HAYAT, KENDİNİ SEVMEKLE BAŞLAR... - Halimiz
HAYAT, KENDİNİ SEVMEKLE BAŞLAR... 2
HAFTANIN ÖNE ÇIKAN HABERLERİ
6 Haziran 2019
HAYAT, KENDİNİ SEVMEKLE BAŞLAR... 3
ZOR
6 Haziran 2019
HAYAT, KENDİNİ SEVMEKLE BAŞLAR... 4

Yirmi üç yaşıma kadar hatırladığım her bayramda ağladım…

Hani hep sorarlar ya, çocukluğunuza dönüp o eski bayramları tekrar yaşamak ister misiniz diye. İşte her şey orada baş ucuna koyup sevinçle uyuduğun, kırmızı ayakkabılarla bitmiyor ne yazık ki.

Dokuz veya on yaşlarındayken, babamın dayısının evine ziyarete gittiğimizde bahçede tüm çocuklar oynadıktan sonra hep beraber ağaçlara çıktığımız içindi; benim çıkmamam gerekiyormuş, ben bilmiyordum, eve döndüğümüzde babam beni dövdü ve öğrenmiş oldum, kız çocuk olarak istediğim her şeyi yapmamam gerekiyormuş!

On altı – on yedi yaşımdaydım, annem, lacivert üzerine uzunlamasına ince beyaz çizgili bir kumaştan, çok güzel bir etek ceket takım dikmişti bana ve hep beraber bir aile ziyaretine gidecektik. Hava güneşli ve pırıl pırıldı ancak inceden bir soğuk da insanın içini titretiyordu. Kıyafetim öyle güzel olmuştum ki o soğuğu ne hissediyor ne de önemsiyordum. Üşümeyeyim diye o ceketin üzerine kalın bir hırka giydirdiler zorla, tabii ki misafirlikten dönene kadar ince ince ağladım…

Daha sonra ki yaşlarda da bu durum değişik hikayeler ve sebeplerle tekrarlaya tekrarlaya devam etti ne yazık ki.

Yirmi üç yaşımda değişmeye başladı bu durum. Bazılarımız için çok geç bir yaş olabilir ama ben hayatımın iplerini elime almaya ancak cesaret edebildim. Öyle hemen de olmadı bu tabi ki, karşımda kemikleşmiş hatta betonlaşmış düşünce yapısına sahip insanlar varken kabuğunu kırmak hiç de kolay değildi. ‘’Esaretin Bedeli’’ filmini izleyenleriniz olmuştur belki. Oradaki Andy Dufresne karakteri gibi sabırla ve zekice hareket etmek gerekiyordu…

Hayatının iplerini eline almak ve iyi niyetle çeyreğini yaşadığın hayatını değiştirebilmek.

Herkes gibi bende zannediyordum ki, en büyük sorunlar bende, en acı hikayeler bende, halbuki herkesin bir hikayesi varmış ve o hikaye de en ağır ve acı olanmış insan yaşayarak, seyrederek, gözlemleyerek ve duyarak öğreniyormuş…

Hiç kimseyi anlayışla karşılamak zorunda değiliz ancak sevdiğin ve değer verdiğin kişilere bir şans daha verebilirsin. Sana yapılan şeyler için, yapan kişilerin de kendi hikayeleri var, onların da yedikleri dayaklar, yaşadıkları perişanlıklar, belki de başlarına gelen tacizler var. Tüm bunlar için bile hiçbir mecburiyetim yok anlayışla karşılamak için veya affetmek için…

Ben kendimi yaşadıklarımı affederek özgürleştirdim. Aslında kendimi affettim tüm bu yaşıma kadar ki yaşanılanlar için. Geriye dönüp baktığımda, bazı kararlarımı değişik alsaydım hayat daha kolay olabilirdi  diye düşünüyorum ama her şeye rağmen bugün ki ben olmayabilirdim ve ben bunu istemezdim doğrusu. Hiç kimseyi değiştiremez veya kurtaramazsınız, kendinizden başka. Daha önce de yazmıştım, lütfen kendinize şefkatli olun ve oksijen maskesini önce kendinize takın…

 

mm

Şule Yüksel Günel

Şule Yüksel Günel Organizasyon/Aile Sistemi Açılımı™ Moderatörü Theta Healing® Eğitmeni ve uygulayıcısı Access The Bars® uygulayıcısı Access Facelift® uygulayıcısı Bioenerji ve Esma-ül Hüsna eğitimleri Sivas’da başlayan hayatım, İzmir’de okul, iş, çalışma hayatı, evlilik ve bir çok başka şehirde tayinlerle devam ederek nihayet emeklilik ve kişisel gelişim yolunda İzmir’de devam ediyor... Her an yeni bir şey öğrenmeye tutkuluyum. Farklı tekniklerle insanların yaşamlarına dokunmayı çok sevdim. Dokunduğum her insan ve yaşamla ben de gelişip, değişiyorum...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!