İRAN YAPTIRIMLARI BUGÜN BAŞLIYOR - Halimiz
ODAKLANILMASI GEREKEN YER EKONOMİDİR
2 Mayıs 2019
HAFTANIN ÖNE ÇIKAN HABERLERİ
9 Mayıs 2019

Amerikan Başkanı Donald Trump, İran’ın petrol ihracatını sıfıra indirgemeyi hedefleyen yaptırımlarını bugün devreye sokuyor. Trump, Amerikan Kongresi’nin onayına gerek olmadan bu kararı başkanlık otoritesi ile verdi. Birleşmiş Milletler’in de bu yaptırımlarla ilgili bir onayı bulunmamakta. Bu bağlamda da uluslararası topluluğun bu kararı hangi ölçüde legal olarak kabul edebileceği tartışılıyor. Türkiye gibi ülkelerin Amerika’nın bu yaptırımlarını hiçe sayması veya uygulaması farklı bir dizi riski ortaya çıkartıyor.

Amerika ne yapmaya çalışıyor?

Başkalarının savaşlarında askerlerinin ölmesini daha fazla istemediğini duyuran Trump, Suriye’den askerlerini çekme niyetinde olduğunu belirtmişti. Aynı Trump’ın, İran’a askeri müdahalede bulunma eğilimi olabilir mi? Olası bir askeri müdahale kimin çıkarlarına hizmet eder? Bu gibi basit bir kaç soruyla konuya yaklaşırsanız dahi Trump’ın, İran’a, askeri bir müdahale yapması hazırlığında olmadığını düşüneceksinizdir.

İsrail merkezli aynı soruları tekrarladığınız takdirde de belki biraz duraklayabilirsiniz ama yine de askeri seçeneği öncelik olarak görmek pek rasyonel durmamakta. İsrail’in, 1986 Irak ve 2007 Suriye’deki nükleer santralleri hedef aldığı gibi İran’daki nükleer bir santrali hedef alması kolay değil. Bir, bölgenin jeopolitik gerçekliği buna müsade etmez; iki, yıllardır bir üçüncü dünya savaşı niteliğinde bölgede kaosun daha da büyüyeceği konuşulsa da kimsenin böylesi bir kaosu yana yakıla istediği doğru değil.

Sorun, Amerikan politikalarının politikasızlığında. Trump, “Önce Amerika” diyen ve ülkesini diğer ülkelerden üstün gören bir lider. Dünya ülkeleri ile işbirliği yapmak yerine, onları emir eri gibi görmeyi yeğliyor. Amerika gibi dünya siyasetine doğrudan etki edebilen bir gücü de bu şekli ile idare edebilmek kimse için kolay değil. Bu durum, Trump ile de başlamış değil. Demokratlar, Kasım 2020’de bir sonraki başkanı belirleyecek seçim için alışılmışın dışında erken beliren adaylarla ortaya çıkarken, uluslararası kamuoyu da şimdiden bu seçim sonuçlarına kitlenmiş durumda.

Trump, İran’ın, Irak ve Suriye’den çekilmesini istiyor. Her iki ülke de İran’ın komşusu ve mezhepsel bağlar var. İstek, toprağın dokusu ile uyumlu değil. Trump, Şii İran’ın teröre verdiği desteği ve insan hakları ihlallerini parlatırken; Sunni Suudi Arabistan’ın, teröre verdiği desteği ve insan hakları ihlallerini ise görmezden geliyor. İran’ın petrol ihracatını sıfıra indirgemeyi hedefleyen Trump yönetimi, bu ülkeden petrol alan ülkelerin ihtiyaçlarını Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirliği’nin karşılayacağını belirtiyor. Bir bağlamda, bu yaptırımlar, serbest ticaret ekonomisine de ters düşmekte.

