İÇİNE BAKMAK - Halimiz
İÇİNE BAKMAK 2
#EVDEKAL TÜRKİYE
26 Mart 2020
İÇİNE BAKMAK 3
TEŞEKKÜRLER CORONA
26 Mart 2020
İÇİNE BAKMAK 4

İnsanlık tarihi boyunca birçok salgın, afet ve savaş meydana geldi. Şu an insanlığın karşı karşıya olduğu salgının boyutunu henüz tahmin edemiyoruz ama Dünya Sağlık Örgütü’nün verdiği ölüm oranları, daha önceki salgın hastalıkların ölüm oranına göre en kötüsü olmadığını gösteriyor. Bu salgını minimum zararla atlatabilme olasılığımız çok yüksek. O yüzden yapmamız gereken tek şeyi yapalım ve evde kalalım.

Evde durmak, çok zor geliyor halbuki insanlık olarak biraz durmaya ihtiyacımız var. Hızla yaşarken, hızla tüketirken, kendimizi de tükettiğimizin farkına varıp durup da düşünmeye ihtiyacımız var.

İnsanoğlunun düşünmekten uzaklaşmak için kendi kendine bulduğu oyalanma taktiklerini (ekrandan bir şey izlemek, okumak, konuşmak, oyun oynamak vb.) bir kenara bırakıp, durup düşünmesinin vakti geldi. Bu olanlar neden oluyor? Ben bu konuda ne yapabilirim? Ben kimim? Kendimi tanıyor muyum? Sosyal rollerim olmadan ben neyim?

Evde geçirdiğimiz vakit hepimiz için büyük fırsat. Bu fırsatı dizi izleyerek, TV karşısında veya sosyal medya karşısında pinekleyerek endişe ve sıkıntı veya umursamazlık içinde geçirebiliriz. Bu kolay yol. Ben diğer alternatiften bahsetmek istiyorum. Dışarı çıkamıyorsak, içimize yönelmekten. İnanın dünyanın neresine yolculuk yapmış olursanız olun, eğer kendi içinize doğru bir yolculuk yapmadıysanız, sadece vakit harcanmışsınız demektir. Goethe kimsenin bir yolculuktan gittiği kişi olarak dönmediğine inanıyordu. Corona virüsün bize öğretmeye çalıştığı şey bu işte. İçimize doğru bir yolculuk yapalım ve bu salgından başka biri olarak çıkalım ki yaşadığımız sıkıntı bir şeye değsin, dünya ve sistem daha pozitif bir yöne doğru evrilsin.

Kendine dön, kendini bil, içine bak, gölgenle yüzleş vb. lafları çok duymuş olabilirsiniz. Bunu nasıl yapacağınızı bilmiyor da olabilirsiniz. Bu yazının bundan sonrası size bunu yapabilmek için düzenli olarak yapabileceğiniz egzersizleri içeriyor.

Her sabah erken kalkın. Güneş doğduğunda yataktan kalkmış olun, gece güzel bir uyku için gerekeni yapın. Bu hem akıl ve ruh, hem de beden sağlığınız için elzem.

İnsan vücudu, saatlerce aynı pozisyonda oturmak için tasarlanmadı. Evden çalışmaya başlamadan önce onu biraz hareket ettirmeniz gerekiyor. Sabaha basit, ev egzersizleri ile başlayın. Eğer daha önce düzenli olarak egzersiz yapmadıysanız basit egzersizlerle başlayın. Bunların çoğuna internetten ulaşabilirsiniz. Yeni başlayanlar için egzersiz programlarından aklınıza ve bedeninize uygun olanı seçin. Örneğin benim belime dikkat etmek gerektiği için beli koruyan egzersizleri tercih ediyorum.

Ardından kahvaltınızı yapın. Ve çalışmaya başlamadan önce 5 dakika meditasyon yapın. Bununla ilgili de sınırsız kaynak var internette. Spotify’dan, youtube’a kadar her yerde yönlendirmeli meditasyon yapabilirsiniz.

Çalışmaya başladınız. Saatte bir yerinizden kalkıp 5 dakika evde yürüyüş molası verin, bedeninizi esnetin.

