HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK - Halimiz
OLGUN İNSAN
9 Mayıs 2019
HAFTANIN ÖNE ÇIKAN HABERLERİ
16 Mayıs 2019

“Ben, bu seçimi, Anamın ak sütü kadar helal kazandım. YSK emek hırsızıdır; Ramazan ayında kul hakkı yediler,” diyor İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu.

Tüm Türkiye’nin gözü önünde koca bir ikilik yaşanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “tam kanunsuzluk ve usulsüzlük hali olduğuna samimi olarak inanıyoruz” diyerek neden seçimin tekrarlanmasını şart koştuğuna izahat getiriyor.

Ve ancak YSK, seçimin tekrarlanmasına karar verirken kendi hatasına faturayı kesiyor… eğer ki yaptığı gerçekten hata ise ve eğer ki kamuoyu banka çalışanlarının sandık görevlisi olmasını bu kadar zul kabul ediyorsa.

“Hiçbir şey olmasa bile kesinlikle bir şeyler oldu ama fark edemedik,” diyerek başlatılan itiraz sürecinde Büyükçekmece’de polis kapı kapı gezip vatandaşların neredeyse kime oy verdiğini dahi sorar şekilde tacizde bulundu ise de kusur ne orada, ne de tekrar tekrar sayımı yapılan oylarda çıktı. Meğer YSK imiş hatalı seçim düzenleyen…

Halbu ki;

YSK Başkanı Sadi Güven, 22 Ocak’ta, “Mükerrer, hayali ve sahte seçmen yok!” derken,

AKP Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz, 29 Mart’ta, “Bu işi dünyada YSK’dan daha iyi yapan yok!” derken,

AKP YSK Temsilcisi Recep Özel, 17 Ocak’ta, “Dünyanın en güvenli seçmen kütüğü bizde!” derken,

… dünya aleme tescil edildi ki YSK, bu seçimin doğru yapılmasını sağlayamamış ve çünkü sandık kurulu içinde bankacı görevlendirmiş.

Dahası, bankacıların sandık kurulunda olmasından ötürü doğan sakıncalı durum, sandığa atılan her bir zarfın içinden çıkan 4 farklı oydan sadece ve sadece 1’ini etkilemiş… o da büyükşehir belediye başkanı için yapılan seçimi.

YSK’nın gerekçeli kararı yazmak için acele etmeden; kamuoyu önünde cereyan eden tüm sorulara yanıt vererek izahat getirmesinde fayda vardır.

Zira Türkiye Barolar Birliği başta olmak üzere ve İstanbul Barolar Birliği ve memleketin dört bir köşesindeki barolar ve avukatlar ve emekli hakimler ve savcılar, avaz avaza bu kararın hukuksuz olduğunu haykırmaktalar.

Ve görmek isteyen herkesin gözü önünde bu kadar açık ve net bir mağduriyete uğratılan İmamoğlu, bu mağduriyetini düze çıkarmak için diyor ki;

Her Şey Çok Güzel Olacak

Bu, partizan bir slogan değil; adaletsizliğe karşı birlik çağrısıdır.

“Sanatçıymış konuşamazmış, konuşacak.

İş insanıymış konuşamazmış, konuşacak.

Artık konuşma vakti.”

İmamoğlu, YSK kararı sonrası kollarını sıvayıp halkın önüne geçip bu çağrıyı yaptığında dağları en nihayetinde oynatabildi ise bunun nedeni ortada.

Adalet çiğnendi; mağdur olan, kendinden emin.

Ve tüm gücüyle bu adaletsizliğe karşı mücadeleyi başlatırken seçtiği slogan Her Şey Çok Güzel Olacak, insanlara iyi geldi. Yanlışı düzeltirken yanlış bir söylemle meydana çıkmadıklarının hissiyatını geçirdi.

Bundan sonrası…

23 Haziran akşamı sonuç ne olacak göreceğiz. Ama iktidar seçmeninin tarihi bir sorumluluğu var. Gönül verdikleri partilerinin kurucularından ve iktidarları sürecinde memleketin en üst makamlarında bulunmuş adamlarından Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Ahmet Davutoğlu gibi isimler de YSK’nın kararını hukuksuz buluyorsa,

  • iktidar – muhalefet itişmesinin ötesinde bir durum olduğunu  tespit edebilecekler mi?
  • eğer ki bu tesbiti yapabiliyorlarsa, sandıkta, bu hataya iştirak mı edecekler?

İzlenimim o ki iktidara gönül vermiş seçmenin arasında da oluşan durumdan rahatsızlık duyan var. Bütün mesele, seçim günü bu rahatsızlıkla ne yapacakları. Dileyelim asıl bu seçmen kitlesi dünyevi alemi bir tek maddi çıkarlardan ibaret görmesin ve bizi biz yapan değerlerin solmasına su taşımasın.

Bugün mesele İmamoğlu değil aslında, tas tamam BİZİZ! Bizim, adalet anlayışımız; bizim, biz’den görmediklerimize reva gördüğümüz yaşam hakkı. Dahası var mı?!…

Herkese hayırlı Ramazanlar olsun…

mm

Tülin Daloğlu

Publisher / Yayıncı - tulin.daloglu@halimiz.com Bu sitenin yayıncısı ve baş editörüyüm. Gazetecilik mesleğimde yirmi yılı geride bıraktım. Başta Türk medyası olmak üzere, Amerika, İngiltere ve İsrail medyalarında yazılarım yayınlandı. Ankara, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünden mezunum. Üzerine aynı bölümde master çalışmam var … Ve Washington, D.C., Amerikan Üniversitesi'nde medya hukuku üzerine ikinci lisans üstü çalışmamı tamamladım. Şimdi, bu yeni mecrada huzurlarınıza çıkıyorum … yazarak, konuşarak, bilgi odaklı yürüyerek var olmaya kıymet verenlerdenim…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!