Trump, İran rejimini devirmeyi hedeflemiyor; rejimin, bu yaptırımlarla birlikte politikalarını değiştireceğini ve Amerika’nın istediği gibi bir çizgiye yöneleceğini düşünüyor. Yaptırımların böylesi bir etkisinin olabileceğini gösteren hiçbir veri yokken Amerika’nın böylesi bir güç göstergesine gitmesi sorunlu bir yaklaşım. Amerika dışında da böyle bir yaklaşımı dünya siyasetinde yapabilen başka bir ülke yok. Ancak Amerika, bu politikaları ve bölgedeki askeri müdahaleleri ile birlikte kendi çıkarlarına da hizmet etmekten uzağa düşüyor.

Mesela, bütün mesele İran’ın bölgedeki nüfuzunu kırpmaksa Türkiye ile Suriye’de farklı bir siyaset güdülebilirdi. İkisi de NATO üyesi olan Türkiye ve Amerika, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da istediği gibi, Türkiye-Suriye sınırında ortaklaşa bir ‘güvenli bölge’ oluşturabilir ve Türkiye’nin, Kürt ve İran tehdit algısında öncelik sıralamasına sıkışmadan tercihini yapabilmesine yardımcı olunabilirdi. Farklı nedenlerden ötürü böyle bir işbirliğine gidilmedi. Ve belki bu nedenler arasında Amerika’nın da önceliklerini belirlemede sıkıntısı olabilir. Zira bugün de Amerika, Türkiye ile işbirliğinde Ankara tarafından tatminkar algılanmadığı takdirde bu ülkeyi Rusya ve İran ile daha etmen bir işbirliğine itmek ile Kürtleri hayalkırıklığına uğrattığı takdirde de onların aynı hatta doğru koşmasının arasında sıkışmış gibi duruyor. Ankara’da temaslarda bulunan Amerika’nın Suriye özel temsilcisi James Jeffrey, bu denklemde bir farklılık yaratmaya çalışıyor olsa da bu tur görüşmelerin de somut sonuç doğurmayacağı gözükmekte.

Trump yönetiminin, Türkiye’nin, Rusya’dan almayı hedeflediği füze savunma sistemi S-400’lere koyduğu şerhi ve F-35’lerin üretimine başından beri bir partner olarak iştirak etmiş Ankara’yı dışlamaya kalkışmasını da bu bağlamda okuyabiliriz. Erdoğan hükümetlerinin Suriye politikalarının da gelinen bu aşamadan sorumluluğu olsa da Amerikan politikalarının ağırlığı karşısında ki orantısını da göz ardı etmeyelim.

Türkiye’nin İran’a bugün itibarı ile uygulanmaya başlanacak olan yaptırımlardan ekonomik olarak olumsuz etkileneceği ortada iken Amerika’nın tüm bölge ülkelerini kendi istediği gibi davranmaya mecbur etmek için böylesi bir adım attığını da görmek gerekli. Bu politikaların esnasında zorlu günler bir çok değişimi de tetikleyecektir ama bunların arasında ne İran’a topyekün kalkışılmış bir askeri müdahale ne de İran rejiminin sanıldığı gibi siyaset adabını değiştirmesi olasılık içinde gözükmemektedir.

 

mm

Tülin Daloğlu

Publisher / Yayıncı - tulin.daloglu@halimiz.com Bu sitenin yayıncısı ve baş editörüyüm. Gazetecilik mesleğimde yirmi yılı geride bıraktım. Başta Türk medyası olmak üzere, Amerika, İngiltere ve İsrail medyalarında yazılarım yayınlandı. Ankara, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezunum. Üzerine aynı bölümde master çalışmam var … Ve Washington, D.C., Amerikan Üniversitesi'nde medya hukuku üzerine ikinci lisans üstü çalışmamı tamamladım. Şimdi, bu yeni mecrada huzurlarınıza çıkıyorum … yazarak, konuşarak, bilgi odaklı yürüyerek var olmaya kıymet verenlerdenim…

2 Yorumlar

  1. Nur Sey dedi ki:

    “Eğilim” yazılır; Yazınız son derece okunası ama, yanlış yazdığınız o kelime, etkisini gölgeliyor..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!