HAYAL ET, GERÇEKLEŞTİR - Halimiz
HAYAL ET, GERÇEKLEŞTİR 2
İKİ TENOR ÜZERİNE
2 Kasım 2017
HAYAL ET, GERÇEKLEŞTİR 3
E-KİTAP NEDİR?
2 Kasım 2017
HAYAL ET, GERÇEKLEŞTİR 4

 “Hayal gücü bilgiden daha önemlidir.” ~ Albert Einstein

Steven Spielberg’in iki ortağıyla kurup sonra NBC Universal’a sattığı prodüksiyon şirketinin adı DreamWorks yani Hayal İşleri. Eminim Spielberg İstanbul’da doğsaydı annesi babası, “bırak oğlum bu boş işleri, hayal kurma, gir bir bankaya-bakanlığa, önce geçimini sağla. Sonra bunlarla hobi olarak uğraşırsın yine” derdi.

Her büyük hayalcinin karşısına bir çok gerçekçi çıkar ve “bunlar boş işler, bununla uğraşacağına git mühendislik oku, bir mesleğin olsun” der.

Eskiden çalışmış olduğum ajanslardan birinde sunulan kreatif iş alternatiflerinden sadece “güvenli yol” olanları kabul gördüğü bir dönem yaşandı. “Klişeyse iş yapar” deniyordu. O yüzden bir çok iyi fikir çöpe gidiyordu. Çok sevdiğim kreatif direktör bu duruma haklı olarak tepki gösterip, Ajansın girişine bir mezarlık maketi yapılmasını önermişti. Üstüne de bir tabela: “Yaratıcı fikirler burada yatıyor”.

Yaratıcılık, hayal gücü ve iş bilgisi ile çalışan Ajans kreatiflerinin yaratma süreci üç aşağı beş yukarı şöyledir. İş siparişi ellerine geçtikten sonra herkesin aklına gelen ilk fikri söylediği, saçmalamanın serbest olduğu “beyin fırtınası” isimli bir çalışma yapılır. Ardından fikirlerden akla yatanlar bir yere not edilir ve insanlar o işi, o şekilde, o aşamada bırakırlar. Ve yaratıcı süreç başlar. Evde, yolda, dışarıda, barda, sinemada, kitapta, sohbet anında hep yaratma süreci işler. Bir kaç gün içinde fikirleri olgunlaşmış şekilde çalışmaya başlarlar.

Hayal etmek için boş zaman gerekir. Hayal edebilmek için yaratma/üretme alışkanlığını kazanmış bir beyin gerekir.

Günlük koşuşturmaca bizi ne kadar esir alırsa, biz o kadar hayal kuramaz hale geliriz. Başkalarının hayallerini okur, izler, dinleriz.

Ya da kendi hayallerini yaşayanlara gıpta ederiz.

Örneğin bir blogger var, dünyayı dolaşarak fotoğraf çekiyor… Hayali dünyayı gezmekmiş ama kurumsal hayattan ayrıldığında cebindeki parası buna elvermeyeceği için hayalini gerçekleştirebilmek için neler yapabileceğini düşünmüş. Şu an sponsorları sayesinde seyahat edip üzerine para kazanıyor. Twitter ve instagram hesapları @anlamarama, web sitesi www.hazaryilmaz.com

Internet hayalciler için öyle muhteşem bir araç ki, kim istersen onu olabilmenin anahtarlarıyla dolu.

Çocukluktan beri çok iyi arkadaşım olan, nikah ve hayat şahidim, eski komşum, okul arkadaşım, dostum, canım İpek Aral da müthiş bir hayalci. Kızı doğduktan sonra kendini internet üzerinden ifade etmeye başlayan İpek, önce kişisel blogunu kurdu, ardından iş ile ilgili bir portal hazırladı. Anne oldum, iş hayatına dönemem, tam zamanlı çalışamam bıdı bıdı demedi, gecesini gündüzüne kattı ve nefis bir portal hazırladı. Türkiye’de İnsan Kaynakları (İK) anlamında benim bildiğim en geniş kapsamlı işe imza attı ve Kaynağım İnsan’ı kurdu. Ardından gerek özel, gerek kamu projeleri yaptı, bir çok kurum ve kuruluşa, siyasi partiye İK projeleri yaptı ve şu anda kendi alanında isim yapmış başarılı bir işkadını, bir İK Danışmanı. Bunların hepsini tek bir hayalin peşinden giderek yaptı. Yazmak. Yazmak, yapmak ve bildiklerini paylaşmak onu şu an bulunduğu noktaya taşıdı.

Bütün başarı hikayelerinin ardında bir hayal peşinden gitmek varsa, tüm başarısızlıkların ardında da aslında bir hayal kırıklığı hikayesi vardır.