İç farkındalık, beden farkındalığı ile başlar. Ne şekilde oturduğunuza, omurganızın dik olup olmadığına dikkat edin. Bedeni dinlemeyi öğrenin. Nerede stres olduğunu, nerede gerginlik olduğunu fark edin ve o noktaları düşünerek diyafram nefesi alın.

Diyeceksiniz diyafram nefesi nedir? Şöyle ki diyafram nefesi, özellikle sahne sanatlarıyla uğraşanların, şarkı söyleyenlerin, yoga yapanların, tiyatrocuların kullandığı nefestir. Diyafram nefesinin ne olduğunu basit bir google araması ile öğrenebilirsiniz. Geçen yazımda nefesin öneminden ve Pranayama nefesinin sağlığa pozitif etkisinden bahsetmiştim. Bunu öğrenmenizi tavsiye ederim.

İç farkındalık ve duyguların dışa vurumu için sanat her zaman nefis bir yoldur. Daha önce hiç resim yapmamış bir kişi yoktur ama genellikle yetişkinler büyüyünce resim yapmayı bırakır.

Eğer çocuğunuz yoksa ve hobileriniz arasından resim yapmak yoksa büyük ihtimalle evinizde boya ve resim malzemeleri yoktur. Sorun değil. Elinize kurşun kalemi, tükenmez kalemi alın ve başlayın çizmeye. Aklınıza ne geliyorsa. Ne hissediyorsanız onu çizmeye çalışın. Bu bir karalama da olabilir. Birbirini takip eden küpler de, içe veya dışa dönük helezonlar veya insan, hayvan figürleri, manzara eskizi, ev planı… ne geliyorsa içinizden. Ama bunu ciddiyetle yapın. İş yapar gibi sessizlik içinde ve dikkatinizi vererek. Resim bittiğinde kağıda bakın. Bu sizin eseriniz. Ne hissettiriyor? Neden bunu çizmeyi seçtiniz? Boya kullandıysanız neden bu renkleri seçtiniz? Kullanmadıysanız hangi renklere boyardınız, niçin? Bütün bu cevaplar size, sizinle ilgili cevaplar sunar. İç dünyanızı fark etmenizi sağlar.

Meditasyon konusuna gelince. Bu fikre mesafeli olanları anlıyorum. Meditasyonun ancak yaparsanız faydasını görebilirsiniz. O yüzden her gün, hiç bir şey yapmadan sadece düşünceleri izleyerek sessiz kalmayı, iki üç dakika bile olsa başarabilirsek kardır. Merak etmeyin, giderek daha uzun süre zihninizi susturmayı öğrenebilirsiniz. Haftaya devam edeceğim.

İyilik ve sağlıkla kalın, evde kalın!

mm

Ayse Musal Çıpa

Ankara’da doğdum ve büyüdüm. TED Ankara Koleji mezunuyum, Bilkent’te Turizm ve Otel İşletmeciliği okudum. Bir kaç sene mesleğimi yaptıktan sonra İstanbul’a taşındım ve reklam sektörüne geçtim. 17 sene aralıksız profesyonel hayatıma devam ettikten sonra 2011'de bir şirkete ortak oldum, evlendim ve 2012’de doğum yaptım. 2015’den beri Sivil Toplum Kuruluşları ile çalışmaktayım. Başka Bir Okul Mümkün Derneği’ni ve Yenidenbiz’i destekliyorum. İstanbul Gençlik ve Çocuk Sanat Bienali’nde gönüllü çalışıyorum. Kolektif işlere inanıyorum. Only One Team ile bir kolektif kitap yazıp, bir enstalasyon sergisi açtık, çevirim içi radyo kurduk ve çevirim içi şiir gecesi yaptık. Farkındalık, Reiki, Transandantal Meditasyon, Şiddetsiz iletişime giriş, yoga, P4C vb. bir çok kişisel ve mesleki eğitime katıldım. Farkındalık üzerine atölyeler düzenliyorum. Çocuklar için felsefe kolaylaştırıcılığı yapıyorum, yetişkinler için felsefe çemberleri düzenliyorum. Yazıyorum ve konuşuyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!