HEPİNİZ ORADAYDINIZ - Halimiz
HEPİNİZ ORADAYDINIZ 2
EMPATİ, HER DERDE DEVA
12 Mart 2020
HEPİNİZ ORADAYDINIZ 3
MOSKOVA MUTABAKATI
12 Mart 2020
HEPİNİZ ORADAYDINIZ 4

Çok sevdiğim bir deyimdir “kulağının üstüne yatmak”. Kişi genelde kulağının üstüne yattığı zaman yanlış bulduğu gelişmeleri görmezden gelir, bir bakıma üç maymunu oynar.

Ama bu durum, kişiye “ben zaten bu gelişmeleri yanlış bulmuştum” savunmasını yapma hakkı tanımaz.

Hele ki siyasi figürler için.

Ali Babacan, bu hafta uzun zamandır kurmayı planladığı partisini nihayet kurdu. Neredeyse yazın başından beri Babacan’ın “Gül destekli” partisini kuracağı konuşuluyordu. Söylentiler ilk çıktığı zaman kamuoyu nezdinde dikkate değer bir merak uyandırmıştı. Ancak üstünden neredeyse 9 ay geçince partininin yaz dönemindeki potansiyel popülaritesi pek de kalmadı. Deva Partisi, Davutoğlu’nun kurmuş olduğu Gelecek Partisi’nden sonra AKP’den kopanların kurmuş olduğu ikinci parti oldu.

Bu iki yeni parti arasında ufak bir kıyas yaptığımız zaman, Gelecek Partisi’nin renginin ve ideolojisinin daha net olduğunu söylemek mümkün. Davutoğlu önderliğindeki parti, hem parti yapısı olarak hem de Siyasal İslam bakış açısıyla AKP’nin daha demokratik görünmeye çalışan versiyonu gibi bir izlenim veriyor.

Babacan önderliğindeki Deva Partisi ise (en azından şimdilik) parti yapısı olarak daha kolektif ve ideolojik olgular yerine ülke kalkınmasını ön planda tutarak bir siyasal çizgi yakalamaya çalışıyor. Tabii bunda Babacan’ın ekonomiden sorumlu olduğu yılların başarılı geçmiş olması parti için ciddi bir önem arz ediyor. Gelecek Partisi’ne göre kuruluşu daha ağırdan alınan Deva Partisi, belli ki aşama aşama ilerlemeyi hedefleyecek bir parti olacak ve seçim yapıldığı zaman kendi kimliklerini görme imkanı bulacaklar.

Ülkede etkin olabilecek partilerin sayısının artması (her ne kadar parlamenter rejime dönüş olmadığı sürece bir anlamı olmasa da) demokrasinin istikbali için umut verici ancak benim bu yazıda üzerinde durmak istediğim nokta başka: Davutoğlu ve Babacan’ın “siyasi bagajları”.

Sonuçta, her iki parti de “ülkeyi bulunduğu durumdan çıkarmak” amacını taşıyor. Peki bu iki siyasi figürün “ülkenin bulunduğu durumda” hiç mi sorumluluğu olmadı? Kuvvetler ayrılığının yok olduğu, dış politikada hata üstüne hata yapıldığı ve bulunduğumuz duruma sürüklendiğimiz yolun taşları örülürken kendileri neredeydi?

Örneğin, Suriye’nin bir girdaba dönüşeceği öngörülürken, “Stratejik Derinlik” veya “Değerli Yalnızlık” gibi analizleri bulunan, “Emevi Camii’nde cuma namazı kılmak” hayallerinden bahsedilen dönemde başbakan olan Davutoğlu’nun Suriye politikasıyla ilgili yorumlarında siyasi bagajını düşünmemek mümkün olabilir mi?

Veya şimdilerde ülkenin rejim tıkanıklığından dem vuran Babacan’ın, tek adam rejiminin önünün ardına kadar açıldığı dönemde parti içindeyken eleştirilerini yaptı mı yoksa sessizliğini mi korudu?

Bu eleştirilere dönük yakın zamanda Babacan’ın yaptığı açıklama şu şekilde.

“ Geçmişle çok uğraşmak istemiyoruz, geleceğe bakmak gerekiyor ama ben 2015’e kadar hükûmet üyesiydim. Oradaki sorumluluğu paylaşmamak mümkün değil .Oralardan farklı bir durum, reddetmek söz konusu değil. Ama 2015’ten itibaren bir yetkim, sözüm yok. Ayrıldıktan sonra basına açık hiçbir sözüm yok. İyi kötü o tartışılır.”

Ülkenin istikbalini düşünenler, sessiz kalıp doğru zamanı kollamazlar. Ülkenin iyiliği için, parti içinde de fikirlerini özgürce beyan edip gelecek her türlü eleştiriye göğüs gererler. Ancak her iki siyasi figürün de bugünlerdeki açıklamalara baktığımızda “kulaklarının üstüne yattıklarını” görüyoruz. Hal böyle olunca, o günleri eleştirip içinde bulunduğumuz durumdan çıkartmak için çözüm önerilerini dinlediğimde kafamdaki cümle tekrar edip duruyor:

“Hepiniz oradaydınız.”

 

mm

Sinan Reis

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi ve Koç Üniversitesi Uluslararası İlişkiler - İşletme mezunu. Hayalindeki mesleği yapan bir headhunter. Galatasaray aşığı, Mustafa Kemal Atatürk sevdalısı. Olaylara Fransız kalmamak için okuyor, yazıyor. Ülkesine "çıkmadık candan umut kesilmez" sözüyle bakanlardan.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!