hayata değişik bir açıdan bakmasını amaçlamaktayım.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!