Herkes her hayalini gerçekleştiremez. Başarmak için hayal etmekten daha fazlasına ihtiyaç vardır. Başarısızlığın en büyük sebeplerinden biri de zirveye odaklanıp, basamakları üçer beşer çıkmaya çalışmamızdır.

Biz hayal etmeyi hatırlamalıyız önce. Çocukken zaman daha uzun geçer ve hayal kurmak çocukluk deneyiminin en önemli parçasıdır. Büyüyünce zihnimiz Londra metrosu planına benzemeye başlar. Karmaşıktır ama doğru çizgiden ilerlersek, gitmek istediğimiz yere varırız.

Hayal kurmak için vakit ayırmak gereklidir.

Hayaliniz gündelik, basit bir hayal de olabilir. Mesela ideal kilonuza kavuşmak bir hayal olabilir. Geçen hafta sonu fazla kilo derdi olan iki arkadaşımla karşılaştım. Biri 1 senede 28 kilo vermiş, diğeri 4 ayda 20 kilo. İki farklı strateji, iki mükemmel sonuç.

Hayali gerçekleştirecek irade gücü olduktan sonra istediğimizi gerçekleştirebiliriz. Peki irade gücüne ket vuran ve bizi hayalimizi gerçekleştirmekten alıkoyan en büyük engel nedir? Zihnimiz.

Zihnimiz karşısında büyük bir hedef görünce korkar. İstenen hedefe ulaşmak için radikal bir değişiklik yapmak yerine küçük adımlarla hedefe yaklaşmak bir stratejidir. Bir çok Amerikan firmasının kullanmaya başladığı bu yönteme “Kaizen metodu” denir. Lao Tsu der ki “bin millik bir yolculuk ilk adımla başlar.” Dağcılar zirveye tırmanırken hep önlerindeki adıma bakar, hep kısa mesafeye göz dikerler. Yolculuğu tamamlayabilmek için her seferinde tek bir küçük adım atmayı sürdürmemiz yeterlidir.

Japonlar, küçük ve emin adımlarla sürekli bir başarıyı yakalayacaklarını bilirler. Japon şirketleri mükemmelliği korumak için zorlanmadan uygulanabilen kaizen tekniğini uzun süredir kullanmaktadır. Her gün bir konuda biraz iyileşme yaparsanız sonunda büyük şeyler meydana gelir. Bu felsefeye göre büyük bir değişim küçük adımlarla yapılır.

İşe küçük sorular sorarak başlayın. Örneğin Bugün zahmetsizce kilo vermek için yeme alışkanlığımda ne gibi bir değişiklik yapabilirim? Daha küçük bir tabakta yiyebilirim. Sadece porsiyon küçülterek bir senede en az 12 kilo vermeniz mümkündür.

Mantık basit, ardında reddedilemez bir bilim var. Küçük adımlar, zihnimizin yeni bir davranış biçimine karşı gösterdiği direncin çevresinde dolaşır. Böylece zihin direnç göstermez.

Şikayet etmenin hayallerimize kavuşmamızı engelleyen ilk zihinsel etken olduğunu hatırlayın. Aklınıza şikayet etmek geldiğinde, iyi tarafa odaklanın ve şükredecek bir şey bulun.

Tolstoy’un harika bir lafı vardır: “Şikayet ettiğiniz yaşam belki bir başkasının hayalidir.

mm

Ayse Musal Çıpa

Ankara’da doğdum ve büyüdüm. TED Ankara Koleji mezunuyum, Bilkent’te Turizm ve Otel İşletmeciliği okudum. Bir kaç sene mesleğimi yaptıktan sonra İstanbul’a taşındım ve reklam sektörüne geçtim. 17 sene aralıksız profesyonel hayatıma devam ettikten sonra 2011'de bir şirkete ortak oldum, evlendim ve 2012’de doğum yaptım. 2015’den beri Sivil Toplum Kuruluşları ile çalışmaktayım. Başka Bir Okul Mümkün Derneği’ni ve Yenidenbiz’i destekliyorum. İstanbul Gençlik ve Çocuk Sanat Bienali’nde gönüllü çalışıyorum. Kolektif işlere inanıyorum. Only One Team ile bir kolektif kitap yazıp, bir enstalasyon sergisi açtık, çevirim içi radyo kurduk ve çevirim içi şiir gecesi yaptık. Farkındalık, Reiki, Transandantal Meditasyon, Şiddetsiz iletişime giriş, yoga, P4C vb. bir çok kişisel ve mesleki eğitime katıldım. Farkındalık üzerine atölyeler düzenliyorum. Çocuklar için felsefe kolaylaştırıcılığı yapıyorum, yetişkinler için felsefe çemberleri düzenliyorum. Yazıyorum ve konuşuyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Üzgünüz. Bu içerik kopyalanamaz!!